HUZUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HUZUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2019 Çarşamba

3 General olayındaki gerçekler

3 General olayındaki gerçekler




Armağan KULOĞLU
oakuloglu@gmail.com
11 Aralık 2010 
Kaynak Yeniçağ: 


Geçen hafta içinde iki general ve bir amiral’in Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne (AYİM), açığa alınmaları ile ilgili işlemlerin iptali ve yürütmenin durdurulması için yaptıkları başvurudan, yürütmenin durdurulması hususu, mahkemece reddedilmiş tir. Bu karar, askeri mahkemelerin bağımsızlığı, etki, telkin ve yönlendirmeler ile hareket etmediği, hukukun gereklerini yerine getirdikleri hususuna iyi bir örnek teşkil ettiği gibi, bu konuda kamuoyunu yanıltmaya ve yönlendirmeye çalışanların doğru bir yaklaşım içinde olmadıklarını da ortaya koymuştur. Ancak halen işlemlerin iptali konusundaki çalışmaların devam ettiğini göz önünde tutmakta da fayda vardır.Konu esas itibariyle Yüksek Askeri Şura’da (YAŞ) terfisi çoğunlukla kararlaştırılan bu üç generalin Balyoz adı ile adlandırılan davada sanık oldukları gerekçesi ile masumiyet karineleri de dikkate alınmaksızın, terfi onayının yapılmamasından ve bu konudaki müracaatlarının da haklı bulunmasından kaynaklanmıştır. Hatta bu generallerin terfi için yeterli olmadıkları, diğer generaller arasında daha yeterli kişilerin bulunduğu da yönetim tarafından ileri sürülmüştür. Israr edilmesi halinde yasa çıkarılabileceği de ifade edilmiştir. Bu anlayış tarzı, yürütmenin yasamayı kullanarak yargıyı etkilemesi durumunu çağrıştırır ki, bu da parlamenter sistemin yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı prensibi ile ters düşmektedir.

YAŞ üyeleri içindeki asker kişilerin, terfisi görüşülen generalleri sivil üyelerden çok daha iyi tanıdıkları, hatta bir kısmı ile beraber çalıştıkları veya 
çalışmalarına şahit oldukları, kriterleri daha uygun değerlendirme tecrübesine sahip oldukları bir gerçektir. Sivil üyeler bazı adayların terfilerini istemeyebilirler. 

O zaman oylarını ona göre kullanırlar, hatta disiplinsizlik nedeniyle YAŞ kararı ile TSK’dan ilişik kesilmesindeki uygulamalarda olduğu gibi muhalefet şerhi de 
koyabilirler. Ancak bunun, diğer yetkiler kullanarak, bir engelleme ve gerginlik malzemesi olarak kullanılmasının doğru bir yaklaşım olmadığının dikkate 
alınmasında fayda görülmektedir. 

Burada önemli olan konu, inatlaşmak suretiyle güç ve yetki konusunda üstünlük sağlama düşüncesinin değil, TSK’daki terfi ve tayinler konusuna siyasi 
müdahalelerin yapılması düşüncesindeki yanlışlığın anlaşılmasıdır. Özellikle alt kademelerde yapılabilecek siyasi müdahaleler, TSK’daki disiplin ve görev 
anlayışının ve TSK’nın yapısının bozulmasına sebep olabilir. İsteyerek veya istemeyerek, bazı siyasilerin TSK içinden kendi düşüncelerine yakın kişilerle 
irtibat kurmasına ve onları tercih etmesine, bazı TSK mensuplarının da ikbal düşüncesi ile aynı şekilde bazı siyasetçilerle yakınlaşma teşebbüsünde 
bulunmasına yol açabilir. İşte önemli ve tehlikeli olan husus budur. 

Mutlaka kaçınılması gerekir.

Diğer taraftan YAŞ’ın yapısının değiştirilerek, asker ve sivil üye sayısının eşitlenmesi ve kararların tavsiye mahiyetinde olması için bir kanun tasarısı taslağı hazırlanmakta olduğuna ilişkin medyada haberler de çıkmıştır. 

Bu durum yukarıda ifade edilmeye çalışılan yanlışlığı daha da derinleştirebilecektir. 

TSK’nın sivil otoritenin emrinde ve kontrolünde olması ile TSK’yı doğrudan sivil otoritenin yönetmesi hususlarının birbirine karıştırılmaması gerekmektedir. TSK’nın hukuka ve demokrasiye bağlı olduğunu beyan ettiğini ve davranış biçimi ile de bunu sergilediğini görmekteyiz. Aksi iddialar ortaya atarak TSK’yı etkisizleştirmeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmanın, ülkemizin çıkarlarıyla bağdaşmayacağı ve kimseye fayda getirmeyeceği bilinen bir gerçektir. 

Bu nedenle yaratılmaya çalışılan sivil-asker gerginliğinin mutlaka sona erdirilmesinin, siyasi rant sağlama amacıyla askeri yıpratma yanlışından biran önce dönülmesinin, olayların aklıselim içinde mantık süzgecinden geçirilerek bir kere daha gözden geçirilmesinin gerekli olduğu değerlendirilmektedir.Yaşanan olayların demokratikleşme ve normalleşme ile bir ilgisi yoktur. Bu nedenle yaşanmakta olan yanlıştan dönmek, tam aksine, ülkedeki kutuplaşmaları ve gerginlikleri sona erdirerek daha sağlıklı, huzur dolu ve demokratik bir ortama kavuşmamıza imkân yaratacaktır. 

Buna Ülkemizin ve Milletimizin şiddetle ihtiyacı vardır. 


Kaynak Yeniçağ: 
3 General olayındaki gerçekler 
Armağan KULOĞLU 


https://www.yenicaggazetesi.com.tr/3-general-olayindaki-gercekler-16080yy.htm

***

31 Temmuz 2017 Pazartesi

28 ŞUBAT 1997 ASKERİ DARBESİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNE ETKİLERİ BÖLÜM 48

28 ŞUBAT 1997 ASKERİ DARBESİ VE TÜRK EĞİTİM  SİSTEMİNE ETKİLERİ BÖLÜM 48



MAKALELER: 


15.Milli Eğitim Şurası (1996). “2000’li yıllarda türk eğitim sistemi”, Raporlar, Görüşler, Kararlar, (13-17 Mayıs 1996) Ankara: Şura Genel Sekreterliği. 

Âdem, M. (2008). Cumhuriyetin 100. yılında türkiye cumhuriyeti’nin laik eğitimi türkiye cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında eğitim kurultayı: 
Cumhuriyetimizin Kuruluş Felsefesinin Öngördüğü Eğitim Bildiriler içerisinde. Malatya: İnönü Üniversitesi Yayınları, s.61-75. 

AKP,(2011). Ak Parti programı. http://www.akparti.org.tr/site/akparti/partiprogrami, adresinden 20.01.2014 tarihinde alınmıştır. 

AKP,(2011).Seçim beyannamesi, Türkiye hazır, hedef 2023. 
http://www.akparti.org.tr/upload/documents/beyanname2011.pdf adresinden 
20.01.2014 tarihinde alınmıştır 

Arslan, A. (2003). Elit teorisi ışığında günümüz türk toplumunun genel bir değerlendirmesi. Sosyoloji Araştırmaları Dergisi. Cilt: 6. Sayı: 2. Güz, 
Ankara: s. 5-30. 

Ata, B.(2002). Tarih öğretimi hakkında. Milli Eğitim Dergisi, Sayı 153-154, Kış-Bahar, Erişim Tarihi: 07.06.2013. http://www.meb.gov.tr. (Haz.: Salih Özbaran). Tarih Vakfı Yurt Yayınları. 

Aybars, E. (1995). Türk devrim tarihi dersleri üniversitelerde nasıl verilmelidir?.
Tarih Öğretimi ve Ders Kitapları-Buca Sempozyumu. (Yay. Haz.: Salih Özbaran).İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. 

Aydın, M. (2010). Katsayı engelinin psikolojik süreci ve çözüm yolu, Tohum Dergisi, Sayı:135, Şubat- Mart 2010,s.26,27. 

Baltacı, C. (1998). Cumhuriyetin 75. yılında türk eğitim sistemi. Yeni Türkiye Dergisi Cumhuriyet Özel Sayısı III, Sayı: 23, 24, s. 2062-2069. 

Beyhan Ö. (2009). ETHOS: Dialogues in Philosophy and Social Sciences // January 2009 // Volume ¼ 

CHP, (2008). CHP programı, çağdaş Türkiye için değişim. 
http://www.chp.org.tr/wpcontent/ uploads/chpprogram.pdf   adresinden 20.01.2014 tarihinde alınmıştır. 

Demircioğlu, İ. H. (2008). Tek parti döneminde eğitim (1923–1950). Arıbaş, S ve Koçer, M. (Ed.) Türk Eğitim Tarihi içerisinde. İstanbul: Lisans Yayıncılık, 
s.211-236. 

Ercan, F. (1999). Neo-liberal eğitim ekonomisi; eleştirel bir çerçeve denemesi. 
Alpkaya, F. , Demirer, T. , Ercan, F. , Mıhçı, H. , Önder, İ. , Özbudun, S. ve Özuğurlu, Milli Eğitim: Ne İçin? Üniversite: Nasıl? YÖK: Nereye? 
içerisinde. Ankara: Ütopya Yayınevi, s.49-94. 

Ersanlı, B.B. (1995). Tarih öğretiminde “türk dünyası”. Tarih öğretimi ve ders kitapları-Buca Sempozyumu. (Yay. Haz. : Salih Özbaran). İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. 

Ertan, T. F. (2007). Türkiye cumhuriyeti anayasalarında laiklik, Ankara Üniversitesi. Türk İnkılâp Tarihi Ens. Atatürk Yolu Dergisi. 

Güçlüol, K. (1996). John dewey’den bugüne eğitim sistemimi. Yeni Türkiye Dergisi Eğitim Özel Sayısı, Sayı. 7: s.216-217. 

Güngör, N. (2007). Cumhuriyet, aydınlanma ve köy enstitüleri. Eğitimde Reform ve Finans Sorunu Sempozyumu Bildiriler Kitabının içerisinde. Isparta 
Süleyman Demirel Üniversitesi Yayınları, s.58-62. 

Güvenç, B. (1998). Aydınlanma devrimi ve demokrasi. Çileli, M. (Ed.). 75. Yılında Cumhuriyet ve Eğitim içerisinde. Ankara: Türk Eğitim Derneği Yayınları, s.15-38. 

Hesapçıoğlu, M. (2009). Türkiye cumhuriyeti eğitimine ilişkin bir değerlendirme. VIII. Antalya Sempozyumu: Türkiye’nin 2023 Eğitim Vizyonu Bildirileri içerisinde. İstanbul: Türkiye Özel Okullar Birliği Yayınları, s.127-139. 

