Sevda MUTLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevda MUTLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2020 Perşembe

TEK PARTİ DÖNEMİNDE PARTİ-DEVLET BÜTÜNLEŞMESİNE BİR ÖRNEK., BÖLÜM 5

TEK PARTİ DÖNEMİNDE PARTİ-DEVLET BÜTÜNLEŞMESİNE BİR ÖRNEK: “DİLEK SİSTEMİ”  BÖLÜM 5


Milli Şef, Varlık Vergisi, Dilek Sistemi, 1939 CHP V. Kurultayı, CHP, Tek Parti Dönemi, Parti-Devlet Bütünleşmesi,Sevda MUTLU,


Dilek Encümenine intikal eden neredeyse hiç siyasi içerikli bir dilekle karşılaşılmadı. 
Dileklerin ağırlıklı olarak, ekonomi, eğitim, sağlık, adliye işleri ile ilgili olduğuna tanık oluyoruz. Halkın gündelik yaşam pratiği ile ilgili sorunlarını dile getirip, hükümetten bu sorunları çözümünü talep ettiği gözlenmektedir. Dilekler, dönemi sosyo-ekonomik koşullarının iyi olmadığını ve ülkenin imkânsızlıklarını yansıtmaktadır. Dilekler, 4 yılda sadece 46 ortaokul inşaa edildiği, yeni dönemde sadece 122 doktor atanabileceği, hastanelerde 10.000 nüfusa yedi yatak düştüğü gerçeğini bize sunmaktadır. Dilekler; eczanesi, mahkemesi, hastanesi, doğumevi, hükümet binası, hakimi, hekimi, ebesi olmayan ilçelerin, illerin varlığını da bize göstermektedir. 

Sonuç 

20. yüzyılın birinci çeyreğinde kurulan yeni Türkiye devleti, imparatorluk anlayışından tamamen uzak, ulus-devlet temelinde kendini inşaa etmeye 
çalışmıştır. Türkiye, bu inşaa sürecinde hukuk, ekonomi, siyasal anlayış, eğitim, kültür ve toplumsal yapının diğer alanlarında kendine Batı’yı örnek almış ve 
yeniden yapılanmada bu yolu seçmiştir. Dilek Sisteminin bu yapılanma ve demokratikleşme sürecinde de önemli bir işleve sahip olmuştur. 

Çalışma boyunca, Dilek Sisteminin gerekliliği ve işlevselliği farklı açılardan tartışıldı, 1939 V. CHP Kurultay’ında görüşülen dilek ve istekler, dönemin sosyo-
ekonomik koşulları açısından değerlendirildi. Son olarak, Dilek Sisteminin işlerliğine ilişkin yapılan saptamaları, birkaç noktada burada özetlemek yararlı 
olacaktır: 

1. Dilek Sistemi çerçevesinde, isteklerin tümünün gerçekleştirilmesi söz konusu değildi. Genellikle, isteklerin büyük bir çoğunluğuna, isteksiz ve olumsuz 
cevap verildiğini, sürüncemede bırakılarak askıya alındığı görülmektedir. Her ne kadar CHP, ülkede sivil toplumun yokluğu, halkçılık politikası ve yakın 
süreçte yaşanan SCF gerçeği gibi gerekçelerle, Dilek Sistemini daha etkin devreye sokmuş olsa da, ülke ekonomisi ve koşulları iyi olmadığı için gelen dilek ve 
istekleri tam anlamıyla karşılayamadığına ve dilek ve istekleri sınırlı, koşullu ve çoğunluğunu da sürüncemede bırakır şekilde yanıtladığına tanık oluyoruz. 

Encümen raporunda dilek ve isteklere verilen yanıtların fiil cümlelerine kısaca göz atacak olunursa, şu ifadeleri sıklıkla yer aldığı görülecektir: 

Yapılacak olan görüşme ve araştırmalarla belirleneceği (havza kaplıcaları ıslahı dileği), göz önüne alınacağı (futbol sahası yapımı dileği), temine çalışılmakta 
(Adliye binası dileği) bildirildi, kadro boşluklarının doldurulmasına çalışıldığı (Hakim Tayini dileği), girişimde bulunulacağı (Belediye gelirlerinin arttırılması dileği), takibine gidilmesinin düşünüldüğü (belediye memurlarının emeklilik hakkı dileği), tetkiki münasip görüldüğü (nahiye-kaza olma dilekleri), 

Bir plan dahilinde devam etmekte olduğu (Hükümet konağı dileği) görüldü, Mecliste tetkik edilmekte olduğu (Köy işleri), dikkate alınacağı (Demiryolu inşaatı 
dileği) bildirildi, çalışılmakta olduğunu görüldüğü (iller için şehirlerarası telefon açılması), yeni tedbirlerin alınacağı (Tabip sayısının arttırılması dileği), fabrika açılmasının düşünüleceği (İspirto fabrikası dileği), çarelerin aranacağı (orman mahsüllerinin toplama işinin kolaylaştırılması dileği), şube hatlarının nazara dikkate alınacağı (Demiryolu ile ilgili dilek) bildirildi, bir program ve sistem dahilinde ikmaline çalışılmakta olduğu (zahire hangarları ile ilgili dilek) açıklandı, hükümetçe gözden geçirilip ona göre haklarında bir karar verileceği (bataklık kurutulması dileğine ilişkin) anlaşıldı, vs türünden ifadelerinin Encümen  Raporu’nun tümüne hakim olduğuna tanık oluyoruz. 

Dileklere verilen olumlu yanıtlar oldukça sınırlı kalmaktaydı. Ancak merkezin gözünde durum farklıydı. İnönü’nün 1940 Ankara il kongresinde yapmış olduğu konuşmasında, dilek ve isteklere ilişkin bakış açısını göstermesi açısından şu sözleri dikkat çekicidir; 

“Şikâyet ve dileğin bir defada, bir lahzada tatmin edilmesi, şimdiye kadar hiçbir memlekete nasip olmadı, nasip olmayacaktır. Ancak şikâyet ve dilekler hülasa olunan milletim ameli arzusu, hiçbir teşkilatta, bizim partimizin sinesinde olduğu kadar, esas tutulmamıştır. 

Hepimizin en kıymetli alakamız, milletin en ehemmiyetsiz zann olunacak şikayetlerine kadar vukuf sahibi olmak ve milletin en pahalı en güç sayılabilecek 
dileklerine kadar tedbir bulmaya çalışmaktır. Kanunlarla Büyük Millet Meclisinin emanetler ile vazife almış olan memurlar, vekiller, hepimiz millet hizmetinde şeref bulan vatandaşlar olarak, onun ihtiyaçlarına ye-tişmek hislerine mecburuz. Büyük küçük bütün vazifelerin, iyi ve temiz ifa olunması emellerimizin başındadır. Parti toplantılarının temiz ve pürüzsüz çalışmanın sonunda bu sözlerimde arzu ettiğiniz manayı bularak muhitlerinize döneceğinizi umut ediyorum.”115 

2. Encümen Raporu’nda, Kurultay’da görüşülen bazı dileklerle ilgili kanuni düzenlemelerin hali hazırda başlatılmış olduğu yönünde açıklamalarının 
yapılmış olduğunu görüyoruz. Örneğin, evlenme harçlarının 600 kuruştan, 261 kuruşa indirilmesi için mecliste bir kanun layihasının tevdi eylediği ve halka ucuz radyo verilmesi konusunda bir kanun layihası teklif edilmek üzere bulunduğu belirtilmişti. Bu açıklamalar karşısında iki soru akla gelmektedir: 

Birincisi, acaba Parti Genel Sekreterliği’ne gelen dileklerden öne çıkanlar ve önemli görülenler Kurultay öncesi incelenmeye alınıp, buna ilişkin kanuni düzenlemeler yapılıyordu muydu? Bunun mümkün olabileceği, CHP 1931 Kurultayı Layiha Encümeni Raporu’ndaki şu ifadelerden anlaşılmaktadır; “Vilayet Kongrelerinin dileklerini tetkik için Büyük Kongrece seçilen encümenimiz bu kongrelerin toplanan tekliflerini ve bunlara daha evvelden vekaletlerden verilmiş olan tahriri cevapları ve bazı mümessillerin kongre riyasetinden havale olunan takrirlerinin Vekil Beyefendiler de hazır bulundukları halde tetkik ve müzakere edilmiştir.”116 İkincisi, yoksa hükümetin halihazırdaki uygulama ve politikaları Dilek Encümeni’ne taşınarak halkın dikkatine sunulmak mı isteniyordu? 

Bilgi ve belge yetersizliğinden dolayı bu soruların cevabını vermek mümkün görünmemekle birlikte, bazı yorumların yolunu açacağı düşüncesinden hareketle bu soruların akılda tutulması faydalı olacaktır. 

3. Hükümet temsilcileri daha önceki uygulamaları örnek göstererek bazı dilekleri yerine getiremeyeceğini vurgulamaktaydı. Örneğin Şeker, mazot ve gazın 
ucuzlatılması dileklerine ilişkin, “Şekerin daha fazla ucuzlatılmasına imkan olmadığı ifade olundu…. Gaz ve mazotta da geçen sene yapılan gümrük tarife 
tenzilatı ile maksat hasıl olduğu söylendi… Çimentonun tonu esasen 15 liraya indirilmiş olduğundan daha aşağı düşürülmesine şimdilik imkân olmadığı  öğrenildi.”117 Hayvan vergisinde indirim yapılması ve vergi alınmaması dileklerine ilişkin, “zaman zaman 931, 936, 937’ de olmak üzere üç defa indirildiği 
at ve kısrak gibi hayvanlardan son senelerde tamamen kaldırıldığı”118 açıklaması yapılmıştır. “İspirto fiyatında da geçen sene %35 nispetinde ucuzluk yapıldığından daha fazla indirilemeyeceği bildirildi.”119 Her ne kadar hükümet temsilcileri önlerine gelen dileklere ilişkin daha önceki senelerde yapılan indirimleri gerekçe olarak göstererek reddetmiş olsa da, söz konusu dilekler, halkın daha önce yapılan indirimlerden tatminkar olmadığının da göstergesidir. 

