ŞİVAN PERVER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞİVAN PERVER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2018 Perşembe

MİLLETE HİZMET YOLUNDA

MİLLETE HİZMET YOLUNDA


Rifat Serdaroğlu
01 Ocak 2014


Eşine ancak Faşist ve Komünist rejimlerde rastlanan, çok eskilerde kalmış, basit, ilkel ve izlenme oranı binde birlerin altında sürünen bir programın adıdır, “Millete Hizmet Yolunda” safsatası.

Erdoğan’ın danışmanları ve propaganda uzmanları aldıkları milyonlarca lira karşılığında her ay bu programları hazırlarlar, Erdoğan’a ve ailesine beğendirirler ve yazdıklarını Erdoğan’a okuturlar.
 Erdoğan, cama yazılanları “Bizim oğlan bina okur, döner-döner gene okur” deyişindeki gibi, bir “Sultan” edasıyla okur, ama kendisini ailesi-yandaşları ve yağcılarından başka kimse seyretmez.

Gazetelerden okuduğumuza göre Erdoğan, 2013 yılını değerlendirdiği son “Millete Hizmet Programında”, artık alışkanlık haline getirdiği “Türk Milletine Doğruları Söylememek” gibi çok çirkin olan davranışına devam etmiş ve
3 önemli konuda Türk Milletini yanıltmaya kalkmıştır.
 Söylenenleri ciddi bulduğumuzdan değil, fakat tarihe doğru notlar düşmek adına bu üç vahim çarpıtmayı, yeni yılın ilk günlerinde sizlerle paylaşmak istedik…

1) Diyarbakır’da Tarihi Bir Buluşmaya Şahit Olduk. (R. T. Erdoğan)
 Erdoğan; “Diyarbakır’da Sayın Barzani, 38 yıldır ülkesinden uzak kalan Şivan Perver, değerli sanatçımız İbrahim Tatlıses ve on binlerce Diyarbakırlı ’nın bulunduğu tarihi buluşmaya şahit olduk. Diyarbakır ve diğer 80 İl’de insanlar sevinç gözyaşları döktüler. 76 milyon bu buluşmayı Yeni Türkiye’nin güçlü, büyük ve kardeşlik içindeki Türkiye’nin buluşması olarak gördüler” dedi.

*Türk Milleti’nin Diyarbakır’da gördüğü tablo net olarak şudur;

 TC Başbakanı Erdoğan, Türk Milletinin binlerce askerini- binlerce polisini-kundaktaki bebeklerden, yaşlı ninelere-dedelere kadar on binlerce günahsız insanını acımadan katleden bir çeteyi kendi hâkimiyetindeki topraklarda barındırıp-besleyen ve üzerimize gönderen bir kanlı katil olan eşkıya başı
Barzani, Türkiye’ye “Terörist Devlet” diyen bir bölücü olan Şivan Perver, karısını bir tetikçiye bacağından vurduracak kadar zavallı bir insan İbrahim Tatlıses, el ele vermişler ve beraberce Türk Millet ile alay ediyorlar! İşte Türk Milletinin Diyarbakır’da gördüğü “İhanet Tablosu” budur.
 Bu tablo tüm Türk Milletini derinden yaralamış, şehit-gazi yakınları ve bu kahramanları kendi evlatları gibi gören Türk Milleti kahrından ve üzüntüsünden gözyaşı dökmüştür.
 Gerisi bu aziz vatana yapılan ihaneti saklama- örtme çabalarıdır…

2) Gezi Olayları Ağaç-Çevre Kılıfına Saklanmış Suikast Girişimidir. ( R. T. Erdoğan)
   Erdoğan bizzat kendi emriyle Polise aşırı güç kullandırarak, 7 gencimizin öldüğü-12 gencimizin gözlerini kaybedip kör olduğu, 7 binden fazla gencin işkence gördüğü, binlercesinin gözaltına alındığı, AKP Hükümetinin yüz karası eylemlerini örtmek amacıyla Gezi Olayları için, “Suikast” kelimesini kullanmaktan çekinmemiş ve Türk Milletine bir kez daha hakaret etmiştir.

*Türk Milletinin Gezi Olayları hakkındaki düşüncesi net olarak şudur;
 Gezi Olayları Türk Milletinin hem Çevre hassasiyetini hem de insan haklarını- toplantı gösteri yürüyüş haklarını hiçe sayan faşist bir anlayışa sahip iktidara karşı gerçekleştirdiği onurlu bir direniş ve demokratik tepki hakkını kullanmasıdır. Biat Kültürü ile yetişenlerin, demokrasiden nasibini almamışların, Türk Milletinin ve Türk Gençliğinin bu davranışını anlamamaları gayet doğaldır.

3) 17 Aralık Komplosu, yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimidir.
 (R. T. Erdoğan)
 Erdoğan; “17 Aralık komplosu milletin hükümetini hedef almıştır. Bunun da ötesinde, milli iradeyi, demokrasiyi, sandığı hedef almıştır.
 Yargı ve Emniyet başta olmak üzere, devlet kurumları içine yerleşmiş bir örgüt, dışarıdan aldığı talimatlarla, Türkiye’nin istikrarına, güven ortamına, Türkiye’nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde bulunmuştur” dedi…