Karakaş, M. (2002). İktidar ilişkileri açısından bilim ve sosyoloji. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı. I. s.163-178. 

Karakütük, K. (2008). Eğitim politikaları ve eğitimde yapılanmalar. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşunun 100. Yılında Eğitim Kurultayı: 
Cumhuriyetimizin Kuruluş Felsefesinin Öngördüğü Eğitim Bildirileri içerisinde. Malatya İnönü Üniversitesi Yayınları, s.289-296. 

Karlık, H. (1991). Eğitim sistemimiz ve imam-hatip liseleri. Din Öğretimi Dergisi, MEB Yayınları. 

Kıran, H. (2000). Sekiz yıllık zorunlu eğitim uygulamasında karşılaşılan sorunlar. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 7, 80-83. 

Kocabaş, Ş. (1998). Cumhuriyet’in 75. yılında bilim. Yeni türkiye dergisi cumhuriyet özel sayısı III, Sayı: 23, 24, s.2265-2272. 

Konuk, O. (2011). Bir sorun ve çözüm kaynağı olarak türk eğitim sistemi. Zencirkıran, M. (Ed.) Dünden Bugüne Türkiye’nin Toplumsal Yapısı içerisinde. Bursa: Dora Yayınları, s.385-394. 

Mardin, Ş. (1995-a). Türk modernleşmesi. (Makaleler–4). Derleyen: Mümtaz ’er Türköne – Önder, T. (1995-a). (4. Baskı).İstanbul: İletişim Yayınları. 

Oktay, A. (2009). Türkiye cumhuriyeti eğitimine ilişkin bir değerlendirme. VIII. 

Antalya Sempozyumu: Türkiye’nin 2023 Eğitim Vizyonu Bildirileri içerisinde. İstanbul: Türkiye Özel Okullar Birliği Yayınları, s.107-126. 

Özdemir, Y. (2007). İlk cumhuriyet ya da sparta’yı anlamak. Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı: 15, Erzurum. 

Özdemir, Y. (2004). Post modernizm ve tarih öğretimi. Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı:9. s.312. 

Özdemir, Y., Şimşek, U., Aktaş, E., Demokrasi Üzerine. Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı: 14, Erzurum 2006, s.259-269. 

Soğukdere, Ö. (2005). YÖK yasası tartışmalarının odağındaki imam-hatip okullarının serüveni”. 
http//:www.cnnturk.com, Erişim Tarihi:11.06.2013. 

Toku, N. (1996). Türkiye için alternatif bir model: sivil eğitim ve insan anlayışlarının felsefi temelleri. Türkiye 2. Eğitim felsefesi kongresi bildirilerinin içerisinde (25–35). Van: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yayınları. 

Gazeteler: 

Barlas, M., Eğitimi de tartışılmaz konular arasına soktuk. (16 Ağustos 1997). Sabah. 
Eren, M. S., Milli güvenlik ve 28 şubat 1997’de yapılan milli güvenlik kurulu toplantısı üzerine düşünceler. (17-18-19 Mart 1997). Cumhuriyet. 
Birand, M. A., Ordu siyasi hayata el koydu. (1 Mart 1997). Sabah. 
Resmi Gazete, 18 Ağustos 1997, nr. 23084. 
Özkök, E., Bu defa işi silahsız kuvvetler halletsin. (20 Aralık 1996). Hürriyet. 
Yagcı, N., 28 Şubat niye post modern darbedir. (3 Ocak 2010). Taraf. 
Gündüz, M., Doğan, S. (21 Eylül 2011). 
Okullar Açılırken Maarifin Serencamı. Zaman. 21 Eylül 2011, 
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1181915 

Akit Gazetesi 
Cumhuriyet Gazetesi 
Hürriyet Gazetesi 
Milliyet Gazetesi 
Radikal Gazetesi 
Sabah Gazetesi 
Türkiye Gazetesi 
Yeni Yüzyıl Gazetesi 
Zaman Gazetelerinin İlgili Bölümleri. 

EKLER 

Ek-1:

Refah-Yol Hükümeti’nin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın İslam ülkeleri ile olan temasları yazılı ve görsel medyada geniş yer tutmuştur. 
Başbakan Erbakan’ın İslam dünyasıyla yakınlaşma çabaları alaycı bir üslupla eleştirilirken batılı haber ajanslarının yorumlarıyla bu tür yayınlar desteklenmeye çalışılmıştır. 

Ek-2:


Refah-Yol Hükümeti’nin kurulmasıyla beraber yazılı ve görsel Medyada Refah Partisi’ni hedef alan ve laiklik vurgusunu öne çıkaran manşetler atılmaya 
başlanmıştır. 

Ek-3: 

Dönemin Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı’nın ifadelerine genişçe yer veren yazılı basın kamuoyuna İran rejimi üzerinden korku salmaya 
çalışarak Refah-Yol Hükümeti’ne gözdağı vermeye çalışmıştır. 

Ek-4: 

“Türkiye’nin rotasının Batıdan Doğuya kaydığını” ifade eden ANAP lideri Mesut Yılmaz; Asıl sorunun Başbakan Erbakan olduğunu ifade etmiş, vermiş olduğu 
demecin arka planında ise “ Olası bir iktidar değişikliğine karşı darbe güçleri ve medya tarafından hazırlanmaya çalışıldığı bir sır değildi ” şeklinde ifade etmiştir. 

Ek-5: 

28 Şubat sürecinde ki en önemli isimlerden biri olan dönemin Anayasa Mahkemesi başkanı Yekta Güngör Özden, “irtica ve laiklik tehdidi ”ne yönelik siyasi mesajlar vermiş ve böylece yargının siyasallaştığı bir dönemin kapısını açmıştır. Başkan Özden’in vermiş olduğu bu mesajlar darbe heveslilerinin adeta 
iştahını kabartmıştır. 

Ek-6: 


28 Şubat süreci içerisinde çeşitli merkezlerden üretilen irtica, şeriat ve rejim kaygılarının Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ağzından manşetlere çıkarılması alışılmış bir durum olmasının yanında laikçi gazeteler bu tür fırsatları çokça kullanmıştır. 

Ek-7: 


28 Şubat süreci içerisinde askeri vesayetin himayesinde yayın yapan medya ile birlikte ülkenin önde gelen sendikalarının bir araya gelerek hükümetin 
uygulamalarına karşı işbirliği yapması, darbeci basının arayıp da bulamadığı bir dayanışmayı işaret ediyor ve sivil toplum üzerinde adeta bir etki yaratıyordu. 

Ek-8: 


 Darbe özlemcisi medyanın askeri cunta heveslileriyle yaptığı işbirliği birçok kez adı açıklanmayan “üst düzey komutanların” demeçleriyle manşetlere 
taşınmıştır. 

Ek-9: 


Toplumda hassasiyet yaratan olayların başında şeriat ve irtica tehdidinin yanında özellikle Aczmendilerin lideri konumunda olan Müslüm Gündüz’ün, yarı 
çıplak bir halde genç bir kızla basılması gelmektedir. 

Ek-10: 

Refah-Yol Hükümeti’nin icraatlarına yönelik kamuoyunda tepki oluşturma ve bu tepkiyi örgütleme görevini üstlenen dönemin yazılı ve görsel medyası 

Türk Silahlı Kuvvetleri aracılığı ile Cumhurbaşkanını etkilemekte gayet başarılı olduğu söylenebilir. 


KAYNAK
BİLĞİSAYARINIZA PDF İNDİRİNİZ;

http://earsiv.atauni.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/123456789/1219/%C4%B0smail_G%C3%9CLMEZ_tez.pdf?sequence=1


49 Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR,


***


28 ŞUBAT 1997 ASKERİ DARBESİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNE ETKİLERİ BÖLÜM 47


28 ŞUBAT 1997 ASKERİ DARBESİ VE TÜRK EĞİTİM  SİSTEMİNE ETKİLERİ BÖLÜM 47


8.2. Öneriler 

Türk demokrasi tarihi aynı zamanda onun kesintiye uğrayışının, muhtıra ve darbelerin talihsiz hatıraları ile doludur. Oysaki darbelerle demokrasilerin sekteye uğratılması, askıya alınması hatta ortadan kaldırılması demokratik hukuk devletlerinde olmaması gereken bir görüntüdür. Ülke yönetimlerinin demokrasi dışı unsurlarla ele geçirilmesi ve sivil iktidarın yerine ara rejimlerin bir darbe ya da muhtırayla birlikte hâkim kılınmaya çalışılması o ülke demokrasi lerinin olgunlaşmasını ve süreklilik arz etmesini her zaman sekteye uğratır. Siyasi tarihimizde neredeyse her on yılda bir gerçekleşen, kimi zaman muhtıra, kimi zaman darbe, kimi zaman da post-modern darbe olarak nitelendirilen, demokrasimizi sekteye uğratan girişimlerin ülkeye verdiği zararları hep birlikte yaşadık ve gördük (TBMM, 2012). 

Ülkemizde demokrasiye müdahale eden tüm darbe ve muhtıralar ile demokrasiyi işlevsiz kılan diğer bütün girişim ve süreçlerin tüm boyutlarıyla araştırılarak, 
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla gerekli kanunlar çerçevesinde çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bununla beraber Türkiye'de darbelerin 
zemin bulmasının gerçek sebebi, demokrasimizin güçlü olmamasıdır. Demokrasinin olmazsa olmazı siyasi partilerdir. Siyasi partilerin ve siyasetin kurumsal kimliklerinin güçlendirilmesi için önündeki hukuki ve idari engellerin kaldırılmasıyla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması, bu maksatla darbe dönemlerinden kalma Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, Yüksek Seçim Kurulu Kanunu gibi mevzuatın gözden geçirilmesi gerekmektedir. 

Ülkemizin yakın tarihi ve özellikle darbe geçmişi ile yüzleşen Türkiye’de darbe ürünü olan tüm yasa, tüzük, yönetmeliklerin yeniden gözden geçirilmek suretiyle, başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki askeri vesayet unsurları olmak kaydı ile ortadan kaldırılması ve olağan bir süreç içerisinde milletin arzuladığı çağdaş normlara uygun demokratik adımların atılması, Anayasal çalışmaların yapılması tarafsız ve bağımsız bir yargı sisteminin oluşturulabilmesi için gerekli önlemler alınmalı ve en önemlisi de darbe dönemlerinde çıkarılan TSK İç Hizmet Kanunun 35’inci maddesi derhal kaldırılmalıdır. Buna bağlı olarak çıkarılan İç Hizmet Yönetmeliğinin ilgili maddeleri de iptal edilmelidir. 