4. Halkın yerel yönetimlerin yapması gereken bazı işleri de merkeze taşıdığına tanık oluyoruz. Örneğin, mezarlıklarla ilgili dilekler, 1580 sayılı kanunla 
mezarlıkların belediyelere devrolunduğu ve vakıf bütçesinin de müsait olmadığından dolayı Uşak Vilayeti’nce istenen mezarlık yardımın yapılmasına imkân görülmediğinin belirtilmiş120 olmasıdır. Burada yerel yönetimlerin işletilmediği ya da zayıf olduğu noktasına ulaşılabilir. Yerel yönetimlerin zayıf olduğu, işletilemediği bir durumda bazı dileklerin merkeze aktarıldığı gözlenmektedir. 

5. Dileklerin iletilmesi, görüşülmesi, karara bağlanması ve en önemlisi de uygulamaya konması oldukça zaman alıyordu. Öyle ki, bazı dileklerin görüşülüp 
karara bağlanma sürecine gelene kadar, yerine getirildiği anlaşılmaktadır. 

Örneğin; 

“Köy kâtiplerinin kaldırılması hakkındaki Maraş Vilayeti dileğinin de yerine getirildiği anlaşılmaktadır.”121 Dileklerin uzun bir süreçten geçerek merkeze iletiliyor olması, dileklerin geç yanıtlanmasına neden olmakta ve bu da 
halk tabanının sesini yeterince duyuramamasına neden olmaktadır. 

6. “Tek Partili yıllar boyunca dilekler genellikle siyasal konuları kapsamamıştır.”122 Siyasi içerikli, Hatay delegelerinin Türkçenin Eti Türkleri 
arasında yaygınlaştırılması dileği dışında, hiçbir dilekle karşılaşılmaması da ilgi çekicidir. Tek Parti yönetiminde, Askeri bürokrasi ve sivil bürokrasinin seçkinciliği 
ve belirleyiciliği, bu tür dileklerin getirilmesine engel olmuştur. Halk siyasi bir dilekte bulunma gereği mi duymadı, yoksa merkeze kadar gelen süreçte, bu 
türden dilekler dikkate mi alınmadı sorusu meçhuldür. Siyasi istek ve dilekle karşılaşılmadığı gibi askeri konularda da, halkın istek ve dileği oldukça sınırlı 
kalmıştı. Antalya (Korkuteli) ve Kırşehir’de birer askeri alay veya Kıt’a bulundurulması istekleri de “Askeri kıtaların konuşunun daha ziyade askeri lüzum 
ve icaplarına göre tespit ve tayin edildiği için bu dileklerin tervicine (destekleme) imkân görülmedi” şeklinde geri çevrilmişti. Sadece, memnu mıntıkalar 
(girilmesi yasak yerler) işaretlenmesi ile ilgili Kırıkkale dileği, encümenimizce nazarı dikkate alınması gerekli bir dilek olarak kaydedilmiştir.123 Ticari hayatın 
oldukça durgun olduğu ülkede ticaretle ilgili sadece bir dileğin olduğuna tanık oluyoruz. O da Afyon işinin gündeme gelmesidir. Dileklerin yoğunlaştığı 
konular ekonomi, sağlık, eğitim, adalet içerikli olduğunu gözlemliyoruz. Halk sosyo-ekonomik içerikli günlük yaşam pratiklerine dair dileklerde bulunuyor. 
Halk çok yoksul olduğu için hayat onlara pahalı geliyor. Bu nedenle, vergilerin affı ya da indirilmesi, temel tüketim mallarında fiyatların indirilmesi yönünde 
dilekler göze batıyor.
 
7. Tek Parti döneminde, koyu bir merkeziyetçilik söz konusudur. Tek Partili yıllarda, devletçi politika izlediğinden dolayı, yerel yönetimin de, merkezi 
yönetimin de tek bir partinin elinde olması durumu söz konusuydu. Böylelikle, yerel yönetimin tutumunun merkeze ya da merkezi yönetimin yerele sorun 
yaşatmıyordu. “1930 ve 1940’lı yıllar Türkiye’de Tek Parti yönetiminin hakim olduğu ve devletçi politikaların uygulandığı bir dönemdir. Bu nedenle, yönetim 
kademeleri arasındaki politik tercih ve öncelik farklılıkları, sonraki dönemlerde kıyaslanmayacak kadar belirsizdir. Diğer bir anlatımla, merkezi ve yerel düzeyler de net bir biçimde ayrışmış kamu harcama ve gelir sisteminden söz etmek zordur.”124 Bu bakış açısını da ardımıza alarak, bu dileklerden bazılarının kime ait olduğu (halkın mı, yerel yöneticilerin mi, parti yöneticilerinin ya da parti delegelerinin mi?) net olmadığını dile getirebiliriz. Maalesef eldeki kaynaklar, 
bunun net bir şekilde görülmesi için yeterli değil. Yine de, bucak, kaza ve vilayet kongrelerine yerel yöneticiler de katıldığı için bazı dileklerin içeriklerinden, yerel 
yöneticilerin ve parti temsilcilerinin dilekleri olabileceği yorumunu yapabiliyoruz. Örneğin, hükümet binası yapımını halktan kimler isteyebilir? Hükümet 
binası sorunu olsa olsa yerel yöneticilerin sorunudur diyebiliriz. 

8. Hükümetin, yerelden ve halktan gelen dileklerden bazılarını, çözüm noktasında, tekrar yerel yönetimlere, bazen de halka devrettiğine tanık oluyoruz. 

Örneğin, Ebe gönderilmesi dileğine ilişkin, “belediyeler tarafından ödeme yapılması koşuluyla hemen ebe gönderilecektir”125 şeklinde cevap verilmesi. Yine Encümen Raporu’nda, ortaokul yapımı dileğine ilişkin, bina yapımını yapacak olan yerlere (halkın da desteği beklentisi ile) öncelik verelim kararının çıkması 
da bu durumun göstergeleridir. 

9. Hatay sorunları ve dileklerinin de yurdun sorunları ve dilekleri ile benzer olduğuna tanık oluyoruz (Tablo 1). Tek farklı ve öne çıkan dilek, Eti Türkleri 
arasında Türkçe dilinin yayılması dileğidir. 

Son söz olarak, bugünkü bulunduğumuz noktadan geçmişi değerlendirirken anakronizme düşmemek gerekir. Ele alınan tarihsel, siyasal ve benzeri olgu kendi 
döneminin yapısal özellikleri çerçevesinde değerlendirmek gerekir. İşte bu bağlamda, parti-devlet bütünleşmesinin bir göstergesi olarak ele alınıp değerlendirilen Dilek Sistemi, işlerliği tartışmalı olmakla birlikte, Tek Parti döneminde, katılımcı demokrasinin yaşatılma çabası ve küçük çapta da olsa bir demokrasi platformu oluşturması açısından, demokrasiye geçiş hazırlığı olarak değerlendirilebilir. 

BU BÖLÜM DİPNOTLARI:

115 CHP 1940 Kongre Dilekleri, CHP Genel Sekreterliği Neşriyatı, 1940, s. 3. 
116 CHF Üçüncü Büyük Kongre Zabıtları, 10-18 Mayıs 1931, s. 108. 
117 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 21. 
118 a.g.e., s. 14. 
119 a.g.e., s. 25. 
120 a.g.e., s. 5. 
121 a.g.e., s. 13. 
122 Uyar, Tek Parti Dönemi ve Cumhuriyet Halk Partisi, s. 240. 
123 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 9. 
124 Ersoy Melih, Tarihsel Perspektif İçinde Türkiye’de Merkezi Yönetim-Yerel Yönetim İlişkisi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi (1989), C: 9, n. 1, 
S: 45-66 , s. 52. 
125 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 23. 