*Türk Milletinin 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu ilgili kanaati net olarak şudur;
 - Bosna’ya Yardım- Deniz Feneri e.V(Asrın en büyük yardım soygunu)- Mısır’daki Müslüman Kardeşler Örgütüne Yardım olaylarında olduğu gibi, 17 Aralık’ta ortaya çıkan yolsuzluk olayları da gerçektir.
- Erdoğan, nasıl Deniz Feneri Davasını örtmeye çalıştı ise, bu yolsuzluğu da örtmeye çalışmaktadır.
-Bu 87 Milyar Dolarlık yolsuzluk olayı, önce Erdoğan’ın ailesine, sonra da doğrudan Savcıların “Hırsızlar İmparatoru” dediği kişiye ulaşacaktır.
- Binlerce polisin yer değiştirilmesi, Savcılara çok ağır hakaret ve tehditler, “Hırsızlığı Örtme” çabasıdır.
- Eğer devlet kurumları içinde yabancı bir yapı var ise, bu kanunsuz yapı 12 yıldır “TEK BAŞINA” iktidar olan AKP tarafından devletin en hassas birimlerine sokulmuştur.
- Erdoğan hala çarpıtmalar yapmakta ve aklı sıra Türk Milletinin hafızası ile alay etmektedir. Referandum öncesi “Mezarlıktakiler bile oy kullansın” diyen Cemaat önderine, referandumdan sonra kim “Okyanus ötesindeki dostumuza teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum” dediyse, iyi bilin ki, bu kanunsuz yapıyı devletin içine sokan da aynı kişidir.
- Türk Milletinin kendilerine verdiği Yüce Makamları, “yol bulma-rüşvet alma-zengin olma-adam kayırma amacıyla kullananlar, iyi bilinsin ki, önümüzdeki seçimlerde “Oy Çalmak” dâhil, her türlü kumpası yapacak tıynettedirler.

Erdoğan; “Milletin ve Allah’ın huzuruna alnımız AK çıkmak, bizim yegâne gayemizdir” demektedir.

 Almanya’da gerek Almanlar, gerekse Almanya’da yaşayan Türklerin, “Türkiye’nin Hitleri” adını yakıştırdıkları Erdoğan, bu yolsuzluk soruşturmalarına engel olmaya devam ettiği sürece, Türk Milleti nezdindeki azalan itibarını tamamen kaybedecek ve sokağa çıkamaz hale gelecektir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 
01 Ocak 2014
Rifat Serdaroğlu

https://rifatserdaroglu.com/2014/01/01/millete-hizmet-yolunda/


***


10 Mart 2017 Cuma

Cindoruk: İsyanı İki Şarkıcıyla Çözmek olası değil,




Cindoruk: İsyanı İki Şarkıcıyla Çözmek olası değil,




18 Kasım 2013 Pazartesi 15:55

Cindoruk: İsyanı iki Şarkıcıyla Çözmek olası değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 17'nci başkanı, Doğru Yol ve Demokrat Türkiye Partisi'nin eski genel başkanı.. 
Hüsamettin Cindoruk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Mesud Barzani ve Şivan Perwer’le Diyarbakır'da buluşmasıyla ilgili, “ 48 bin insanın ölümüne neden olan isyanı bir Şarkı ve İki Şarkıcıyla Çözmek olası değildir ” dedi,


Atatürkçü Düşünce Derneği Çanakkale Şubesi'nin düzenlediği “Cumhuriyet ve Hukuk' konulu konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere kente gelen 
Hüsamettin Cindoruk, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Mesud Barzani ve Şivan Perwer’le Diyarbakır'da  buluşmayla ilgili görüşleri sorulan Cindoruk şunları söyledi:

" Türkiye'nin en kalıcı sorunu ayrılıkçı Kürt isyanı. Türkiye 1804'den beri bu isyanlarla uğraşıyor. Bugün de böyle bir isyanla karşı karşıyayız. 

Bu isyan deyimini ben kullanmıyorum, Öcalan kullanıyor. 48 bin insanın ölümüne neden olan isyanı bir şarkı ve iki şarkıcıyla çözmek olası değildir. 
Çok hafife aldığımızı görüyorum. 

Başbakan ve arkadaşları önümüzdeki yerel seçimler için bir yatırım yapıyor. Ama Türkiye'nin en kalıcı ve en zor problemi üzerinde böyle bir oyun bence yanlış olur. 

Mesud Barzani’nin gelişiyle mesele milletlerarası hale getirilmiştir ve yanlış yapılmıştır. 

İç meselemize Irak merkezi hükümetiyle itilaflı olan bir bağımsız bölge karışmıştır. Milli bir meselemiz ulusal bir mesele olmaktan çıkarılmış, bir Orta Doğu  meselesi haline getirilmiştir. Bundan sonra mesele Orta Doğu'da çözülecekse Türkiye'nin etkinliği azalır. Biz ırkçı değiliz. Bizim milli düşüncemiz, 
Milli duruşumuz cumhuriyetçi, demokrat, Atatürkçü bir düşüncedir. Atatürk barışının tekrar kurulması için bizim Barzani'nin yardımına ihtiyacımız yoktur.”

' SİYASİ HAMLELER EĞİTİMİN DIŞINDA YAPILMALI '

AK Parti ve cemaat arasında ortamı geren dershanelerin kapatılması konusundaki görüşleri de sorulan Hüsamettin Cindoruk, siyasi rekabetin eğitime olumsuz etki yapmaması gerektiğini savundu. Cindoruk, “Dershaneler üniversitelere giriş sınavlarındaki kaliteyi yükseltti. Yasakçı zihniyetle dershaneler, okullar kapatılmaz. 

Başbakan Erdoğan'ın dershaneler konusundaki girişimini siyasi bir hamle olarak görüyorum. Siyasi hamleler eğitimin dışında yapılmalı” dedi. 


Kaynak: DHA
http://www.haberekspres.com.tr/politika/cindoruk-isyani-iki-sarkiciyla-cozmek-olasi-degil-h56299.html

***