Türkiye'de darbe kültürünün sona erdirilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca okullarda ve üniversitelerle, askeri okullarda, sivil ve demokratik bir anlayışın geliştirilmesi için kişi hak ve hürriyetleri, demokrasi ve insan hakları kavramlarının geniş şekilde işlenmesi hususunda Milli Eğitim müfredatında gerekli değişikliklerin yapılması, mevcut ders kitaplarında yer alan metinlerin demokrasi ve insan hakları açısından yeni baştan gözden geçirilmesi, darbeci zihniyetin izlerini taşıyan unsurların tamamen çıkarılması için bir çalışma başlatılması gerekmektedir. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin, üniversitelerde, demokratik, çağdaş, özgürlükçü bir anlayışla yetiştirilmesi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının günün şartlarına uygun şekilde yeniden yapılandırılmasıyla ilgili çalışmalara destek verilmesi ve bununla ilgili çalışmaların yapılması gerekmektedir (Komisyon, 2012, 514-516). 


KAYNAKÇA 

Kitaplar: 

Ahmad, F.(1996). Demokrasi sürecinde türkiye (1945-1980). İstanbul: Hil Yayıncılık. 
Ahmad, F.(2007). Modern türkiye’nin oluşumu. İstanbul: Kaynak Yayınları. 
Akel, A. (1999). Erbakan ve generaller. (1.Basım). İstanbul: Şura Yayınları. 
Akgün, B. (2007). Türkiye'de partiler sistemi ve siyasal güven. Ankara: Nobel Yayınları. 
Akgün, S. (1983). “Tevhid-i tedrisat”,cumhuriyet döneminde eğitim. İstanbul. 
Akın, K. (2000). Milli nizam’dan 28 şubat’a olay adam Erbakan. İstanbul: Birey Yayıncılık. İstanbul 
Akpınar, H. (2006). 28 Şubat post modern darbenin öyküsü. İstanbul: Birharf Yayınları. 
Akpınar, H.(2001). 28 Şubat post modern darbenin öyküsü. (1. Baskı). Ankara: Ümit Yayıncılık. 
Aksoy, E. (2000). 28 Şubat’tan balgat’a mücahit. Ankara: Ümit Yayıncılık. 
Akşin, S. (2001). Jön türkler ve ittihat ve terakki. Ankara: İmge Kitabevi. 
Akşin, S. (2006). Ana çizgileriyle türkiye’nin yakın tarihi. (6. Baskı). Ankara: İmaj Yayıncılık. 
Aktaş, E. (2011). 12 Eylül 1980 askeri darbesi ve tarih öğretimine etkileri. Yayınlanmamış doktora tezi. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum. 
Akyaz, D. (2002). Askeri müdahalelerin orduya etkisi hiyerarşi dışı örgütlenmeden emir komuta zincirine. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Akyol, A. (1987). Önce ve sonra eğitim. İstanbul: Çalışyüksel Ofset Basımevi 
Akyüz, Y. (1999). Türk eğitim tarihi (Başlangıçtan 1999’a). (7. Baskı). İstanbul: Alfa Yayınları. 
Akyüz, Y. (2012).Türk eğitim tarihi. (23.Baskı).Ankara: Pegem Akademi Yayınları. 
Albayrak, M. (2008), Başörtüsünün 40 yıllık serüveni. Samsun: Erol Ofset. 
Altan, M. (2006). Darbelerin ekonomisi. İstanbul: Hemen Kitap. 
Altuğ, K. ( 2002 ). Demokrasinin yaralı yılları. Ankara: Tekin Yayınevi. 
Altun, A. (1995). Türkiye’de Gazetecilik ve gazeteciler. Ankara: Çağdaş Gazeteciler Derneği Yayınları. 
Arcayürek, C. (2003). 28 Şubat’a ilk adım. Ankara: Bilgi Yayınevi. 
Arikan, N. (2010). Siyasal propaganda açısından televizyon haber programları (örnek olay: 28 şubat sürecinde arena programı). Yayınlanmamış yüksek lisans 
tezi. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. 
Aslan, E. (1995). “Devrim tarihi ders kitapları”. Tarih öğretimi ve ders kitapları-Buca Sempozyumu. (Yay. Haz.: Salih Özbaran).İstanbul: Tarih Vakfı Yurt 
Yayınları. 
Ateş, T. (1999). Üniversiteler: Bitmeyen şarkı. Ankara: Ümit Yayıncılık. 
Avdan, K. (2006). Rejim ve müdahale babayiğitler. İstanbul: Çeşit Yayıncılık. 
Ayhan, H. (1999). Türkiye’de din eğitimi. İstanbul: MÜIF Vakfı Yayınları 
Bahçekapılı, M. (2012). Türkiye’de din eğitiminin dönüşümü raporu (1997-2012). İlke İlim Kültür Eğitim Derneği. İlke Yayınları:1, İlke Raporları:1, İstanbul. 
Balcı, A. (2002). İlköğretim okullarının sosyal etkilerinin değerlendirilmesi araştırılması, Ankara: MEB Yayınları. 
Balcı, A. (2011). Türkiye’de militarist devlet söylemi. Ankara: Kadim Yayınları. 
Balcı, M. (2000). MGK ve demokrasi (hukuk-ordu-siyaset). İstanbul: Yöneliş Yayınları. 
Basaran, E. (1993). Türkiye eğitim sistemi. Ankara: Gül Yayınları. 
Baş, M. (2001). Sekiz yıllık ilköğretim uygulamasında taşıma merkezi kabul edilen ilköğretim okullarının sorunu, bolu ili örneği. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bolu. 
Başgöz, İ. (1999). Türkiye’nin eğitim çıkmazı. Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları. 
Başkaya, F. (1999). “Yediyüz, osmanlı beyliğinden 28 şubat’a”, bir devlet geleneğinin anatomisi. Ankara: Ütopya Yayınları. 
Başoğlu, M. (2007). Sivil olmayan sivil toplum. (Editör: Birey Yayıncılık). İstanbul: Birey Yayıncılık. 
Baykam, B. (2011). Ordu satranç oynarken. İstanbul: Piramit Yayıncılık. 
Bayramoğlu, A. (1996). “Türkiye’de askeri otorite-sivil otorite ilişkilerinin tesisi (1920-1927 Dönemi)”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. 
Bayramoğlu, A. (2007). 28 Şubat bir müdahalenin güncesi. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Bayramoğlu, A. “Asker ve siyaset”. (Der.: Ahmet İnsel-Ali Bayramoğlu). Bir zümre, bir parti türkiye’de ordu. İstanbul: Birikim Yayınları. 
Baytok, T. Erkaya, G.(2001). Bir asker bir diplomat. İstanbul: Doğan Kitapçılık. 
Berkes, N. (2011). Türkiye’de çağdaşlaşma. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. 
Bican, M. (2012). 28 Şubat’ta devrilmek. (1.Baskı). İstanbul: Truva Yayınları. 
Binbaşıoğlu, C. (2009). Başlangıçtan günümüze türk eğitim tarihi. Ankara: Anı Yayınları. 
Birand, M. A., Yıldız R. (2012). Son darbe: 28 Şubat. İstanbul: Doğan Kitap. 
Black, C. E. (1989). Çağdaşlaşmanın itici güçleri. (Çev: M. Fatih Gümüş). Ankara: Verso Yayınları. 
Bora, T. (2002). Modern türkiye’de siyasi düşünce Cilt 3. Modernleşme ve batıcılık. Editör: Uygur Kocabaşoğlu (2. Baskı). İstanbul: İletişim Yayıncılık. 
Bölügiray, N. (1994). Doruktaki irtica. İstanbul: Tekin Yayın Dağıtım. 
Bölügiray, N. (1999). 28 Şubat süreci I. İstanbul: Tekin Yayınevi. 
Bölügiray, N. (2001). Sokaktaki asker (Bir sıkıyönetim komutanının 12 eylül anıları). İstanbul: Tekin Yayınevi. 
Burçak, R. S. (1998). Türkiye’de askeri müdahalelerin düşündürdükleri. Ankara: Gazi Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu Matbaası. 
Bülent, T. (1999). Türkiye’de demokratik standartların yükseltilmesi. İstanbul: TÜSİAD Yayınları. 
Cengiz, C. (2011). Çıktık açık alınla, İstanbul: Timaş Yayınları. 
Cevizoğlu, H. (2001). “28 Şubat” bir hükümet nasıl devrildi?, Ankara: Ceviz Kabuğu Yayınları. 
Cevizoğlu, H. (2001). Generalinden 28 şubat itirafı: post modern darbe. Ankara: Ceviz Kabuğu Yayınlar. 
Cizre, Ü. (1999). Türk ordusunun siyasi özerkliği, muktedirlerin siyaseti: merkez sağ. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Cizre, Ü. (2001). “Egemen ideoloji ve türk silahlı kuvvetleri”. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Cizre, Ü. (2002). AP-Ordu ilişkileri, İstanbul: İletişim Yayınları. 
Cizre, Ü. (2005). Muktedirlerin siyaseti, merkez sağ-ordu-islamcılık. (2.Baskı). İstanbul: İletişim Yayınları. 
Coşkun, O. (2000) “Milli güvenlik kavramı ve türkiye cumhuriyeti’nde milli güvenlik kurulu ve milli güvenlik kurulu genel sekreterliği”. Yayınlanmamış doktora tezi. Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Ankara. 
Çağrıcı, M. (2002). Kur’an kursları, diyanet islam ansiklopedisi, (Cilt-.26) Ankara. 
Çandar, C. (2001). 28 Şubat post modern darbe geçidinde (1996-2000) Çıktık açık alınla, İstanbul: Timaş Yayınları. 
Çavdar, T. (2004). Türkiye’nin demokrasi tarihi (3. Baskı). Ankara: İmge Kitabevi. 
Çelik, N. (2004). 28 Şubat ve irtica tehdidi. Ankara: Sinemis Yayınları. 
Çelik, S. (2008). Devlet ve asker. İstanbul: Salyangoz Yayınları. 
Çelik, S. (2008). Devlet ve asker. İstanbul: Salyangoz Yayınları. 
Çetinkaya, T. (2005). En uzun şubat. İzmir: Kaynak Kitaplığı. 
Çizmeli, Ş. (2010). Menderes? demokrasi yıldızı? (3. Baskı). Ankara: Arkadaş Yayınevi. 
Daver, B. (1993). Siyaset bilimine giriş, siyasal kitabevi. (5. Baskı). Ankara. 
Değirmenci, A. (2011). 28 Şubat’ın çözülen kadroları. İstanbul: Ravza Yayıncılık. 
Deniz, M. (2001). Millî eğitim şûralarının tarihçesi ve eğitim politikalarına etkileri. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Isparta. 
Develioğlu, F. (2004). Osmanlıca-türkçe ansiklopedik lügat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları. 
Dinçsoy, Ö. (1995). Türk eğitim sistemi. Ankara: Türk Demokrasi Vakfı Yayınları. 
Doğan, A. (2006). 1997 Yılından sonraki dönemde imam-hatip liselerindeki gelişmeler (Adana örneği). Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Adana. 
Doğan, M. (1990). Türkiye’de darbeler ve müdahaleler, siyasî sistem. Ankara: Rehber Yayıncılık. 
Donat, Y. (1999). Öncesi ve sonrasıyla 28 şubat. Ankara: Bilgi Yayınevi. 