KAYNAKÇA 

AHMAD, Feroz, İttihatçılıktan Kemalizme, Kaynak Yayınları, IV. Basım, İstanbul, 1999. 
AHMAD, Feroz, Modern Türkiye’nin Oluşumu, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2002. 
AKANDERE, Osman, Millî Şef Dönemi Çok-Partili Hayata Geçişte Rol Oynayan İç ve Dış Tesirler 1938-1945, İz Yayıncılık, İstanbul, 1998. 
ALTAN, Mehmet, Birinci Cumhuriyet Üzerine Notlar, Birey Yayıncılık, İstanbul, 2001. 
ARON, Raymond, Demokrasi ve Totalitarizm, Çeviren: Vahdi Atalay, Kültür Bakanlığı Millî Eğitim Basımevi, İstanbul, 1976. 
AYDEMİR, Şevket Süreyya, İkinci Adam II, Remzi Kitabevi, 1999. 
BAŞAR, Ahmet Hamdi, Atatürk’le Üç Ay, AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Okulu Basımevi, İstanbul, 1945. 
BOZKURT, Mahmut Esat, “Barış Politikamızın Anlamı”, Ulus Gazetesi 26 Mayıs 1939. 
“CHP Kurultaylar Tarihi”, Bugün Gazetesi, 20 Mayıs 2010. 
Cumhuriyet Halk Fırkası Nizamnamesi (1927), Mete Tuncay, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931) (iç.), Tarih 
Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1999, S. 398-412. 
CHF Üçüncü Büyük Kongre Zabıtları 1931, 10-18 Mayıs 1931, İstanbul Devlet Matbaası, 1931. 
C.H.F. Nizamname ve Programı 1931, Mete Tuncay, Türkiye 
Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931) (iç.), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1999, S. 451-473. 
CHP Dördüncü Büyük Kurultay Görüşmeleri Tutulgası 9-16 Mayıs 1935. Ankara, Ulus Basımevi, 1935. 
CHP Tüzüğü, Partinin Dördüncü Kurultay’ında Onaylanmış Mayıs 1935, Ankara, Ulus Basımevi, 1935. 
CHP Beşinci Büyük Kurultay Zabıtları 29 Mayıs 1939- 3 Haziran 1939, Ulus Basımevi, Ankara, 1939. 
CHP Nizamnamesi 29 Mayıs 1939, Ulus Basımevi, Ankara, 1939. 
CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, Ankara, 29.05.939, y.e.b. (Yayınevi bilinmiyor). 
CHP 1940 Kongre Dilekleri, CHP Genel Sekreterliği Neşriyatı, 1940. “Cumhurreisimizin 2’nci Yılı”, Ulus Gazetesi 12 Aralık 1940, s. 1. 
DOĞAN, İlyas, “Türkiye’de Tek Partili Dönemde Sivil Toplum”, SBARD, Mart 2007, Sayı 9, s. 1 – 19. 
ERDOĞAN, Aydın, Cumhuriyet Halk Partisi Tüzükleri Dünü Bugünü 1923-2000, Kitap Yayınları, Ankara, 2000. 
ESMER, A. Şükrü, “CHP ve Cihan Sulhu” Ulus Gazetesi, 31 Mayıs 1939. 
ERSOY, Melih, “Tarihsel Perspektif inde Türkiye’de Merkezi Yönetim-Yerel Yönetim İlişkisi”, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi (1989), C: 9, n.1, S: 4566. 
ERYILMAZ, Tuğrul, “Radyo ve Radyoculuk”, Radyo ve Radyoculuk (iç.), Der. Sevda Alankuş, IPS İletişim Vakfı Yayınları: 8, 2003, İstanbul, s. 79-104. 
GIORGETTI, Filiz Meşeci, Betül Batır; “İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı Döneminde Eğitim Politikaları”, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları 
Dergisi, S: 13-14, 2008, s. 27-55. 
GÖKMEN, Özgür, “Tek Parti Dönemi Cumhuriyet Halk Partisinde Muhafazakâr Yönelimler”, Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce: Muhafazakârlık 
(iç), Cilt: 5 İletişim Yayınları, 2005, s. 132-153. 
GÖKÜŞ, Mehmet Ş., “Osmanlı İmparatorluğu’ndan Modern Türkiye’ye Yöneten-Yönetilen İlişkilerinin Gelişimi”, Süleyman Demirel Üniversitesi, İktisadi 
ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Y. 2010, C: 15, S: 3 s. 227-249. 
GÜLCAN, Yılmaz, Cumhuriyet Halk Fırkası (1923–1946), Alfa Yayıncılık, İstanbul, 2001. 
Halk Fırkası (1923) Nizamnamesi, Mete Tuncay, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931) (iç), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 
İstanbul, 1999, S: 375-384. 
HEPER, Metin, Türkiye’de Devlet Geleneği, Doğu-Batı Yayınları, 2006. 
KEANE, John, Demokrasi ve Sivil Toplum Avrupa Sosyalizminin Açmazları, Toplumsal ve Siyasal İktidarın Denetlenmesi Sorunu ve Demokrasi 
Beklentileri Üzerine, Çeviren: Necmi Erdoğan, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 1994. 
KOÇAK, Cemil, “Tek Parti Yönetimi, Kemalizm ve Şeflik Sistemi: Ebedi Şef/Millî Şef”, Modern Türkiye’de Siyasî Düşünce Kemalizm (iç.), C: 2, 
İletişim Yayınevi, İstanbul, 2002. 
KOÇAK, Cemil, Türkiye’de Millî Şef Dönemi (1938-1945) C: 2, İletişim Yayınları, İstanbul, 2003. 
KOÇAK, Cemil, Umumi Müfettişlikler (1927-1952), İletişim Yayınları, İstanbul, 2010. 
KOÇAK, Cemil, Türkiye’de İki Partili Siyasi Sistemin Kuruluş Yılları, İktidar ve Demokratlar C: 2, İletişim Yayınları, İstanbul, 2012. 
“Kurultayda Hararetli Müzakereler”, Ulus Gazetesi, 1 Haziran 1939. 
OKYAR, Fethi; “Ali Fethi Okyar’ın SCF Anıları”, Fethi Okyar’ın Anıları 
Atatürk, Okyar ve Çok Partili Türkiye (iç.), Osman Okyar-Mehmet Seyitdanlıoğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları, Ankara, 1999, s. 91-162. 
ÖZ, Esat, Türkiye’de Tek-Parti Yönetimi ve Siyasal Katılım, 1923-1945, 2. Cilt/Siyaset/sosyoloji dizi, Yayıncı, Gündoğan Yayınları, 1992. 
ÖZÇAĞLAYAN, Mehmet, “Türkiye’de Radyo Yayıncılığının Gelişimi 1926–1991”, İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi Dergisi, S: 14, 2002, s. 529- 557. 
PEKER, Recep, “Karar Günleri”, Ulus Gazetesi 29 Mayıs 1939, s. 1. 
SARIBAY, Yaşar Ali, Türkiye’de Demokrasi ve Politik Partiler, Alfa Yayınları, İstanbul, 2001. 
SEMİZ, Yaşar, “1923–1950 Döneminde Türkiye’de Nüfusu Arttırma Gayretleri ve Mecburi Evlendirme Kanunu (Bekârlık Vergisi), Selçuk Üniversitesi 
Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 27 (2010): 423-469. 
SÖNMEZ, Selahattin, “Büyük Kurultayın İçindeki Hava”, Ulus Gazetesi, 9 Haziran 1943. 
TANÖR, Bülent, Osmanlı- Türk Anayasal Gelişmeleri, Kaynak Yayınları, 4. Basım, İstanbul, 1999. 
TUNCAY, Mete, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1999. 
TURAN, İlhan, (Hazırlayan), İnönü Konuşma, Demeç, Makale, Mesaj ve Söyleşiler 1933-1938, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları 
No:98, Ankara, 2003. 
TURAN, Kemal, “Büyük Parti Kurultayında Dilekler”, Ulus Gazetesi, 14 Haziran 1943. 
TURAN, Murat, CHP’nin Doğu’da Teşkilatlanması (1923-1950), Libra Kitap, İstanbul, 2011. 
Ulus Gazetesi 27 Aralık 1938. 
Ulus Gazetesi, 25 Mayıs 1939. 
Ulus Gazetesi, 28 Mayıs 1939. 
Ulus Gazetesi, 30 Mayıs 1939. 
Ulus Gazetesi 31 Mayıs 1939. 
Ulus Gazetesi, 1 Haziran 1939. 
Ulus Gazetesi, 12 Aralık 1940. 
Ulus Gazetesi, 9 Haziran-14 Haziran 1943. 
Ulus Gazetesi, 19 Kasım 1947. 
Ulus Gazetesi, 24 Kasım 1947. 
Ulus Gazetesi, 2 Temmuz 1950. 
Ulus Gazetesi, 26 Kasım 1951. 
US, Asım, Asım Us’un Hatıra Notları, 1930’dan 1950’ye Kadar Atatürk ve İnönü Devirlerine Ait Seçme Fıkralar, Vakit Matbaası, İstanbul, 1966. 
UYAR, Hakkı, 1923’ten Günümüze CHP Tüzükleri Üzerine Genel Bir Değerlendirme, TÜSES İstanbul, İzmir, 2000. 
UYAR, Hakkı, Tek Parti Dönemi ve Cumhuriyet Halk Partisi, Boyut Yayınları, İstanbul, 2012. 
UZUN, Hakan, “Tek Parti Döneminde Yapılan Cumhuriyet Halk Partisi Kongreleri Temelinde Değişmez Genel Başkanlık, Kemalizm ve Milli Şef Kavramları”, 
ÇTTAD, IX/20-21 (2010/Bahar-Güz), s. 233-271. 
Yeni Sabah Gazetesi, 31 Mayıs 1939. 
YETKİN, Çetin, Karşı Devrim 1945-1950, Otopsi Yayınevi, 3. Basım, İstanbul, 2003. 
YARESİMOS, Stefanos, “Tek Parti Dönemi”, Geçiş Sürecinde Türkiye (iç.), Der. İrvin Cemil Schick- Ertuğrul Ahmet Tonak, Belge Yayınları, 2003. 
YILMAZ, Nihat, Doğan Kadir Can, İnankul Hakan, “Tek Parti Döneminde Bürokrasi Siyaset İlişkisinin Weberyan Değerlendirilmesi”, Ankara Üniversitesi 
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, C: 27, S: 3, 2013, s. 263-284. 

***

TEK PARTİ DÖNEMİNDE PARTİ-DEVLET BÜTÜNLEŞMESİNE BİR ÖRNEK., BÖLÜM 4

TEK PARTİ DÖNEMİNDE PARTİ-DEVLET BÜTÜNLEŞMESİNE BİR ÖRNEK: “DİLEK SİSTEMİ”  BÖLÜM 4


Milli Şef, Varlık Vergisi, Dilek Sistemi, 1939 CHP V. Kurultayı, CHP, Tek Parti Dönemi, Parti-Devlet Bütünleşmesi,Sevda MUTLU,

Eğitim ile İlgili Dilekler., 

Atatürk döneminde, eğitsel ve kültürel yapının yeniden inşaası, Batı medeniyetiyle bütünleşmiş, gelişmiş pozitivist bakış açısına sahip, modern ulusal dayanışmacı bir toplum meydana getirmeye yönelik olmuştur ve cumhuriyet eğitiminin başlıca hedefi çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak ve geçmekti.85 

Ancak, Kurultay’a ulaşan dileklerden de anlaşıldığı üzere, eğitim imkanlarının çok kısıtlı olduğunu anlıyoruz. Cumhuriyetin ilk yıllarında okuma yazma oranı %510 ve bu oran köylerde %1’e düşmekteydi. Eğitimle ilgili gelen dilekler arasında 85 yerde ortaokul ve lise açılması dileği vardı. 

1938-1939 öğretim yılında ortaokul sayısı 228’di ve lise sayısı ise 75’ti. 86 “Vilayet ve kazalarda yeni liselerin açılması konusundaki dileklere cevaben, mevcut liselerin takviyesi yapıldıktan sonra yeniden lise açılması düşünülmektedir. Parti programına göre mevcut liselerin takviye edilmesi emrolunmaktadır. 

Bu nedenle yeni lise açmadan, eldeki liselerin takviyesi tamamlanacak ve daha sonra yeni liseler açılacaktır.”87 ifadesiyle dilekler bir süreliğine ertelenmiştir. 
85 yerde ortaokul açılması dileğine ilişkin olarak hükümetin son dört yılda 41 yerde ortaokul açtığı ve bakanlığın plan ve program çerçevesinde 295 yerde ortaokul açmayı amaçladığı ve milli eğitim bakanlığının yapacağı eğitim şürasında verilecek karara göre ortaokul açılacak yerlerin sıraya konması ve bina yapmak gibi yardımda bulunan yerlerin ön safhada alınması muvaffak görüldü88 açıklaması yapılmıştır. Sanat okulu açılması dileği, “Kars, Iğdır, Kayseri, Seyhan, Trabzon, Çoruh (Muğrul) Vilayetlerinde istenen sanat mektepleri hakkında ise, bu gibi müesseselerin günden güne arttırılmasının Vekâletin en yüksek emellerinden bulunduğu ve imkan ve eleman nispetinde tezyit ve teşmil kılınacağı konuşuldu”89 şeklinde belirtilmiştir. 

Son dört yılda, 41 yerde ortaokulun açılmış olması ve ortalama her bir yıla on ortaokulun düşmesi, dönemin sosyo-ekonomik koşullarının oldukça kötü ve zor 
olduğu bilgisini vermektedir. 

 Eğitimle ilgili diğer dilek ve istekler ise şöyleydi: Özel mekteplerde imtihanların adil olmaması konusundaki dilek yerinde bulunmuş, bu nedenle, her talebenin aynı ilim ve fikir seviyesinde olması için ilk, orta ve liselerde bir devlet sınavı yapılması kararı verilmişti. Bu karar, “Hususi mekteplerde talebeye müsamaha yapılmasına müsaade edilmeyecek”90 başlığı ile haber olmuştu. Kitapların pahalı olduğu yönündeki dileğe karşılık, ülkemizde kitapların Avrupa memleketlerinden herhangi birisinden üç dört kat daha ucuza satılmakta olduğu ve Bakanlığın talebi karşılamak üzere bol yapraklı ve çok ucuz satılacak defterler hazırlanmakta olduğu bildirilmişti. Milli Kütüphane’nin açılması kararı da burada alınmıştı.91 

Eğitim konusunda Kurultay’a sunulan dilekler, daha çok okul açma, ders araç-gereçleri ile ilgili olup, eğitim çalışanları ile herhangi bir dileğin olmaması da dikkat çekicidir. 

Adliye ile İlgili Dilekler 

Adliye Bakanlığı ile ilgili dileklerin oldukça yoğun olduğuna tanık oluyoruz. 
Bu dilekleri üç kategoriye ayırarak şu şekilde değerlendirebiliriz: 

1. Adliye binası ve cezaevleri yapımı ile ilgili dilekler, 
2. Hâkim ve Noter tayini ile ilgili dilekler, 
3. Kanuni düzenlemelere ilgili dilekler. 

1. Adliye binası, Cezaevleri yapım ve mahkeme tesisi: Çanakkale, Denizli, İstanbul (Üsküdar), Kayseri (Develi) nin bu adliye binası dileği sırasıyla temine çalışılmakta nitekim bu sene tahsisatla Kastamonu ve Manisa adliye binalarının yaptırılacağı ifade olunarak olumlu bir cevap verilemediğini görüyoruz. Antalya, Gümüşhane, Erzincan ve Üsküdar’ın ceza evleri inşaatının ön sırada olduğu izah edildi. Mahkeme tesisi: nerelerde ne gibi mahkemelerin gerektiğinin yeniden 
saptandıktan sonra dilekte mevcut yerlere de kadro gönderileceği beyan olunmuştur. 

2. Hâkim ve Noter tayini, Hâkim tayinine ilişkin mevcut kadronun 275 olduğu ve her sene tezyit olunan kadro mucibince boşlukların doldurulmasına çalışıldığı cihetle dilekte mevzubahis olan yerlerin de bu meyanda kapatılacakları bildirildi.92 Ankara’ya üçüncü noter tayin edildiği fakat araştırma sonucunda Beykoz (İstanbul) lüzum olmadığı anlaşılmıştır.93 

3. Kanuni düzenlemelere ilişkin dilekler: Bahçe hırsızlığının ve hayvan hırsızlığının önüne geçilmesi için cezanın ağarlaştırılmasına ilişkin dilek, icra ve adli harç kanunlarında değişiklik, Borçlarını veremeyenler hakkında yeni hüküm ilavesine ilişkin dilekler94 görüşülmüştür. 

Mahkemelerin yetersizliği, davaların çok uzun sürmesi, dönemin en öne çıkan sorunlarından biriydi. Öyle ki, Atatürk, SCF’nin kurulması kararını aldığı yemekte, Samsun Valisi Kazım Paşa’ya ülkenin durumunu nasıl gördüğünü sorar, Kazım Paşa’da, halkın, özellikle de, mahkeme işlerinin sonuçlanmadığından şikayetçi olduğunu söylemişti.95 Söz konusu durumun dileklere de yoğun bir şekilde yansıdığına tanık oluyoruz. 

Ekonomi İle İlgili Dilekler 

Sanayi geliri olmayan yeni Türkiye, devletinin gelir kaynaklarını oluştururken vergiye ağırlık vermiştir. Dönemin sosyo-ekonomik özellikleri çerçevesinde 
alınan vergiler vatandaşı zorluyordu. Bu nedenle, ekonomik içerikli dileklerin en yoğun olduğu alan vergi affı ya da vergilerin düşürülmesi yönündeydi. Üç aylık 
yurt gezisinde Atatürk en çokhalkın vergilerlerden şikayetiyle karşılaşmıştır,“her gittiğimiz yerde halk müştereken vergilerin ağırlığından şikayet etti. Hiç bir 
yere tahsilat tam olmamış, hacizsiz hatta hapissiz vergi tahsili yapılmamış.”96 Halktan alınan, Buğday Koruma, Çeltik Muamele, Hayvan, Yol, Bina ve Arazi 
Vergisi gibi vergilerin kaldırılması ya da düşürülmesi dilekleri97 görüşülmüştü. 
Ekonomik içerikli diğer dilekler ise, bazı mallarda (şeker, mazot, gaz vs. maddelerinin fiyatlarının düşürülmesi yönünde olmuştur.

 Ayrıca, her taraftan fabrika veya imalathanenin yapımı dilek ve isteği de Kurultay’a taşınmıştı. Bu dilek karşısında İktisat Bakanı’nın şu açıklaması dikkat 
çekicidir: 

“Devletçi iktisadın bir sistem ve program dahilinde hareket etmek mecburiyetinde olduğu ve esasen plan harici fabrika ve imalathanelerin şahsi teşebbüsle meydana getirilmesinin mümkün bulunduğu ve sürprodüksiyon endişesiyle konulan kanuni kayıt ve tahditlerinin kaldırılmasının düşünüldüğü, bununla beraber memleketin her tarafından yapılan fabrika tesisi dileğinin birer zaruret ifadesi olduğunun göz önünde tutularak her bir yer dileği hakkında ayrı ayrı araştırmalar yapılacağı ve nitekim Erzurum ve Bursa’da birer şeker fabrikası tesisi mevzubahis olduğunu 
bildirdi.”98 

1930’larda uygulanan devletçi politikaların bir gereği olarak, 1933 yılında çıkarılan rekabeti önleme nizamnamesi olarak uygulamaya konulan kanun ve  uygulamalar ın kaldırılmasının düşünüldüğünü ve girişimcilerin de fabrika ve imalathane açmasının söz konusu olacağının belirtilmiş olması dikkat çekicidir. 

Bakanın bu sözlerinde, Bayar’ın bir yıllık (1937-1938) Başbakanlığı dönemindeki liberal uygulamalarının etkisinin olduğu sonucuna da varabiliriz. Ancak, çok 
partili siyasal hayata geçene kadar, bunun pek de böyle olmadığı görülmüştür. Yine de, İnönü’nün katı devletçiliği içerisinde, bu sözlerin sarf edilmesi, girişimcilik için küçük bir ışık niteliğindendir. 
Dilek ve isteklerin yoğunlaştığı ve halkın asıl önemsediği, hem vergi indirimi hem de bazı malların fiyatlarının düşürülmesi türünden ekonomik içerikli dileklere olumlu cevap verilmediğine tanık olundu. 

Sağlıkla İlgili Dilekler 

Yurdun pek çok yerinden gelen dileklerin yoğunlaştığı diğer bir alanın da sağlık olduğunu görüyoruz. Bataklıkların kurutulması, hastane, dispanser, doğumevi 
ve sanatoryum, eczane açılması, ebe ve hükümet tabibi gönderilmesi, frengi ve sıtma mücadelesinin yapılması gibi dilekler Kurultay’ın gündemine 
ulaştırılmıştı. 

Gerçekten de, Encümen Raporu’nda yer alan şu istatistik, dönemin sağlık koşullarının ne kadar yetersiz olduğunu gösterir niteliktedir. “Memleketimizde 
10.000 nüfusa yedi yatak isabet etmekte imiş. Bu nisbetin 10 senede 15’e çıkarılmasının programlaştırıldığı, Çoruh, Erzurum, Kütahya hastane işlerinin de bu program dahilinde olduğu anlaşıldı.”99 Hastanesi, eczanesi, ebesi, hekimi olmayan yerlerin varlığı, dönemin sosyo-ekonomik koşullarının kısıtlılığını gösterir 
niteliktedir. 

Diğer Dilekleri 

Tabloda yer alan, ancak tüm detayları ile çalışmada yer verilemeyen ama önemli sayılabilecek bazı dilekleri burada değerlendirilmesi uygun olacaktır. 

Başbakanlıkla ilgili dilekte, dikkati çeken ve karara bağlanan bir dilek var o da: İnönü Savaşı’nın meydana geldiği alanda, piyade siperlerinin olduğu yerde, İnönü heykelinin dikilmesi dileğidir ve kabul edilmiştir.100 Bu dileğin, İnönü’nün Cumhurbaşkanlığının ilk yılına denk gelmesi tesadüf olmasa gerek. 

Milli Şef olmasıyla birlikte, İnönü’nün statüsüne övgünün oldukça yaygın bir tutum olduğuna tanık oluyoruz. Bu dönemde, İnönü’nün hayatı ile ilgili de pek çok övgü niteliğinde yayın yapılmıştı. Öte yandan da, İnönü’nün de, Atatürk’ten sonra kendi imajını yaratıcı ve yüceltici uygulamaları olmuştu. İnönü’ye atfen yapılan at yarışları, düzenlenen kır gezileri, ansiklopedi ve kitapların ona ithaf edilmesi, bir takım yerlere onun isminin verilmesi, ona bir takım unvan ve payelerin layık görülmesi, bunlar arasındadır. Çeşitli sanat, eğitim, sportif ve kültürel faaliyetlere yönelik olarak verilen armağanlar: ‘İnönü Değerlendirme Armağanları’, 
‘İnönü Özendirme Armağanları’ adlarını taşımaktaydı.101

 Dikkati çeken ve karara bağlanan, ayrıca basında da geniş yer bulan, üzerinde durulması gereken bir diğer dilek de halka ucuz radyo temini dileğidir. 