Duman, T. (1991). Türkiye’de ortaöğretime öğretmen yetiştirme. İstanbul: MEB Yayınları. 
Dursun, D. (2001). Demokrasi sorunu ve türk demokrasisi. İstanbul: Şehir Yayınları. 
Ensaroğlu, Y. (2005). “28 Şubat’la darbe kurumsallaştı”, Son klasik darbe-12 eylül söyleşileri, (Haz. : Seyfi Öngider). İstanbul: Aykırı Yayıncılık. 
Erdoğan, M. (1993). Anayasacılık, parlamentarizm, silahlı kuvvetler. Ankara: Siyasal Kitabevi. 
Erdoğan, M. (1999). 28 Şubat süreci. Ankara: Yeni Türkiye Yayınları. 
Erdoğan, M. (2003). Türkiye’de anayasalar ve siyaset. Ankara: Liberte Yayınları. 
Erdoğan, M. (2007). “28 Şubat Darbesi”. 28 Şubat post modern bir darbenin sosyal ve siyasal analizi. İstanbul: Birey Yayıncılık. 
Erdoğan, M. (2009). Liberalizm, demokrasi ve türkiye modeli. İstanbul: Plato Film Yayınları. 
Erdoğan, M. (2012). 28 Şubat günlüğü post-modern darbenin anatomisi. Ankara: Orion Kitabevi. 
Ergün, M. (1997). Atatürk devri türk eğitimi. Ankara: Ocak Yayınları. 
Erinç, O. (1996). Medya ile politika. İstanbul: Çağdaş Yayınları. 
Erkan, Y. (2004). Medya güvenlik kurulu. Eskişehir: T.C. Anadolu Üniversitesi Yayınları. 
Erol, Ö. L. (2003). Asker-devrim darbe.(II. Cilt). İstanbul: Toplumsal Dönüşüm Yayınları. 
Ezgi, G. (2012). Demokrasi ters şeritte. Ankara: Şule Yayınları. 
Fincancıoğlu, Y. (2000). Demirel demokrasinin duraklama yılları. İstanbul: Büke Yayınları. 
Gemalmaz, M. S. (2005), Türk Kıyafet hukuku ve türban (tarihçe-ideoloji-mevzuat- içtihat- siyaset). İstanbul: Legal Yayıncılık. 
Genç, R. (2005). Türkiye’yi lâikleştiren yasalar. Ankara: AAMY. 
Gök, Fatma. (1995). “Eğitim Sisteminin Yapısı, Krizi ve Eğitim İdeolojisi”, Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi Cilt 12, İstanbul: İletişim Yayınları. 
Gökaçtı, Mehmet Ali (2005), Türkiye’de Din Eğitimi ve İmam-Hatipler, İletişim Yayınları, İstanbul 2005. 
Göktaş, H. (1996). Kışladan anayasaya ordu siyasi kültürde tsk’nin yeri. İstanbul: Metis Yayınları. 
Güler, A. ( 2001 ). Asker partisi ne istiyor?. İstanbul: Nazım Kitaplığı. 
Güler, İ. (2005). Tarihin toplumdaki işlevi ve öğretimi. İstanbul: Elif Kitabevi. 
Gümüşoğlu, F. (2005). Kemalist toplum modeli ve ülkü dergisi: İstanbul: Toplumsal Dönüşüm Yayınları. 
Gürses, E. (2009). Türk siyasal hayatında milli güvenlik kurulu’nun yeri: 28 şubat süreci örneği. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Gazi Üniversitesi Sosyal 
Bilimler Enstitüsü, Ankara. 
Güven, İ. (2000). Türkiye’de devlet, eğitim ve ideoloji. Ankara: Siyasal Kitabevi. 
Hale, W. (1996). Türkiye’de ordu ve siyaset 1789’dan günümüze. (Çev. : Ahmet Fethi). İstanbul: Hil Yayın 
Hale, W.(1996). 1789’dan günümüze türkiye’de ordu ve siyaset. (1.Baskı). İstanbul: Hil Yayınları. 
Hallı, R. (1972). Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar (1924-1938). Ankara: Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Yayınları. 
Heper, M. (1973). Modernleşme ve bürokrasi. Ankara: Sevinç Matbaası. 
Heper, M. (1977). Türk kamu bürokrasisinde gelenekçilik ve modernleşme. ( 1. Baskı). İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi Yayınları. 
Heper, M. (2006). Türkiye’de devlet geleneği. ( 2. Baskı). Ankara: Doğu Batı Yayınları. 
Hongur, A. (2006). 28 Şubat sürecinde ordu, medya ve siyasal iktidar. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. 
Hongur, A. (2006). 28 Şubat sürecinde ordu, medya ve siyasal iktidar. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. 
Huntington, S., P. (2004). Asker ve devlet. İstanbul: Salyangoz Yayınları. 
Ilıcak, N. (2001). Sert adımlarla her yer inlesin 28 şubat’ın perde arkası. İstanbul: Timaş Yayınları. 
Ilıcak, N. (2013). Demokrasiye ince ayar. (1.Baskı). İstanbul: Doğan Yayıncılık 
İba, Ş. (1998). Ordu devlet siyaset. İstanbul: Çiviyazıları Yayınevi. 
İba, Ş. (1999). Milli güvenlik devleti. İstanbul: Çiviyazıları Yayınevi. 
İnal, K. (2004). Eğitim ve iktidar türkiye’de ders kitaplarında demokratik ve milliyetçi değerler. (1.Baskı). Ankara: Ütopya Yayınevi. 
İnan, A. (1998). Medeni bilgiler ve mustafa kemal atatürk’ün el yazıları. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. 
İnsel, A. (2009). Türkiye toplumunun bunalımı. İstanbul: Birikim Yayınları. 
İnsel, A., Bayramoğlu, A. (2009). Bir zümre, bir parti türkiye’de ordu. (1.Baskı). İstanbul: Birikim Yayınları. 
John, W.M. (2000). Post modern sosyal analiz ve sosyal eleştiri.(Çev. Hüsamettin Arslan).İstanbul: Paradigma Yayınları. 
Kafesoğlu, İ. (2008). Türk-islam sentezi. İstanbul: Ötüken Yayınları. 
Kahraman, H.B. (2002). Postmodernite ile modernite arasında türkiye. (1.Baskı).İstanbul: Everest yayınları. 
Kantarcıoğlu, S. (1998). Türkiye cumhuriyeti hükümet programlarında kültür. (3. Baskı). Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları. 
Kapani, M. (1992). Politika bilimine giriş. (6. Baskı). Ankara: Bilgi Yayınevi. 
Kaplan, İ. (2000). Türkiye’de milli eğitim ideolojisi, İstanbul: İletişim Yayınları. 
Karahan, Ö. (2013). 28 Şubat üniversitesi. Konya: Tebeşir Yayınları. 
Karalı, H. (2005). Medya imparatorluğu, ihtilâller, ihaleler ve 28 şubat’ın kutsal ittifakı. İstanbul: Truva Yayınları. 
Karataepe, Ş. (1999). Darbeler, anayasalar ve modernleşme. İstanbul: İz Yayıncılık. 
Karatepe, Ş. (1997). Tek parti dönemi. İstanbul: İz Yayıncılık. 
Karpat, H. K. (2010). Osmanlı’dan günümüze asker ve siyaset. İstanbul: Timaş Yayınları. 
Karpat, H.K. (1967). Türk demokrasi tarihi. İstanbul: İstanbul Matbaası. 
Kaya, Y. K. (1999), İnsan yetiştirme düzenimize yeni bir bakı. Ankara: Bilim Yayınları. 
Kayalı, K. (2000). Ordu ve siyaset. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Kazan, Ş. (2003). Refah gerçeği.(III. Cilt). Ankara: Keşif Yayınları. 
Kazan, Ş. (2013). 28 Şubat Post modern bir darbenin anatomisi. Ankara: MGV Yayınları. 
Keyder, Ç. (2001). Türkiye’de devlet ve sınıflar. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Kızıltaş, E. (2007). Bir çeşit turnusol kâğıdı olarak 28 Şubat. İstanbul:(Editör: Birey Yayıncılık) 
Kili, S. (2006). Türk devrim tarihi (10. Baskı). İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Kitap). (1.Baskı). Düşünce Yayınları. İstanbul,2011. 
Kocabaş, S. (1997). Refahyol hükümeti’nin perde arkası. İstanbul: Vatan Yayınları. 
Kocabaş, S. (1998). Post modern darbe süreci 28 şubat’a doping, şubat-mart 1998 sendromları. İstanbul: Vatan Yayınları. 
Kocabaş, S. (1999). 2000’e girerken olaylarla türkiye’nin çıkmazları 1998-1999. Kayseri: Vatan Yayınları. 
Koçer, H. A. (1992). Türkiye’de modern eğitimin doğuşu ve gelişimi. İstanbul: MEB Yayınları. 
Koçer, H.A. (1987). Türkiye’de modem eğitimin doğuşu. Ankara: Uzman Yayınları. 
Kongar, E. (1976). İmparatorluktan günümüze türkiye’nin toplumsal yapısı. İstanbul: Er-Tu Matbaası. 
Kongar, E. (1981). Toplumsal değişme kuramları ve türkiye gerçeği. (1. Baskı). İstanbul: Remzi Kitabevi. 
Kongar, E. (1995). Toplumsal değişme kuramları ve türkiye gerçeği.( 6. Baskı). İstanbul: Remzi Kitabevi. 
Kongar, E. (1998). Türkiye’nin toplumsal yapısı. (Cilt. I-II). İstanbul: Remzi Kitabevi. 
Kongar, E. (2000). 28 Şubat ve demokrasi. (1.Basım). İstanbul: Remzi Kitabevi. 
Kongar, E. (2002). Demokrasi ve vampirler. İstanbul: Remzi Kitabevi, 
Kongar, E. (2002). Türkiye’de toplumsal siyaset. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Kongar, E. (2003). 21. Yüzyılda türkiye. İstanbul: Remzi Kitabevi. 
Kongar, E. (2004). 21.Yüzyılda türkiye: 2000’li yıllarda türkiye'nin toplumsal yapısı. (35.Basım).İstanbul: Remzi Kitabevi. 
Korkmaz, T. (2007). Ankara washington hattı-amerikan iktidarının sonu. İstanbul: Timaş Yayınları. 
Köstüklü, N. (1999). Sosyal bilimler ve tarih öğretimi. Konya: Çizgi Kitapevi. 
Kurtuluş, K. (2012).Ordu ve siyaset. (5.baskı). İstanbul: İletişim Yayınları. 
Lewis, B. (2004). Modern türkiye’nin doğuşu. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. 
Lewis, B. (2007). Demokrasinin türkiye serüveni. (Çev. : Hamdi Aydoğan-Esra Ermert) İstanbul: YKY. 
Manaz, Dr. A. (2005). Dünya’da ve türkiye’de siyasal islamcılık. Ankara: Ayraç Yayınları. 
MEB, XV. Milli Eğitim Şûrası, İstanbul 1996. 
MEB, XVI. Millî Eğitim Şûrası, Ankara 1999. 
Mert, K. (1999). Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretim uygulaması konusunda öğretmen görüşleri (Niğde il örneği). Yayımlanmamış yüksek lisans tezi. 
Niğde Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Niğde. 
Okuyucu, M. (2001). Zorunlu sekiz yıllık kesintisiz eğitim ilk uygulanışı ve problemleri (Diyarbakır silvan örneği). Yayımlanmamış yüksek lisans tezi. Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya. 
Opçin, T. ( 2004 ). Şubat uzar bin yıl olur. İstanbul: Selis Kitapları. 
Orakoğlu, B. (2003). Deşifre “Darbeyi rapor ettim”. İstanbul: Timaş Yayınları. 