Ulaştırma Bakanı Ali Çetinkaya, verdiği cevapta, bu hususta bir kanun lahiyası teklif edilmek üzere bulunduğunu, bu surette halkın 17-25 lira arası fiyatlarla 
birer radyo sahibi olabileceklerini ve halkın bunları kolaylıkla kullanabilmesi için ayrıca tedbirler derpiş edildiğini ve köylerin radyolanması için idarelerinin 
mecbur tutulmasını kaydetmiştir.102 Halka ucuz radyo verileceğine dair karar, dönemin basınında büyük puntolarla yer almıştı.

 I. Dünya Savaşı yıllarında, etkili bir propaganda aracı olarak radyo kullanımında patlama olmuştu. Türkiye’de devlet, 1930’lardan başlayarak radyo ile ilgilenmeye başlamıştır. Radyonun anında ve yaygın bir etkiye sahip olduğunun anlaşılmasın dan sonra 1936’da çıkardığı bir kararname ile devlet radyonun yönetimini doğrudan ele aldı ve radyoculuk tarihimizde ‘devlet tekelinde ve yönetiminde radyo’ diye adlandırılan bir döneme geçildi.103 

Bu dönemde, nüfusunun çoğunluğu köyde yaşayan köylüler için “Ziraat Takvimi Saati” gibi eğitim programları düzenleniyordu, “Ancak teknik problemler nedeniyle radyo çok iyi bir şekilde dinlenemiyordu.104 Devletin tekeline geçen radyo halkla hükümet arasındaki tek iletişim aracı niteliğindeydi. Hem Devletin, hükümetin 
ve CHP’nin halkına kendi varlığın hissettirebileceği bir araç olarak hem de halkın dış dünya ile bağlantısını kurabileceği yaygın ve etkili (çünkü diğer araçlardan gazeteye herkesin hemen ulaşması imkanı oldukça kısıtlıydı) bir araç olarak radyo temini önem kazanmıştır. Bu nedenle, kanuni bir düzenlemeyle halka ucuz radyo dağıtılması kararı, iki tarafı da olumlu birbirine bağlayan bir karar olmuştu. Öyle ki, devletin tekelinde olmayan radyo yayını için devlet halka ucuza radyo dağıtma kararı alır mıydı? 

Bazı yerleşim yerlerinin, belediye, nahiye, kaza olması yönünde dilekler olmuştu. Belediye memurlarının tekaüt (emeklilik) haklarının tanınmasına dair Isparta Vilayeti dileğine karşı, genel bütçeden temini olmayan bir sigorta usulünün tatbikine gidilmesinin düşünüldüğünü belirtilmiştir. Hükümet Konağı yapımı dileklerine ilişkin, hiç binası olmayan doğu vilayetlerinden başlayarak, Garp Vilayetlerine doğru hükümet konakları inşaasına bir plan dâhilinde devam 
edilmekte olduğu; yangın ve harap olan binaların tercihan yapılması gerektiği encümenimizce uygun görülmüştür. Polis teşkilatı sayısının arttırılması, köy işlerine ilişkin dilekler de görüşülmüştür.105 

Ziraat işlerine ilişkin dileklerin büyük bir çoğunluğu, alet, makine, tohum, çubuk, fidan temini veya bunların ucuzlatılması ve ıslahına ilişkin olmuştur. 

Memur istenilen yerlere de bu sene kadroya alınacaklardan kısmen gönderileceği bildirdi. Yardım ve zirai krediler hakkındaki dileklerin yerine getirileceği, tetkikat 
neticesinde lüzum görülen yerlere şube açılmasına veya ajan gönderilmesine çalışılacağı ifade edilmiştir. Orman işlerine ilişkin, Orman mahsullerini toplama 
işlerinde kolaylık gösterilmesi çareleri aranacağı bildirildi. Veteriner işleri dileğine ilişkin: damızlık ihtiyacını her yerde karşılamak için çalışılacağı ifade edildikten sonra aşı parasının onda bire kadar indirildiği ve bir kısımlarına da büsbütün parasız olarak dağıtılmaya başlandığı bildirilmişti.106 

Çocuk Esirgeme Kurumuna ait olan ve tütünden alınan hisse ile köy çocuklarına da yardım edilmesini isteyen Kocaeli (Gölcük) dileğinin yerine getirildiği bu kurumun başkanı ve Kırklareli mebusu Dr. Fuat Umay’ın izahından anlaşılmıştır.107 

Çok çocuklu yardım işine hükümetin fazla ehemmiyet vermesi, kimsesiz çocuklar için devlet yurtları açılması108 dilekleri de dikkati çeken dilekler arasında yer almaktadır. 
Kurultay tarihi 1939 olunca II. Dünya Savaşı gerçeğini de vurgulamak gerekiyor. 1939’da savaş patlak verdiğinde, Türk ekonomisi tek başına büyümek için gerekli ‘kalkışı’ yapmaktan hala uzak olsa da, büyük bir ilerleme kaydetmişti.109 Kurultay tarihlerinde, II. Dünya Savaşı rüzgârı esmekteydi. Dolayısıyla, 
Kurultay boyunca savaş konusu Ulus Gazetesi’nin başyazılarında yer almıştı110 . Kurultay’ın gerçekleştiği tarih II. Dünya Savaş’ı başlangıcından (Savaşın başladığı tarih olarak genellikle, Almanya’nın Polonya’yı işgal ettiği 1 Eylül 1939 kabul edilmektedir) yaklaşık olarak üç ay öncesidir. 

Dolayısıyla, Savaş rüzgarları esmekle birlikte henüz savaş başlamadığı için dönemin sosyo-ekonomik yapısında savaşın olumsuz etkilerinin olduğu 
söylenemez. Bu nedenle, söz konusu dilekler gerçekten de dönemim salt sosyo-ekonomik koşullarının yansımasıdır. 

Dilek Sisteminde gözden kaçmaması gereken bir nokta da, yurdun en ücra köşesinden gelen bir dileğin, görüşülüp karara bağlandığında tüm yurdu kapsıyor 
olmasıydı. Örneğin, Manisa’nın Demirci ilçesinden gelen İcarei zemin vergisinin111 kaldırılması dileğine yönelik karar (olumlu ya da olumsuz) tüm ülkeyi  ilgilendiri yor. Aslında özelde gelen dilekler, genelleştiriliyor ve her ili ve herkesi ilgilendiren bir karar haline geliyor. 

Dileklerin yerine getirilip getirilmediğini takip etmek, CHP Genel Sekreterliği’nin göreviydi. 

Encümen raporunda, dileklerin pek çoğu açık bir şekilde belirtilmediğinden dolayı, dileklerin kaç tanesinin kabul edilip, kaç tanesinin reddolunduğunun istatistiksel verilerine ulaşma imkanı (gerekli görmemize rağmen) ol(a)madı. Encümen raporunda, kapalı olan ve üstünkörü geçilen dilekler ise şöyle: Örneğin, eğitimle ilgili pek çok dilek görüşülüp karara bağlandıktan sonra, “diğer dileklerin bir kısmının tetkik edilip imkan aranacağı veya mahalline aidiyeti hakkında verilen izahat encümenimizce kafi görülmüştür.”112 

Yine örneğin, Nafıa dilekleri ile ilgili: “Diğer dileklere ait izahat da kafi görüldü. ”113 
Maliye Vekaleti ile ilgili; “diğer dileklerin bir kısmının esasen yerine getirildiği veya getirilmesinin mutassever olduğu, bir kısmının ise imkan dahilinde bulunmadığı hakkında verilen izahatler tatminkar görüldü”114 türünden Encümen Raporu boyunca devam eden genel ifadelerin varlığı dileklerin istatistiksel değerlerini vermemizi imkansız kılmıştır. 


BU BÖLÜM DİPNOTLARI:

85 Filiz Meşeci Giorgetti, Betül Batır; “İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı Döneminde Eğitim Politikaları”, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, 
S 13-14, 2008, s. 27-55, s. 28. 
86 Giorgetti, Batır, a.g.e., s. 50. 
87 Ulus Gazetesi, 31 Mayıs 1939, s. 7. 
88 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 17. 
89 a.g.e., s. 17. 
90 Yeni Sabah Gazetesi, 31 Mayıs 1939, s. 1. 
91 Ulus Gazetesi, 31 Mayıs 1939, s. 7. 
92 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 7. 
93 a.g.e., s. 8. 
94 a.g.e., s. 5. 
95 Fethi Okyar, “Ali Fethi Okyar’ın SCF Anıları”, Fethi Okyar’ın Anıları Atatürk, Okyar ve Çok Partili Türkiye (iç.), Osman Okyar-Mehmet Seyitdanlıoğlu, 
Türkiye İş Bankası Yayınları, Ankara, Şubat 1999, S: 91-162, s. 95-96. 
96 Başar, a.g.e., s. 64. 
97 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 16. 
98 a.g.e., s. 21. 
99 a.g.e., s. 24. 
100 a.g.e., s. 4. 
101 Osman Akandere, Millî Şef Dönemi Çok-Partili Hayata Geçişte Rol Oynayan İç ve Dış Tesirler 1938-1945, İz Yayıncılık, İstanbul, 1998, s. 56. 
102 Ulus Gazetesi, 30 Mayıs 1939, s. 6; 31 Mayıs 1939, s. 7. 
103 Mehmet Özçağlayan, “Türkiye’de Radyo Yayıncılığının Gelişimi 1926–1991”, İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi Dergisi, S: 14, 2002, 
s. 529- 557, s. 534-535. 
104 Tuğrul Eryılmaz, “Radyo ve Radyoculuk”, Radyo ve Radyoculuk (iç.), Der: Sevda Alankuş, IPS İletişim Vakfı Yayınları: 8, İstanbul, 2003, S: 79-104, s. 85. 
105 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 12-13. 
106 a.g.e., s. 26. 
107 a.g.e., s. 27. 
108 Ulus Gazetesi, 31 Mayıs 1939, s. 7. 
109 Ahmad, Modern Türkiye’nin Oluşumu, s. 123. 
110 Bkz. Mahmut Esat Bozkurt, “Barış Politikamızın Anlamı” 26 Mayıs 1939 Ulus Gazetesi, s. 1; Recep Peker, “Karar Günleri” 
29 Mayıs 1939, Ulus Gazetesi, s. 1; A. Şükrü Esmer, 
“CHP ve Cihan Sulhu” 31 Mayıs 1939 Ulus Gazetesi, s. 1. 
111 İcarei Zemin vergisi, üzerine yapı veya bağ vs yapılan araziye karşılık devlete verilen vergi. 
112 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 18. 
113 a.g.e., s. 9. 
114 a.g.e., s. 16. 

5. BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR..,,

***

TEK PARTİ DÖNEMİNDE PARTİ-DEVLET BÜTÜNLEŞMESİNE BİR ÖRNEK., BÖLÜM 3

TEK PARTİ DÖNEMİNDE PARTİ-DEVLET BÜTÜNLEŞMESİNE BİR ÖRNEK: “DİLEK SİSTEMİ”  BÖLÜM 3


Milli Şef, Varlık Vergisi, Dilek Sistemi, 1939 CHP V. Kurultayı, CHP, Tek Parti Dönemi, Parti-Devlet Bütünleşmesi,Sevda MUTLU,


DİLEK SİSTEMİ’NİN SOSYO-EKONOMİK BOYUTU: 1939 CHP V. BÜYÜK KURULTAY’I İSTEK VE DİLEKLERİNİN ANALİZİ 

Çalışmanın başında, Dilek Sistemi’nin demokratik gereklilik ve işlevselliğinin yanı sıra, sosyo-ekonomik boyutu ile de incelenmesi gerektiğini vurgulanmıştı. 
Burada, 1939 CHP V. Büyük Kurultay’ına gelen dilek ve isteklerin içerikleri, dönemin sosyo-ekonomik koşullarını ortaya koymak amacıyla çözümlenecektir. 
Ayrıca, bu kurultay örneğinde, dilek ve isteklere ilişkin CHP’nin tutumuna ve bu dilek ve isteklerin ne oranda cevap bulduğuna açıklama getirilerek, Dilek Sisteminin işlerliği tartışılacaktır. 

CHP V. Kurultay’ı 3 Haziran 1939’da 417 milletvekili ve 211 delegenin katılımıyla toplanmıştır. Milletvekili sayısının delege sayısından fazla olması (yaklaşık 
iki katı) parti-devlet bütünlüğünün ve egemenliğinin göstergesi olarak değerlendirebiliriz. 1939 CHP V. Kurultay hazırlıkları çok öncesinden başlamıştı 
ve CHP ocak, bucak, kaza kongrelerinden başlayıp sıra ile vilayet kongrelerinden gelen istek ve dikleler Kurultay’a sunulmak üzere tasnif edilmişti. Parti Umumi 
İdare Heyeti dilekleri “yapılması imkânı olanlar” ve “ana işlere” ilişkin olanlar şeklinde, 29 Mayıs’ta toplanacak olan Büyük Kurultay’a sunulmak üzere tasnif 
etmişti.60 Bu tasnif işlemi, basında, “Memleketin ihtiyaçları tespit ediliyor.”61 başlığı ile verilmişti. 

 Basının, Kurultay’a gelen dilek ve isteklerle yakından ilgili olduğuna tanık oluyoruz. “Dilek Sistemi Tek Parti boyunca yerel örgütlerin sosyal ve 
ekonomik sorunları ve buna bağlı olarak bazı istekleri dile getirme araçlarının en belli başlısıdır. Dilek Sisteminin kamuoyuna açık olması ve dileklerin 
yayınlanmaları bu sistemin etkinliğini arttırdığı gibi dikkat çekici bir nitelik de kazandırmaktadır.”62 CHP’nin resmi yayın organı olan Ulus Gazetesi’nin 
Kurultay’a gelen dilek ve isteklere ilişkin, “yurdun her tarafının ilgilendiği bu dilekler, memleket ihtiyaçlarının muhtelif mevzularda bilhassa aşağıdaki 
noktalarda toplandığını göstermektedir. Bu hulasaya atfedilecek dikkatli gözler halkımızın yurdun ve milletin terakki yolundaki intihabının ve yurt ihtiyaçlarıyla yakın ve şuurlu ilgisinin aksini görecekler... Bu dilekler tetkik edilince halkımızın yurt ihtiyaçlarıyla ne kadar yakından alâkalandığı iftiharla görülür.”63 haberinde dikkati çeken şey, halkın bilinçli bir şeklide ön plana çıkarılmasıdır. Halkın yurt sorunlarıyla ne kadar ilgili olduğu vurgusuyla, bilinçli bir şekilde, CHP, halkın gölgesinde mi? bırakılmak isteniyor sorusu akla gelmiyor değil. Oysa ki, halkın dilek ve isteklerini dikkate alan, ocak, bucak, kaza ve vilayet kongrelerinde bu dilek ve istekleri toplayan, Büyük Kurultay’da da görüşerek karara bağlayan ve nihayetinde de uygulayacak olan CHP’dir. 

İşin özü, halk vurgusunun altında yatan neden, Dilek Sisteminin en önemli işlevi ile ilgilidir; CHP’nin bir yandan halkı yönetime dahil etme isteğiyle, diğer yandan da halkı önemsediği algısını oluşturma çabasıyla doğrudan ilgilidir. 
29 Mayıs 1939 günü, Kurultay’ın açılış günü, Ankara baştanbaşa bayrak ve dövizlerle süslenmiş64, Kurultay, saat 10’da İnönü’nün açış konuşması ile 
başlamıştır. Kurultay açıldıktan sonra, Dilek Encümeni65 saat 14’te “Büyük Millet Meclisi’nde kendilerine tahsis edilen yerlerde toplanarak tevdi edilmiş olan mevzular üzerinde tetkiklerine başlamışlardır.”66 Kurultay’da görüşülen ve karara bağlanan dilek ve istekler, CHP V. Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu’nda yer almış ve bu rapor yayımlanmıştır. Raporun girişinde şu ifadeler yer almaktaydı: 
 “Büyük Kurultayca seçilen Dilek encümenimize Parti Genel sekreterliğinin 29.05.939 tarihli 2/14681 sayılı tezkeresiyle havale buyurulan vilayet kongreleri dilekleri alakalı Vekil ve Umum Müdürlerinin huzurlariyle ve büyük bir dikkat ve itina ile müzakere ve tetkik olundu. Parti teşkilat kademeleri takip ederek Yüksek Kurultayın ruznamesine kadar gelen bu dilekler halkımızın ehemmiyetli ihtiyaçları tebarüz ettirmesi ve ilk kademeden son kademeye kadar kongrelerimizin nazarı tasvibinden geçmesi itibariyle üzerinde kemali ehemmiyetle durulması lazım gelen bu dilekler Encümenimizce baştan nihayete kadar geniş bir surette incelenmiş ve bu meyanda üyeler tarafından yapılan teklifler de ehemmiyetle 
mütalea ve tetkik edilmiştir. Vekillerimizin encümenimizin çalışmalarını kolaylaştırıcı alaka ve duygularını şükranla kaydetmeyi vazife biliriz. 

Müzakere neticeleri hulasaten aşağıda olduğu gibi tertip sırasıyla tesbit edilmiş bulunmakla Yüksek Heyetin nazarı tasvibine saygılarımızla arz olunur.”67 

Yirmi beş kişilik Dilek Encümeni’nin altı delege ve on dokuz milletvekilinden oluşması, merkezin hakimiyetini göstermesi açısından dikkat çekicidir. 
Ayrıca, Dilek Encümen’inde Refet Bele’nin (İstanbul milletvekili), Bakanlardan Fethi Okyar (Adalet Bakanı), Ali Fuat Cebesoy (Bayındır Bakanı) gibi isimlerin 
yer alması da gözden kaçmaması gereken önemli bir ayrıntıdır. İnönü Cumhurbaşkanı olduktan kısa bir süre sonra, daha önce meclis dışında bırakılanların kırgınlıklarını gidermek amacıyla, 24 Mart 1939’da Dolmabahçe Sarayı’nda 1700 kişilik bir çay partisi verdi. Bu partiye tüm kırgınlar çağrılmıştı.68 Hazırlık yaptığı 1939 genel seçimleri, İnönü’nün barış politikasını sürdürmesine yardımcı olmuş 69 ve Fethi Okyar, Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Halide Edip Adıvar gibi isimleri tekrar kazanmıştır. 

“Yurdun her tarafından gelen ve her tarafını ilgilendiren bu dilekler, memleket ihtiyaçlarının çeşitli konuları şu noktalarda toplanmıştır.”70 

Söz konusu, dilek ve istekler, Dilek Encümeni Raporu’ndan 25 Mayıs-30 Mayıs 1939 tarihli Ulus Gazetesi’nden ve 30 Mayıs 1939 tarihli Yeni Sabah 71 gazetelerinden  yararlanılarak (Tablo1) yer verildi. Dilekler ve istekler ilgili bakanlıklara göre tasnif edilmiştir: 

Tablo 1: CHP Beşinci Büyük Kurultay’ına Gelen Dileklerin İlgili Bakanlık ve Kuruluşlara Göre Dağılımı Başbakanlığa (Başvekâlet) ait dilekler, Başvelaket müsteşarı Vehbi Demirel’in huzurunda görüşüldü 