Ozankaya, Ö. (1996). Cumhuriyet çınarı. Ankara: İmge Kitapevi. 
Öcal, M. (2011a). Osmanlı’dan günümüze türkiye’de din eğitimi (Mukaddime 
Öke, M. K. (2002). Din-ordu gerilimi-küresel toplumda dışlanan demokrasi. İstanbul: Alfa Yayınları. 
Özbaran, S. (2005). Tarih, tarihçi ve toplum. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. 
Özcan, F. (2012). 4+4+4 imam-hatip tüm tartışmaların odağı okul, din öğretiminde 
toplumsal uzlaşma. (1.Baskı). İstanbul: Toplumsal Yayıncılık. 
Özdağ, Ü. (1991). Ordu siyaset ilişkisi, atatürk-inönü dönemleri. İstanbul: İmge Yayınevi. 
Özdağ, Ü. (2004). Menderes döneminde ordu siyaset ilişkileri ve 27 mayıs ihtilali. İstanbul: Boyut Yayıncılık. 
Özdağ, Ü. (2006). Atatürk ve inönü dönemlerinde ordu-siyaset ilişkileri. İstanbul: Bilgeoğuz Yayınları. 
Özdağ, Ü. (2011). İkinci tek parti dönemi (2. Baskı). Ankara: Kripto Yayınları. 
Özdemir, H. (1991). Sivil cumhuriyet. İstanbul. İz Yayıncılık. 
Özdemir, H. (1993). Rejim ve asker. İstanbul. İz Yayınları. 
Özdemir, H. (1995). Türkiye cumhuriyeti. İstanbul: İz Yayıncılık. 
Özdemir, H. (2001). Osmanlı devletinde bürokrasi. (1. Baskı). İstanbul: Okumuş Adam Yayınları. 
Özdemir, S. (2012). Türk eğitim sistemi ve okul yönetimi. Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık. 
Özdemir, Y. (2010). Türk inkılâp tarihi. Erzurum: Kültür Eğitim Vakfı Yayınevi. 
Özdemir, Y. (2011). Türk modernleşmesi’nin inkılâp evresi (türk inkılâp tarihi-2). Erzurum: Kültür Eğitim Vakfı Yayınevi. 
Özer, N. P. (2011). Gazete haberlerinde manipülasyon: 28 şubat örneği. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya. 
Özgan, A. (2008). 28 Şubat süreci’nin siyasal açıdan neden ve sonuçları. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muğla. 
Özgentürk, N. (2008). Cumhuriyetten günümüze basının kısa tarihi. (Editörler: Melda Davran, Ali Sekmeci). İstanbul: Alfa Yayınları. 
Özipek, B. B. (2004). “28 Şubat ve islamcılar”, modern türkiye’de siyasi düşünce. (Cilt-VI). (İslamcılık). (Ed. Yasin Aktay). İstanbul: İletişim Yayınları. 
Özkan, S. (2008). Türk eğitim tarihi. Ankara: Nobel Yayınları. 
Öztekin, A. (2001). Siyaset bilimine giriş. Ankara: Siyasal Kitabevi. 
Öztürk, H. (1993). Eğitim sosyolojisi. Ankara: Hatipoğluları Yayınları. 
Öztürk, H. (2001). Zorunlu eğitim. Ankara: Nobel Yayınları. 
Öztürk, M. (2012). 27 Mayıs devleti 1960-2011. İstanbul: Ufuk Yayınları. 
Öztürk, N. Z. (2006). 28 Şubat’a giden yolda türk basını. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi 
ve Siyaset Bilimi, Ankara 
Öztürk, N.Z. (2006). 28 Şubat’a giden yolda türk basını. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. 
Öztürk, O. M. (2006). Ordu ve Politika. Ankara: Fark Yayınları 
Öztürk, S.,Yurteri, K. (2011). MGK dünü ve bugünüyle milli güvenlik kurulu. (1.Baskı). İstanbul: Doğan Yayıncılık. 
Parlar, S. (1999). Askeri modernleşme yoluyla bayraksız istila osmanlı’dan günümüze ordu. İstanbul: Bağdat Yayınları. 
Pears, D. (2004). Bilgi nedir?. (A. Güçlü, Çev.). Ankara: Bilim ve Sanat Yayınevi. Perinçek, D. (2001). 28 Şubat ve ordu. İstanbul: Kaynak Yayınları. 
Sarıbay, A. Y. (2001). Türkiye’de demokrasi ve politik partiler. İstanbul: Alfa Yayınları. 
Savaş, V. (2004). Türkiye cumhuriyeti çökerken (6. Baskı). Ankara: Bilgi Yayınevi. 
Sencer, M. (1992). Türkiye’nin yönetim yapısı. İstanbul: Alan Yayıncılık. 
Soncan, E. (2006). 28 Şubat sürecinde medya. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. 
Soylu, Ö. (2013). Türkiye’de din eğitimi ve imam hatip liseleri. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler 
Enstitüsü, Kahramanmaraş. 
Söğütlü, İ. (1999). Türkiye’de ordu, siyaset ve demokrasi. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Söğütlü, İ. (2000). Ordu, devlet, demokratikleşme. İstanbul: İletişim Yayınları. 
Sunay, C. (2000). Türk siyasetinde sivil-asker ilişkileri 27 mayıs-12 mart-12 eylül ve sonrası. Ankara: Orion Kitabevi. 
Şen, S. (1997).Türkiye’yi anlamak ya da geçmişten geleceğe silahlı kuvvetler. İstanbul: Birikim Yayınları. 
Şen, S. (2000). Geçmişten geleceğe ordu. İstanbul: Alan Yayıncılık. 
Şimşek, S. (2012). Türk eğitim sisteminin yapısal özellikleri bağlamında 1980 sonrasında türkiye’de eğitim iktidar ilişkileri. Yayınlanmamış yüksek lisans 
tezi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Afyon. 
Tanilli, S. (1991). Nasıl bir eğitim istiyoruz? . İstanbul: Say Yayıncılık. 
Tanilli, S. (1993). Devlet ve demokrasi (anayasa hukukuna giriş). (7. Baskı). İstanbul: Cem Yayınları. 
Tanör, B. (1997). “Siyasal tarih (1980-1995)”. türkiye tarihi-5 bugünkü türkiye 1980-1995. (Yayın Yönetmeni: Sina Akşin). İstanbul: Cem Yayınevi. 
Tanör, B. (1997). Türkiye’de demokratikleşme perspektifleri. İstanbul: TÜSİAD Yayınları. 
Tanör, B. (1998). Kurtuluş kuruluş. İstanbul: Çağdaş Yayınları. 
Taslaman,C. (2011), Küreselleşme Sürecinde Türkiye’de İslam, İstanbul Yayınevi,2011. 
Taşdemirci, E. (2010).Türk eğitim tarihi. Ankara: Gündüz Eğitim ve Yayıncılık. 
Taymaz, H. (1997). Uygulamalı okul yönetimi. Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları. 
Tayyar, Ş. (2009). Kıt’a Dur!. İstanbul: Timaş Yayınları 
Tazegül, M. (2005). Modernleşme sürecinde türkiye, İstanbul: Babil Yayınları. 
Tekin, H. (1979). Eğitimde ölçme ve değerlendirme. Ankara: Mars Matbaası. 
Tezcan, M. (2000). Atatürk ve eğitim bilimleri. Ankara: Anı Yayıncılık. 
Tezkan, Y. (2000). Siyaset, strateji ve milli güvenlik. İstanbul: Ülke Kitapları. 
Timur, T. (1993). Türk devrimi ve sonrası. İstanbul: İmge Kitabevi. 
Topçu, F. (2007). Türk eğitim sisteminin tarihsel gelişim ile yabancı okullarının bu sistem üzerindeki etkileri. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Beykent 
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. 
Tuna, H. (2009). Yargı emir ve görüşlerinize hazırdır. Ankara: Karatay Akademi Yayınları 
Tunaya, T. Z. (1995). Türkiye’de siyasi partiler. (Cilt-I). İstanbul: Arba Yayınları. 
Turan, Ş. (2002). Türk devrim tarihi V. Ankara: Bilgi Yayınevi. 
Turan, Ş. (2005). Türk devrim tarihi. Ankara: Bilgi Yayınevi. 
Türk, E.,Katırcı, M. (2010). Cumhuriyet döneminde türk milli eğitim sistemindeki gelişmeler (1920-2010). Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. 
Türkçe Sözlük. (2005). Türk Dil Kurumu Yayını. (10. Baskı) 
Türkdoğan, O. (1996). Millî kültür modernleşme ve islam. İstanbul: Birleşik Yayıncılık. 
Türkiye Büyük Millet Meclisi (2012). Darbe ve muhtıraları araştırma komisyonu raporu. 
Türköne, M. (2005). Türkiye’nin kayıp halkası. İstanbul: Etkileşim Yayınları. 
Türköne, M. (2010). Sözde askerler. İstanbul: Nesil Yayınları. 
Tüylü, Ö.S. (2012). Türkiye'de askeri darbelerin karizma üretme işlevi: 28 şubat süreci ve adalet ve kalkınma partisi örneğinde sosyolojik bir çalışma. 
Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya. 
Ülken, H. Z. (1969). Sosyoloji sözlüğü. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi. 
Ünal, T. (1974). Türk siyasi tarihi (1700-1958). İstanbul: Kutluğ Yayınları. 
Ünkazan, H. (2002). “Milli güvenlik kavramı ve anayasal bir kurum olarak milli güvenlik kurulu”. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Gazi Üniversitesi 
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. 
Üskül, Z. (1997). Siyaset ve asker. Ankara: İmge Kitabevi. 
Üskül, Z. (2001). Siyaset ve asker cumhuriyet döneminde sıkıyönetim uygulamaları. İstanbul: İmge Kitabevi. 
Weiker, W. F. (1963). The turkish revolution 1960–1961, aspects of military Politics. Washington D.C. The Brooking Institution. 
Yabancı, S. (2004). Sekiz yıllık zorunlu eğitimin sosyal sonuçları (Sivrice ilçesi örneği). Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler 
Enstitüsü, Elazığ. 
Yayla, A. (2007). İki cumhuriyetin kavgası. Ankara: Liberte Yayınları. 
Yazıcı, S. (1997). Türkiye’de askeri müdahalelerin anayasal etkileri. Ankara: Yetkin Yayınları. 
Yekin, Ç. (2001). Türkiye’de askeri darbeler ve Amerika. İstanbul: Ümit Yayıncılık. 
Yetkin, Ç. (1983). Türkiye’de tek parti yönetimi. İstanbul: Altın Kitaplar Yayınevi. 
Yetkin, Ç. (2007). Türkiye’de askeri darbeler ve amerika 27 mayıs 1960-12 mart 1971-12 eylül 1980. İstanbul: Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk 
Yayınları. 
Yıldız, A. (2000). 28 Şubat-belgeler. İstanbul: Pınar Yayınları. 
Yılmaz, H. (2006). Tarih boyunca ihtilaller ve darbeler. İstanbul: Timaş Yayınları. 
Yüksel, E. (2004) “Medya Güvenlik Kurulu”. Anadolu Üniversitesi Yayınları, Yayın No:1551 
Zürcher, E. J. (1987). Milli Mücadelede İttihatçılık. (Çev. Nushet Salihoğlu). İstanbul: Bağlam Yayıncılık. 
Zürcher, E.J. (1995). Modernleşen türkiye’nin tarihi. (Çev. Yasemin Saner Gönen). İstanbul: İletişim Yayınları. 