• İnönü savaşının meydana geldiği alanda piyade siperlerinin olduğu yerde İnönü heykelinin dikilmesi kabul edilmiştir. 
   Evkaf Umum Müdürlüğü (Vakıflar Genel Cami ve eski eserlerin tamiri Müdürlüğü ) ile ilgili dilekler, 
• Arazi temliki (mülk olarak vermek) Vakıflar Genel Müdürü Fahri Kiper’in 
• Türlü dilekler: Mezarlıklarla il-Huzurunda görüşüldü. gili dilekler, Havza kaplıcalarının ıslahı ve İcarei zemin vergisinin kaldırılması Beden Terbiyesi Genel Direktörlüğü ile ilgili dilekler, Beden Terbiyesi Genel Direktörü General Cemil Taner’in 
• Beykoz, Fatih ve Üsküdar semtlerinde birer saha yapılmasına ilişkin dilekler Meteoroloji genel müdürlüğü ile ilgili dilekler, Genel Müdür Tevfik 
Noyan’ın huzurunda 
• Manisa Salihlide bir istasyon açılmasına dair dilek Adalet Bakanlığına (Adliye Vekâleti) ait dilekler, Adliye Vekili Fethi Okyar huzurunda görüşüldü. 
• Denizli, İstanbul (Üsküdar), Kayseri (Develi) nin adliye binası yapılması dileği 
• Cezaevi inşaatı dileği 
• Hâkim tayini 
• Bahçe hırsızlığının önüne geçilmesi 
• İcra ve adli harç kanunlarında değişiklik 
• Hayvan hırsızlığının önüne geçilmesi 
• Mahkeme tesisi 
• Noter Tayini 
• On liraya kadar alacak davalarına ihtiyar heyetlerinin de bakabilmesi 
• Boşanma işlerinde kolaylık gösterilmesine dair dilek MM Vekâletine dair dilekler, 
Vekâlet Ordu Dairesi Başkanı General Abdi Pandır’ın  huzurunda görüşüldü. 
• 
• Antalya (Korkuteli) ve Kırşehir’de birer askeri alay veya Kıt’a bulundurulması Memnu mıntıkalar (girilmesi yasak yerler ) işaretlenmesi ile ilgili 
Kırıkkale dileği İçişleri Bakanlığına (Dâhiliye Vekâleti) ait dilekler, Vekil Faik Öztrak’ın huzurunda görüşüldü. 
• 
• 
• 
• 
• 
• Belediye işleri: yeni belediyeler yapılması ve belediye memurlarına emeklilik maaşı bağlanması Nüfus işleri: Evlenme işlerinin hafiflettirilmesi, kayıtsız çocukların nüfusa kaydı, gizli nüfusun cezasız yazılması, nüfus memuru tayini ve 
Evlenmeyi teşvik için evlenmeyenlerden muayyen bir vergi alınması. 

Nahiye, kaza olması istenen yerlerle ilgili dilekler Hükümet Konaklarının yapımı ile ilgili dilekler Polis teşkilatı sayısının arttırılması ile ilgili dilekler Köy İşleri ile ilgili dilekler Maliye Bakanlığına (Maliye Vekâleti) ait dilekler, Vekil Fuat Ağralı’nın huzurunda görüşüldü. 
• Vergi üzerine dilekler: Hayvan Vergisinde indirim yapılması ve vergi alınmaması dilekleri, Yol, Bina ve Arazi Vergisi bakayasının affı, Motorlu değirmenlerde köylünün öğüttüğü undan vergi alınmaması dileği, Buğday Koruma Vergisi, Köylerdeki Bina Vergilerinin kaldırılmasına ilişkin dilek, Çeltik Muamele Vergisi Eğitim Bakanlığına (Maarif Vekâleti) ait dilekler, Vekil Hasan Ali Yücel’in huzurunda görüşüldü 
• 85 yerde ortaokul açılmasına ilişkin dilekler Ankara’da Milli Kütüphanenin açılmasına karar verilmiştir. Lise, sanat okulu açılması dileği, Milli Kütüphane açılması, Okul kitaplarının ucuzlatılması, Özel okullarda sınavın devlet tarafından yapılması Bayındırlık, Haberleşme, Ticaret ve İktisat 
• Demiryolları ve limanların inşaatı Bakanlığına (Nafia, Münakalat, Muhaberdileği at, Ticaret ve İktisat Vekâleti) ait dilekler, 
• Zahire hangarlarının yapılması Nafia Vekili General Ali Fuat Cebesoy, dileği Muhabere ve Münakale Vekili Ali Çetinka
• Posta merkezi açılması dileği ya huzurunda görüşüldü. 
• Halka ucuz radyo temini dileği İktisat Vekâleti ile ilgili dilekler, Vekil Hüsnü Çakır huzurunda görüşüldü 
• Şeker, mazot ve gazın ucuzlatılması dilekler Fabrika İnşaatı Ticaret Vekâleti ile ilgili dilekler, Vekil Cezmi Erçin’in huzuru ile tetkik olundu 
• Afyon işi satım işlerinin kolaylaştırılması Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına (Sihat ve İçtimai Muavenet Vekâleti) ait dilekler, Vekil Dr. Hulusi Alataş’ın 
huzurunda görüşüldü 
• Bataklık kurutulması Dispanser açılması Doğumevi ve sanatoryum açılması Eczane açılması ve sayısının arttırılması Frengi ve sıtma 
mücadelesi, Hükümet tabibi Gümrük ve Tekel Bakanlığına (Gümrük ve İnhisar Vekâleti) ait dilekler, Dilek Vekili Raif Karadeniz’in Huzurunda görüşüldü. 
• İspirtolu içkilere ait işler: Şarap fabrikalarının yapımı, içki fiyatlarının indirilmesi Tütün fiyatlarının indirilmesi, Tuz fiyatlarının indirilmesi 
Ziraat Bakanlığına (Ziraat Vekâleti) ait dilekler, Ziraat Vekili Muhlis Erkmen huzurunda incelendi. 
• Orman işleri: Orman mahsullerini toplama işlerinde kolaylık gösterilmesi ve Devlet ormanlarındaki yabani fidanların halka meccanen (ücretsiz) verilmesi. Veteriner işleri: damızlık ihtiyacının karşılanması Ziraat işleri: alet, makine, tohum, çubuk, fidan temini veya bunların ucuzlatılması Yardım ve zirai krediler hakkındaki dilekler Emlak ve eytam bankasıyla ilgili dilekler: Umum müdür Cevdet Gölet’in huzuru ile görüşüldü. 
• Şube açılmasına ilişkin dilekler Çocuk Esirgeme Kurumu ile ilgili dilekler Kurum Başkanı ve Kırklareli mebusu Dr. Fuat Umayın ile görüşüldü 
•  Çocuk esirgeme kurumuna ait olan ve tütünden alınan hisse ile köy çocuklarına da yardım edilmesini isteyen Kocaeli (Gölcük) dileği Kimsesiz çocuklar için devlet yurtları açılması Hatay’da parti teşkilatlanması henüz olmadığı için teşkilat ve dilek kongreleri yapılamadığından, Hatay delegelerinin ayrıca ilettikleri dilekleri 
• Hatay’da büyük sıtma yuvaları teşkil eden Amik bataklığının kısa zamanda kurutulması, Hatay’da en kısa zamanda sıtma ve trahom mücadelesi 
teşkilatının kurulması 
• Eti Türkleri arasında Türkçe dilinin kısa bir zamanda yayılması için Maarif ve Parti cephelerinden acil hareketler faaliyetlere geçilmesi 
• Antakya’da bir memleket hastanesinin yapılması, Demiryolunun Antakya’ya kadar uzatılması, Ziraat bankası ile diğer ticaret bankalarının kurulması, Hatay ile Türkiye arasındaki iktisadi mübadeledeki kayıtların derhal kaldırılması, İskenderun limanın vücuda getirilmesi Her ne kadar yurdun her tarafından gelen dilekler dense de, Tek Parti döneminde CHP’nin Doğu illerinin bir çoğunda örgütlenmesinin olmaması gözden kaçırılmamalıdır. 1939 V. Kurultay delege listesine bakıldığında, dikkat çekici noktaları şöyle sıralayabiliriz: Ağrı (3 milletvekili), Bingöl (2 milletvekili), Bitlis (2 milletvekili), Diyarbakır (7 milletvekili), Elazığ (5 milletvekili), Hakkâri (1 milletvekili), Manisa (6 milletvekili), Mardin (7 milletvekili), Siirt (4 milletvekili), Tunceli (3 milletvekili), Urfa (6 milletvekili), Van (3 milletvekili) illerinin delegeleri yok, sadece milletvekilleri Kurultay’a katılmıştı.72 

CHP’nin parti (ocak, bucak, kaza ve il) örgütlenmesinin olmadığı Doğu illerinde 73, halkın dilek ve istekleri doğrudan üst mekanizmalara taşınamıyor ve Dilek Sistemi 
bu illerde işlemiyordu. Sadece illerin yerel yöneticileri ve bölge müfettişleri 74 aracılığıyla ihtiyaçlar saptanıp üst mekanizmalara iletiliyordu. 

Bakanlar ve Genel Müdürlerin huzurunda görüşülen dilek ve isteklerin tüm detaylarının burada verilmesine imkan yoktur. Ancak çalışmanın amacına hizmet 
edecek şekilde, dilek ve isteklerin sosyo-ekonomik çözümlemesini; Modernleşme, Eğitim, Adalet, Ekonomi, Sağlık ve diğer konularla ilgili dilekler, alt başlıkları şeklinde değerlendirmeye çalışılacaktır. 
Modernleşme Projesi Bağlamında Dileklerin Analizi Atatürk’ün başlattığı modernleşme hareketlerinin en başında hukuksal düzenlemeler yer alıyordu. Toplumsal yapıda istenilen modern değişim ve dönüşüme, İsviçre’den Medeni Hukuk (1926), Almanya’dan Ticaret Hukuku (1926), İtalya’dan Ceza Hukuku (1926) alınarak ve hukuksal zorunluluk ile yön verilebileceği düşünülüyordu. Ancak modernleşme bağlamındaki bu hukuksal uygulamaların beraberinde bazı sorunları getirdiği, Kurultay’a iletilen dilek ve isteklerde görülmektedir. Başka toplumların ihtiyaçları için yürürlüğe konulan hukuki uygulamaların bir başka toplum tarafından uygulanması ve kabul görmesi sosyolojik olarak bazı zorlukları da beraberinde getirmekteydi. Söz konusu hukuksal yenilik ve uygulamalar, kendi iç dinamikleriyle meydana gelmediği için, toplumsal yapıda yavaş ve sorunlu olmaktaydı. Özellikle de, Medeni Hukuk alanındaki uygulamaların toplumsal pratiğe yansımasında, hukuksal olan ile gelenekselin uyumsuzluklarından doğan sorunlar yaşanmıştır. Bu sorunların, dilek ve isteklere yansıdığına tanık oluyoruz. Hükümet, halkın hukuksal düzenlemelere uyması için bazı yaptırımlar uygulamaya koymuştu. Hükümetin bu uygulamaları karşısında da halkın, hükümetten yaptırımlarını yeniden düzenlenmesi ya da kaldırılmasına yönünde dilek ve isteklerde bulunduğunu görüyoruz. 