 KAYNAK
BİLĞİSAYARINIZA PDF İNDİRİNİZ;

http://earsiv.atauni.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/123456789/1219/%C4%B0smail_G%C3%9CLMEZ_tez.pdf?sequence=1


48 Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR,

***

28 ŞUBAT 1997 ASKERİ DARBESİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNE ETKİLERİ BÖLÜM 46


28 ŞUBAT 1997 ASKERİ DARBESİ VE TÜRK EĞİTİM  SİSTEMİNE ETKİLERİ BÖLÜM 46


TEZİN SEKİZİNCİ BÖLÜMÜ

8. SONUÇ ve ÖNERİLER 

8.1. Sonuçlar 

Cumhuriyetimiz millî egemenlik temelinde kurulmuştur. Demokrasilerde,“Milli İradenin” dokunulmazlığı daima esas alınmış ve bu ilke korunmaya çalışılmıştır. 
Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi tarihine baktığımızda bir askeri darbeler tarihi olarak anıldığı, Türk milletinin darbelere her dönemde aşina olduğu, gerek Osmanlı Devleti gerekse Cumhuriyet dönemleri içerisinde yaşanan darbeler sonucunda millet iradesinin ve demokratik uygulamaların askıya alındığı dönemler olarak bilinmektedir. 

Cumhuriyetimizin ilanından bu yana ülkemizdeki demokratikleşme sürecini kesintiye uğratan birçok antidemokratik uygulamalar gerçekleşmiş ve bu uygulamalar neticesinde başta anayasa askıya alınmak şartıyla; baskı kurarak, zor kullanarak, hukuk dışı yollara başvurularak millet iradesi hiçe sayılmış ve seçilmiş hükümetler darbe girişimleri sonucunda iktidardan uzaklaştırılmış ve bu darbe girişimleri demokrasi tarihimizde kapanması zor derin yaralar açmıştır. 

Türkiye Cumhuriyet’i tarihinde muhtıralar ve askeri darbelerle demokrasimize çok sayıda müdahale gerçekleşmiştir. Yaşanan bu darbe ve muhtıraların ülkemize ve milletimize toplumsal, siyasal, ekonomik ve hukuki açılardan birçok etkisi olmuştur. 

Türkiye’de her 10 yılda bir gerçekleştirilen darbeler, demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olan “milli iradeyi” yok ederek demokrasinin kesintiye uğramasına 
yol açmış, Türkiye’nin “kanun devletinden” bir “hukuk devletine” dönüşmesine engel olmuştur. Bu dönemler içerisinde milli irade başta olmak üzere milletin temsil hakkı, demokrasi, hukuk ve insan hakları gibi evrensel değerler çiğnenmiş ve millet iradesinin sürekliliği kesintiye uğratılmıştır. Millet iradesinin sürekliliği ve daima korunmasının temelinde yatan gerçek unsur ise demokrasidir. Bu yüzden demokrasi, her koşul ve ortamda korunmalı ve benliğimize nakşedilmesi gereken bir değer olmalıdır. 

Cumhuriyet tarihinde, darbeler ve muhtıralarla demokrasimize çok sayıda müdahale gerçekleşmiş, bu darbe ve muhtıraların ülkemize ve milletimize toplumsal, siyasal, ekonomik ve hukuki alanlarda birçok yıkıcı etkileri olmuştur. Cumhuriyetimizin ilanından bu yana ülkemizdeki demokratikleşme sürecini kesintiye uğratan birçok antidemokratik uygulamalar olmuş, baskı kurarak, zor kullanarak, hukuk dışı yollara başvurularak millet iradesi ile iş başına gelmiş hükümetleri devirmek isteyenler, çeşitli darbe girişimlerinde bulunmuş ve bu darbeler demokrasi tarihimizde ve kültürümüzde kara bir leke olarak kalmıştır. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihi aynı zamanda onun kesintiye uğrayışının, demokrasi kültürünün sekteye uğratıldığı ve milli iradenin askıya alındığı muhtıraların ve darbelerin talihsiz hatıraları ile doludur. 90 yıllık Cumhuriyet tarihimize baktığımızda, siyasi hayatımızda 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 klasik Askeri darbelerin yanında 28 Şubat 1997 post-modern Askeri darbesi ve 27 Nisan e-Muhtıranın varlığı da bilinmektedir. Bütün bu yaşanan muhtıra ve darbelerin sonucunda demokrasiye hukuk dışı müdahaleler yapılmış, iktidarda bulunan hükümetler cebir, şiddet ya da baskı yöntemleri kullanılarak görevlerinden uzaklaştırılmış, milli iradenin yegâne yansıması olan parlamento lağvedilmiş ve sonuç olarak yüzbinlerce vatandaşımız büyük acılar yaşamış, işkencelere tabi tutulmuş ve mağdur edilmiştir. Bunun yanında özellikle Başbakan ve Bakan konumunda ki devlet adamları adaletsiz bir biçimde yargılanmış, hukuk dışı uygulamalara tabi tutulmuş, yargısız infaz yollarına gidilerek idam edilmiş ve hafızalardan silinmeyen büyük acılar yaşanmıştır. 

Cumhuriyetimiz “millî egemenlik” temeline dayalı kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyet’i bir ulus devleti olarak 90 yıllık bir tarihe sahip olmasının yanında 
Osmanlı İmparatorluğu’nun izlerini de bünyesinde taşıyan bir özelliğe sahiptir. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanmış olan darbelerin Osmanlı yönetim yapısı ile olan ilişkisi, ordunun darbe yaparken meşruluk zeminini nereden aldığı, 28 Şubat 1997 Askeri darbesi öncesi askeri darbelerin ortak özellikleri ve farklılıkları incelenmiş, ordu-siyaset ve sivil ilişkileri, siyasal atmosfer içerisindeki ordunun yeri ve önemi, siyasi arenada geniş bir yer tutan ve devlet organizasyonları üzerinde belirleyici ve etkin bir konumda bulunan ordunun faaliyetleri, 28 Şubat 1997 Askeri darbesini diğer darbelerden farklı kılan yönleri, doğrudan yönetime el koymak yerine dolaylı yollara başvurulma sının nedenlerini, dini referanslı partilerin siyasal alanda yer almasının darbeyi çağıran yönleri ve bu darbenin sonuçları ele alınmış ve konumuz kapsamında 
incelenmiştir. 

Bu bağlamda yakın tarihimiz içerisinde bir dönüm noktasını oluşturan ve Türkiye’nin siyasal yaşamında önemli bir yeri olan ve tarihe 28 Şubat süreci olarak geçen askeri darbenin neden ve nasılının yanında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin rejimi korumak ve kollama görevini üstlenerek siyaset kurumuna müdahale etmesi sonucunda ortaya çıkan atmosfer neticesinde Türkiye’de ordunun siyasete karışma sebepleri, siyasal yapıdaki ağırlığı, ordunun yeri ve önemi, siyasal iktidarlara doğrudan karıştığı durumlar vb. faktörler incelenen konular arasındadır. 

Özellikle 28 Şubat 1997 MGK karalarının anlık olarak alınan kararlar olmadığı ve yaşanan uzun bir sürecin ürünü olduğu herkes tarafından da bilinmektedir. 28 Şubat 1997 MGK karalarının uygulanmasında sivil toplum kesimlerinin ve dönemin basın ve medya organlarının önemli roller üstlendiği ve bu süreçte ordunun da siyasette aktif olarak rol üstlenmelerini ve bu tavırlarını da meşru kıldıkları bilinmektedir. 

Bütün yaşanan bu gelişmelere baktığımızda milli irade yolu ile seçilmiş bir parti ilk önceleri iktidara getirilmek istenmemiş, ardından hükümet kurma görevi verilerek iktidara getirilmiştir. Ancak milli iradenin seçmiş olduğu kişilerin iktidara getirilmesi sonrasında bir takım gündemler yaratılarak bu kişiler yıpratılmaya çalışılmış ve iktidardan uzaklaştırılmışlardır. Refah-Yol Hükümeti’nin iktidardan gitmesinden sonra başa gelen hükümetlerden de, RP’nin iktidardan gidişini hızlandıran 28 Şubat 1997 tarihinde MGK’da alınan kararların uygulan ması istenmiş, bir nevi siyasi hayat denetim ve baskı altına alınmıştır. 

Nitekim burada belirtilmesi gereken önemli bir husus ise çok açık ve net bir biçimde anlaşılmıştır ki 28 Şubat 1997 askeri müdahalesi ile istenilen RP’nin iktidardan gitmesidir. 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde RP büyük bir başarı ile seçimlerden birinci parti olarak çıkmasına rağmen hükümetin kurma görevinin genel yapılan genel seçimlerden ikinci parti olarak çıkan Mesut Yılmaz liderliğindeki ANAP’a verilmiş olması, aslında 28 Şubat sürecinin Refah-Yol Hükümeti’nin iktidara gelmesinden çok daha önce başladığını göstermesi açısından oldukça önemlidir. Yine bununla beraber seçim öncesi RP aleyhine basın ve medyada yapılan propagandalar da yaşanan bu sürecin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. 

Yıllardan beri süre gelen sisteme muhalif bir parti olan RP, 27 Mart 1994 yerel seçimlerde büyük bir başarı elde etmiş olmasının yanı sıra asıl başarısını 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde göstermiş ve seçimlerinde en çok oyu alarak birinci parti olmuştur. Ancak RP’nin almış olduğu bu başarı kısa sürede gölgelenmiş idi. Çünkü RP aldığı oylarla tek başına iktidara gelemediğinden, koalisyon kurmak için bir diğer partiye ihtiyaç duymuş ve bunun sonucun da yıkılan Ana-Yol Hükümeti’nin DYP kanadı, bu koalisyon için en ideal ortak olarak görülmüştür. Nitekim Ana-Yol Hükümeti’nin iktidardan düşürülmesinde önemli etkisi olan Tansu Çiller hakkında ki yolsuzluk gensorulardır. Tansu Çiller’in Yüce Divan’a gitmemek için artık her yola başvuracağı açık bir şekilde ortadayken, RP Erbakan’ın bu zaafı iyi kullanmış ve Tansu Çiller’i koalisyona zorlamıştır. Bunun sonucunda da Refah-Yol Hükümeti kurulmuş ve böylece Türkiye Cumhuriyeti’nin 54. Hükümeti olan Refah-Yol Hükümeti iktidara gelmiştir. Çıkarlar ve bazı ödünler sonucu kurulan bu hükümetin icraatları çok tartışılmış RP’ne Taksim’e cami, pompalı tüfek satın alımı, karayoluyla hac, Sincan’daki Kudüs gecesiyle ilgili çok ağır eleştiriler gelmiş RP faaliyetleri sonucu, ordu ile birçok kez karşı karşıya gelmek zorunda kalınmıştır. Bir müddet sonra ülke şeriat-darbe ikilemine sürüklenmiş ve sonuç olarak bu ikilemde geçen süreç sonun da, post-modern darbeyi getirmiştir ve halkın oyuyla gelen, partiler iktidardan indirilmiştir. Kimilerine göre bu durum Cumhuriyeti Şeriattan kurtarırken, kimilerine göre ise demokrasiye asker eliyle bir müdahale olarak ifade edilmiştir. 

Refah-Yol Hükümeti’nin kurulması ile başlayan bu süreç Genelkurmay Başkanlarından Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun ifadesiyle; “1000 yıl daha sürecek olan 28 Şubat süreci”, Türkiye Cumhuriyet’i siyasi tarihinde olağanüstü bir dönem olarak yerini almış ve Refah-Yol Hükümeti’nin kurulduğu ilk günlerden itibaren başta askeri kanat olmak üzere, basın ve medya organları ve sivil toplum örgütleri tarafından yakından takip edilmiştir. Nitekim RP içerisinde bulunanların sık sık yaptıkları şeriat ve irticai açıklamalar başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere birçok kesimin tepkisini çekmiş, Cumhuriyeti ve lâikliği koruma görevini Anayasa’dan aldıklarını ifade eden askerler siyasi yaşama müdahale etmeye başlamışlardır. Bu yapılan müdahaleler kimi zaman sert demeçlerle, kimi zaman basın ve medya organları kullanılarak köşe yazarları aracılığıyla kimi zaman da sivil toplum örgütlerinin harekete geçirilmesi ile olmuştur. 

Özellikle 28 Şubat süreci içerisinde basın ve medya organları aktif bir rol oynamıştır. Bu dönem içerisinde basın ve medya organları adeta kendisini kullandırarak bu yaşanan süreçte önemli bir yere sahip olmuş ve darbe söylentileri çıkararak siyaset atmosferinde ki yaşananları manşetlerine taşıyarak baş aktör konumuna yükselmiştir. 

Nitekim şu da bir gerçektir ki demokratik rejimi korumak ve kollamak adına bile olsa darbe söylentileri çıkarmak, gelişmekte olan ülkenin önüne set çekmek, ülkemizi geri kalmış ülkeler sınıfına koymak, Türkiye’nin ulaşmak istediği çağdaş medeniyet seviyesinden uzaklaştırmak ve en önemlisi de hak etmediği bir konuma yerleştirmektir. Çünkü yaşanan hiçbir askeri müdahale Türk siyasi hayatına olumlu bir etki ve değer katmamış, tam tersi bir süreç içerisine sokmuştur. 

Yaşanan bütün bu gelişmelere baktığımızda ordu dünyanın hiçbir ülkesinde demokrasinin koruyucusu değildir. Bu durum ise Türkiye’de 1960 ve sonrasında ki yaşanan askeri darbeler ile ordunun meşruiyetini kılan ve bizim demokratik idare eksikliğimizin bir uzantısı olarak görülmektedir. Belki bu yüzden ordunun yapmış olduğu müdahaleler meşruymuş gibi görünmekte ancak demokrasinin sahibi milli iradenin yansıması olan iktidar ve devlet olmadıkça orduya duyulan ihtiyaç hiçbir zaman kaybolmayacaktır. Bu durum ise demokrasinin koruyucusu olan orduyu ön plana çıkaracaktır. Nitekim Türkiye’nin yaşadığı bu sıkıntılı süreçler sonrasında, demokrasi kültürümüzün daima zayıf bir şekilde bırakılmasına meydan verecektir. 

Ancak şu da belirtilmelidir ki Türkiye’de silahlı kuvvetlerin kendisine münhasır bir yapısının ve gerekli gördüğü durumlarda sisteme müdahale etmesini kolaylaştıran sebeplerin başında toplumun kendilerine biçtiği saygın imaj ve de yerleşmiş geleneksel kültür yapısı gelmektedir. Eğer ülkenin güvenliğinin ve geleceğinin tehlikede olduğunu söyleyen toplumda sarsılmaz güvene sahip bir kurum olan silahlı kuvvetler ise, toplum buna rahatça ikna olabilmektedir. 

Bu yaşanan durum elbette ki askeri darbelerinin onaylanması için sebep değildir. Her ne kadar 28 Şubat sürecinin demokrasiye bir müdahale olduğu, milli iradenin askıya alınmış olması ve bir süreç olarak uzun bir olgunun ürünü olmasının yanında askeri müdahalenin geç fark edilmiş olması, toplumda ki egemen güçlerin hegemonyalarını sürdürme kararlılığı ve yine bunun yanında halkın bilinçsiz bir şekilde, kendi kendisini yönetemeyecek bir şekilde bir noktaya saplanıp kalması 28 Şubat sürecinin ürünü olarak bilinmektedir. 

28 Şubat süreci; halkın demokratik bir ortam içerisinde, milli iradenin seçim yolu ile yansıması sonrasında seçilmiş ve iktidara taşınmış olan hükümete karşı başta askeri kanat olmak üzere, oligarşik sınıfların, basın ve medya organlarının, üniversitelerin, sivil dernek ve sendikaların birlikte yaptıkları bir darbedir. Ancak 
belirtilmelidir ki siviller olmaları gerektiği kadar demokrat olmadıkları ve milli iradenin üstünlüğüne inanmadıkları sürece demokrasinin korunması ve gelişmesi hep kesintiye uğrayacak ve demokrasi kültürümüz hep eksik kalacaktır. Nitekim bir ülkede başta siyasi partiler olmak üzere yargı, basın, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları demokrasiyi sahiplenmezler tam tersine müdahaleleri onaylarlar ise demokrasiyi yaşatmak elbette çok zor olacaktır. 

Netice itibariyle seçilmiş olan bir hükümet, seçim yoluyla değil zor kullanılarak iktidardan uzaklaştırılmıştır. Bu süreç ise milletin özgür iradesini hiçe saymak, aynı zamanda ülke ekonomisini gözden çıkarmak, dış siyasi arenada ülkenin imajını zedelemekten başka bir anlam ifade etmemektedir. Yaşanan bu süreçte sistemin diğer aktörlerinin etkisini ve katkısını da unutmamak gerekir. Muhalefet partileri 28 Şubat sürecinde askerin sivil siyasete yaptığı uygunsuz müdahaleye karşı çıkmamış, hükümetin, parlamentonun ve demokratik siyasetin yanında yer almamışlardır. Sivil toplum örgütleri bu süreçte “laikliğin savunuculuğu” rolüyle 28 Şubat kararlarını destekleyerek Refah-Yol Hükümeti’nin iş başından uzaklaştırılması için verilen mücadelenin başını çekmişlerdir. Askerin “Bu kez silahsız kuvvetler halletsin” çağrısına ilk onlar cevap vermişlerdir. 

Türkiye Cumhuriyeti demokrasi serüveni boyunca 3 klasik darbe yaşamış olmakla beraber uzun bir sürecin ürünü olan, olgu ve olaylar zinciri etrafında şekillenen siyasi literatüre “post modern darbe” olarak geçen 28 Şubat 1997 Askeri darbesi ile karşı karşıya kalınmıştır. Basın ve medya organları başta olmak üzere, üniversitelerin, sivil dernek ve kuruluşların yoğun baskısı ile iktidarda bulunan Refah-Yol Hükümeti meşru olmayan, demokrasi ve hukuk dışı yollara başvurularak iktidardan uzaklaştırılmıştır. Yaşanan bu süreç içerisinde Cumhuriyetin temel ilkelerine yönelik ortaya çıkan tehditler bir anlamda önlendi. Bununla beraber askerin Türk siyasi hayatına yapmış olduğu bu dolaylı müdahale demokrasi ve rejim tartışmalarını da beraberinde getirmiş, milletin özgür iradesiyle iktidara gelen hükümetin meşru olmayan yollara başvurularak iktidardan uzaklaşmasını sağlamıştır. Bu süreç içerisinde özellikle ordunun söylem ve yönlendirmeleri oldukça etkili olmuş, özellikle bazı kuvvet 
komutanlarının bu süreç içerisinde aktif olarak rol oynamaları, asli görevleri dışına çıkarak siyasi yaşama müdahalede bulunmaları süreç içerisinde ki askerin rolünü göstermesi açısından oldukça önemlidir. Bütün bu yaşanan antidemokratik uygulamalar karşısında kimilerine göre yaşanan bu sürecin normal olduğunu ifade edilerek TSK’nın 35. Maddesini dayanak gösterip yaşanan bu müdahaleyi meşru göstermişlerdir. 

28 Şubat süreci ile gerçekleştirilmek istenip de hayat bulmayan birçok talep ve istek bu süreç içerisinde gerçekleşmemiş olmakla beraber halkın kendi seçtiğinin ve milli iradenin yansıması olan seçim yolu ile değil ancak başka yöntemler kullanılarak iktidardan uzaklaştırılmasına tepkisi yine geç olmamıştır. Nitekim 28 Şubat süreci ile siyaset sahnesinden silinmek istenen kadronun, 28 Şubat müdahalesinden 5 yıl sonra tek başına iktidara gelmiş olması, Türk milletinin 28 Şubat’ı onaylamadığının bir kanıtı olarak gösterilmektedir. 

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde post-modern darbe olarak yaşanan bu süreç içerisinde Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah-Yol Hükümeti’nin ardından ANAP, DSP ve DTP ortaklığında kurulan Anasol-D Hükümeti iktidara gelmiş ve adını 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısından alan bu sürecin etkileri uzun süre devam etmiştir. 

Bu hükümet ilk iş olarak 28 Şubat 1997 tarihi MGK kararlarının en önemli maddesi sayılan “sekiz yıllık kesintisiz temel eğitim” yasasını kabul etmiş, böylece imam hatiplerin, Anadolu liselerinin, meslek teknik okullarının ve özel okulların orta kısımları kapatılmıştır. 

Bu bağlamda Türk Eğitim Sisteminin Yapısal Özellikleri, Türk eğitim sisteminin iktidarla olan ilişkileri, “devlet-iktidarı ilişkisi”, 28 Şubat 1997 MGK karaları sonrası Türkiye’de “Eğitim-İktidar İlişkileri” açısından ortaya çıkan gelişmeler vb. konular da bu çalışmamızın bir başka temel konusunu oluşturmaktadır. 

Günümüzde Eğitim; değişimlere ve çevresine uyum sağlayabilen ve çevresiyle bütünleşebilen bir sistemi ifade etmektedir. Çağdaş, medeni ve muasır bir toplum oluşturabilmek için eğitimin gelişmesine gereken önem verilmelidir. 

28 Şubat 1997 MGK karaları sonrasında ülkemizde reform hareketleri denilebilecek eğitim alanında yenilikler yapılmaya başlanmıştır. Bu yenilik hareketlerin önceliği beş yıllık olan zorunlu ilköğretimin, üç yıllık ortaokul ile birleştirilerek zorunlu temel eğitimin sekiz yıla çıkarılması olmuştur. Önceleri pilot bölgelerde başlayan sekiz yıllık ilköğretim 16.08.1997 tarihinde kabul edilen yasa ile ülke genelinde kesintisiz zorunlu hale getirilmiştir. 

28 Şubat 1997 MGK karaları sonrasında kabul edilen ve zorunlu eğitimi sekiz yıla çıkaran 4306 sayılı Yasa ile İmam-Hatip Okullarına olan talep büyük oranda 
düşmüş İmam-Hatip Liselerinin orta kısımları bu yasadan dolayı kapatılmış, bundan dolayı bu yasa İmam-Hatip Liseleri için yeni bir dönüm noktası olmuştur. Sekiz yıllık zorunlu eğitim sonrasında kapatılan İmam-Hatip Okulları’nın orta kısmı ve üniversiteye giriş sınavında meslek lisesi olması nedeniyle katsayı sorunuyla karşılaşılması, Kur’an kursları, yüksek öğretim kademelerinde ki başörtüsü-türban sorunu ve bu sorunların gerek hükümet gerekse toplum nezdinde uzun süren tartışmaları da beraberinde getirmiş olması 28 Şubat 1997 askeri darbesinin Türk Eğitim Sistemi üzerindeki etkileri göstermesi açısından oldukça önemlidir. 

Geçmişten günümüze kadar gelen süre içerisinde ilköğretimin geliştirilmesine ve iyileştirilmesine dönük olarak atılmış birçok adım bulunmaktadır. 18 Ağustos 1997 tarihinde yürürlüğe giren, 4306 sayılı yasa ile tüm ülke genelinde 1997-1998 eğitim öğretim yılından itibaren Sekiz Yıllık Kesintisiz Eğitim uygulanmaya başlanmıştır. 

Eğitim sistemindeki yaşanan bu çarpıklıklar ve daima değişen sınav sistemi ile milyonlarca gencin, üniversite kapılarında yığılmasına neden olunmuş ve bu yüzden özel dershanelere olan talep her geçen gün artmış, böylelikle söz konusu kurumlar tüm ülkeye yaygınlaştırılmıştır. Cumhuriyetten bu yana eğitim alanında atılan adımların hiçbiri, eğitimde var olan sorunların çözümünü sağlayamamış tır. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra eğitim alanında ortaya konulan politikalar ve uygulamalar, iktidar sahiplerinin eğitimle her halükarda ilgili olması bakımından, diğer ulus devletlerden herhangi bir farklılığa sahip olmamıştır. Devlet, eğitim marifetiyle halkını aydınlatarak modernleştirmeyi amaç haline getirmiş ve toplumsal hayatta ve kültürel bağlamda köklü bir yere sahip olan dini ve geleneksel alışkanlıklar yine eğitim marifetiyle değiştirilmeye çalışılmıştır. 

1990’lı yılların ikinci yarısından sonra başlayan ve 28 Şubat Süreci olarak anılan dönemde eğitimle ilgili alınan bazı kararların günümüzde de etkilerinin görülmesi bakımından, eğitim iktidar ilişkileri bu dönemde çok net olarak ortaya çıkmıştır. Eğitim ile iktidar arasındaki bu canlı ilişki, iktidar sahiplerinin mücadelelerini sürdürürlerken araç sallaştırdıkları eğitime zarar verdiklerine dair farkındalıklarını bile engelleyecek boyutlara ulaşmıştır. Sonuçta, Türkiye’de iktidar mücadelesi neticesinde istikrara kavuşamayan eğitimin ve bileşenlerinin iktidar ilişkilerinden zarar gördüğünü kesin bir şekilde ortaya çıkarmıştır. 

Türkiye’de eğitim sisteminin yasal dayanağı anayasanın 42. maddesi ile belirlenmiştir: “Eğitim ve Öğretim, Atatürk ve İnkılâpları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır... Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla düzenlenir...” Görüldüğü gibi anayasa eğitim sistemini hem çağdaş bilginin hem de devlet ideolojisinin (Atatürkçülük) aktarılmasının bir yolu olarak görmekte ve devlete eğitim hizmetini gözetleme ve denetleme görevini vermektedir. Bu görev, en üst düzeyde Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yerine getirilmektedir (Çokgezen, Terzi, 2008, s.7). 

Türkiye’de özellikle “28 Şubat süreci” ile başlayan dönemde meydana gelen siyasal gelişmeler ve ulusal tehditler arasına “irticanın” da konulmasından sonra 
yaşanan sorunlar neticesinde toplumsal bir tepki meydana gelmiştir. Meydana gelen bu toplumsal tepki şiddete veya silahlı mücadeleye dönüşmemiş, 
demokratik yollarla dile getirilmiştir. Koalisyon hükümetlerinin Türkiye’de ekonomik alanda başarılı olamamaları ve yaşanan ekonomik krizler, toplumda 
dönemin iktidar sahiplerine karşı tepkilerin artmasına yol açmıştır (Şimşek, 2012, s.183). 

28 Şubat süreci sonrasında özellikle Refah-Yol Hükümeti’nin iktidardan düşürülmesi ile başlayan istikrarsızlık süreci koalisyon hükümetleri zamanında da sürmüş, bu dönem içerisinde toplumsal barış ve huzurun bozulması, artan ekonomik bunalımlar, geniş bir alana yayılan toplumsal memnuniyetsizlik sonucunda 3 Kasım 2002 yılında yapılan genel seçimler üzerinde büyük bir etki yaratmış ve seçim sonuçlarını etkilemiştir. 

28 Şubat süreci sonrasında kurulan koalisyon hükümetleri zamanında her alanda devam eden istikrarsız yönetim biçimi 2002 genel seçimleri ile beraber 
AKP’nin tek başına iktidara gelmesi sonrasında yeni bir Türkiye stratejisi gündeme getirilmiştir. Özellikle 2002 sonrasında her alanda olduğu gibi eğitim 
alanında da AKP’nin ortaya koyduğu uygulamalar toplumsal açıdan takdir kazandığı gibi bu yapılan yenilik hareketlerini eleştirenlerde ortaya çıkmıştır. 

 Bilindiği üzere Refah-Yol Hükümeti’nin ardından kurulan koalisyon hükümetleri dönemlerinde 28 Şubat sürecinin etkileri uzun süre hissedilmiştir. Olay ve 
olguların ürünü olan 28 Şubat sürecinde büyük bir özgürlük daraltılması yaşanmış ve toplumun tüm kesimleri bu süreçten zararlı çıkmıştır. 

Devletin bütün kurum ve kuruluşları bu sürecin sonunda itibar kaybetmiştir. Bugün hâlâ Türkiye siyasetinden ekonomisine, toplumsal kesimlerden devlet 
kurumlarına, bağımsız medyasından sivil toplum kuruluşlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede 28 Şubat’ın açtığı yaraları kapatmakla ve yarattığı tahribatı 
onarmakla meşgul olan bir Türkiye siyaseti bulunmaktadır. 

3 Kasım 2002 yılında yapılan genel seçimlerde AKP’nin tek başına iktidara gelmesinden sonra eğitim alanında hayata geçirilen uygulamalar arasında başörtüsü konusunda yapılan çalışmalar, zorunlu eğitim süresinin kesintili olarak 12 yıla çıkarılması, İmam-Hatip liselerinin orta kısımlarının 4+4+4 şeklinde 
kademe lendirilen 12 yıllık zorunlu eğitimle tekrar açılması, üniversiteye girişte katsayı farkının kaldırılması ve Kur’an Kurslarına devam yaşı ile ilgili yaş 
sınırının kaldırılmış olması, 28 Şubat sürecinde hayata geçirilen eğitim uygulamaları ile taban tabana zıt olması bakımından dikkat çekicidir. Belirtilen 
konulardaki uygulamalarda, her iki dönem özellikleri açısından bakıldığında eğitim ile iktidar ilişkileri çerçevesinde değerlendirilecek unsurlar bulunmaktadır 
(Şimşek, 2012, s.184). 


KAYNAK
BİLĞİSAYARINIZA PDF İNDİRİNİZ;

http://earsiv.atauni.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/123456789/1219/%C4%B0smail_G%C3%9CLMEZ_tez.pdf?sequence=1


47 Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR.,

***************