 Söz konusu durumu, “Kayıtsız Çocukların Cezasız Yazılması” ve “Resmi Nikah” dileği örneğinde aşağıdaki şemada formüle edebiliriz: 

Yukarıda formüle edilen, “kayıtsız çocukların nüfusa kayıt edilmeleri ve bugüne kadar kayıt yaptırmamış olan vatandaşların cezasız nüfusa kayıt edilmelerinin 
teminine ilişkin dilek”75 şu gerçeği sergilemektedir: çocukların nüfusa kayıt olabilmeleri için anne-babalarının resmi nikah yaptırmaları zorunluluğu var. 
Dolayısıyla çocuklarını kayıt yaptırmak isteyenlerin de öncelikle para cezasını ödemesi gerekiyor. Oysa çocuklarını nüfusa kayıt yaptırmalarını zorunlu hale 
getiren ceza, fakirlik içindeki halk için işi daha da zorlaştırmaktaydı. Halkın kayıt yaptıramamasının en önemli nedeni ise nikâhlarının resmi olmamasından ve 
çok eşle evli olmasından kaynaklanmaktaydı. Evlenme işlerinin hafifletilmesine ilişkin Bilecik, Çorum, Denizli ve Yozgat Vilayeti dilekleri görüşülerek, evvelce 
600 kuruştan ibaret olan evlenme harç masrafının 261 kuruşa indirilmesi ve evlenme kâğıtlarının da parasız verilmesi kararlaştırılmıştır.76 Böylelikle resmi 
nikâh sorununa getirilmeye çalışılan çözümle birlikte, kayıtsız çocukların ceza-sız nüfusa kaydına ilişkin dileğe de şöyle cevap verilmişti: “kayıtsız çocukların 
nüfusa kaydı, gizli nüfusun cezasız yazılması için Afyon, Çorum, Denizli vs. Vilayetler dileğinin 2576 numaralı kanuna göre bir buçuk ay müddetle cezasız 
olarak yapılan bu nevi nüfus muamelelerinin görülen lüzum üzerine kayıtlarının bir sene daha uzatıldığı bundan sonra bir daha uzatılma veya affının halk üzerinde 
ruhi ve içtimai bakımdan eyi bir tesir yapmayacağı gibi mübalatsızlığa da yol açar. Nüfusu çok olan kazalara bağlı uzak mesafedeki nahiyelere bütçe müsaadesi 
nispetinde birer nüfus memuru tayininin hükümetçe tahakkuk ettirilmesi düşünülen gayelerden biri olduğu, Evlenmeyi teşvik için evlenmeyenlerden 
muayyen bir vergi alınması işinin henüz tetkik edilmeyen bir mevzu bulunduğu anlaşıldı.”77 

Cumhuriyet tarihine “bekârlık vergisi” olarak geçen, aslında tam olarak uygulanamayan evlenmeyi teşvikin dilek ve isteklerde yer aldığına tanık oluyoruz. 
Birinci Dünya Savaşı sadece siyasi sonuçlar doğurmamış, ülkenin demografik yapısını da etkilemişti. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren evlenmenin 
özendirilmesi ve nüfus artışı sürekli olarak desteklenmiştir. Bekârlık Vergisi, uygulamaya girmese de, bekârlığı caydırmaya yönelik kanun teklifleri verilmiş ve 
dönemin basınında sürekli tartışılmıştır. “Atatürk ve yönetici kadrosu 1926’dan itibaren nüfusu arttırmak için doğrudan ya da dolaylı olarak bir çok düzenleme 
yaptılar.”78 1920’li yıllarda ihtiyaç duyulan genç nüfus eksikliğine çözüm bulmaya çalışan bir kanun teklifinde 25 yaşını doldurup henüz evlenmemiş olan 
25 yaş erkeklerden vergi alınmasını istiyordu. Aynı teklif, 1921’de evliliğin başlangıcı 18 sonu 25’tir diye bir kanun teklifi daha verildi ve yine kabul edilmedi. 
Ancak Bekârlık Vergisi Kanunu Türkiye’nin hem askeri hem de ekonomik açıdan zorluklarla karşılaştığı her dönem sürekli gündeme gelmeye devam etti. 

Nitekim 1929 ekonomik iç hazinenin arttırılması için 1929’da bekârlık vergisinin alınması kanun teklifinde bulunuldu. 1930 da bir kez daha yenilenen vergi 
teklifinde evlenme yaşı erkeklerde 17, kızlarda ise 15’ti. II. Dünya Savaşı’nda da bir kez daha kanun teklifi sunuldu, ancak kabul edilmedi. Hükümet 1944 yılında 
gelir vergisi kanunu görüşürken kanunun 90. maddesi ile “bekârlık zammı” başlığı altında yasalaştı.79 

Boşanma işlerinde kolaylık gösterilmesine dair olan Ordu Vilayeti dileği önemli bir tartışma konusu olmuştur. Boşanma davalarının kolaylaştırılmasına ilişkin dileği, Adliye Vekili Fethi Okyar, bu konudaki kanunların yeterli olduğunu ve ayrıca bunun toplum düzeni açısından sakıncaları olacağını bildirerek reddetmiştir.80 “Ayrılık kararının kaldırılması hakkında yapılan müzakere ile ortada yalnız karı-koca meselesi olmayıp, fevri asabiyetlerin geçici mahiyetleri ve yetim düşecek olan ve hiçbir suçu olmayan çocukların düşünülmesi icap edeceği öne sürülerek genel ahlak ve toplumsal boyutuyla oldukça hassas olan bu meselenin inceden inceye tetkike değer bir mevzuu olduğu anlaşılmıştır.”81 Boşanma ile ilgili takınılan bu tutumu, CHP’nin muhafazakâr eğilimlerinin bir göstergesi olarak değerlendire biliriz. Tek Parti dönemi boyunca “radikal” bir modernizm projesinin uygulanmıştır. Türkiye’de modernleşme sürecinin muhafazakâr bir tarzda ilerlemesine yön verilmiştir.82 

Kemalizm gerçekten de, büyük ölçüde bir sürekliliğe sahip olduğu İttihatçı siyasal düşünceyle ilerleme fikrinin temellerini Fransız Devrimi ve Aydınlanmadan 
alması nedeniyle muhafazakâr siyasal düşüncenin karşısında oldu. Birbirine karşıt görünen siyasal tutumlar geleneksellik-modernizm, muhafazakârlık-radikalizm, milliyetçilik-toplumculuk Cumhuriyetin ilk yıllarında yan yana bir çok durumda da iç içe var oldular.83 

CHP’nin ideologu Ziya Gökalp’ın de hars ve medeniyet ayrımında dikkat çektiği gibi var olan kültürün temel değerlerini koruyarak harsçı bir tutum sergilemiş, 
başlattığı modernleşme süreciyle de Batı medeniyeti içerisinde yer almaya mücadelesini sürdürmüştür. Öyle ki, CHP’nin muhafazakâr eğilimine bir örneğini 
de 1939 V. Kurultayında yapmış olduğu bazı program değişikliklerinde de görmek mümkün; Programın Milli Talim ve Terbiye bölümünün 4. Maddesi Halk Terbiyesi’nin b şıkkında; “Asrımızda sinemanın halk kitlelerinin ahlak ve karakteri üzerine yaptığı müspet ve menfi tesirler göz önüne getirilerek milletimizin 
yüksek ahlakını ve sahabetli karakterini ifsat etmeyecek ve bilakis manevi bünyemizin Sihat ve selametini temin edecek bir terbiye vasıtası olarak inzibat 
altına alınması ve alakadar makamlarca daha sıkı bir murakabeye tabi tutulabilmesi için eski 50. madenini bu işe tesiri ve yeni program projesinde 30. madde olarak tespit edilmiştir.” 84 

CHP bir taraftan modernleşme politikası izlerken öte yandan da milletin yüksek ahlakını ve değerlerini korumaya çalışıyordu. 

Sonuç olarak denilebilir ki, Kurultay’a sunulan bu dilekler bir anlamda, Ankara’daki parti tarafından, TBMM tarafından yasalaştırılan kanunların uygulamasında ortaya çıkan uygulama sorunlarının halk tarafından Ankara’ya iletilmesi sürecidir. 

BU BÖLÜM DİPNOTLARI:

60 Ulus Gazetesi, 25 Mayıs 1939, s. 1. 
61 Yeni Sabah Gazetesi, 31 Mayıs 1939, s. 1. 
62 Uyar, Tek Parti Dönemi ve Cumhuriyet Halk Partisi, s. 241. 
63 Ulus Gazetesi, 25 Mayıs 1939, s. 1. 
64 Ulus Gazetesi, 30 Mayıs 1939, s. 1. 
65 Dilek Encümeni şu kişilerden oluşuyordu: Dilek Encümeni Başkanı İsmet Eker (Çorum Mebusu), Mazbata Muharriri Rıza Erten (Mardin Mebusu), 
Kâtip Fakihe Öymen (İstanbul Mebusu), Azalar: Şakir Kınacı (Ankara Mebusu), Tevfik Aslan (Kastamonu Mebusu), Hüsnü Yaman (Manisa Mebusu), 
Şevki Alpagut (Niğde Delegesi), Gl. Refet Bele (İstanbul Mebusu), Nazım Toker (Kayseri Mebusu), Talat Onay (Giresun Mebusu), Asım Bektaş (Yozgat 
Mebusu), Şevket Erdoğan (Gümüşhane Mebusu), Muzaffer Akpınar (Balıkesir Mebusu), Nihat Arkat (Zonguldak Delegesi ), Tevfik Temelli (Bitlis Mebusu), 
Munip Boya (Van Mebusu), Raşit Usumu (Çanakkale Mebusu), Hayrullah Özbudun (Çorum Delegesi), Dr. Akif Arkan (Çankırı Mebusu), 
Ragıp Akça (Kocaeli Mebusu), Tahir Tüfekçi (Tokat Delegesi Mebusu), Ziya Kayran (Maraş Mebusu), Alaettin Tiritoğlu (Kütahya Mebusu), 
Dr. Tuğamiral H. Şinasi Erel (İstanbul Mebusu), Ekrem Pekel (Yozgat Mebusu). Bkz. CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, 
Ankara, 29.05.939, y.e.b. (Yayınevi bilinmiyor), s. 3. 
66 Ulus Gazetesi, 30 Mayıs 1939, s. 6. 
67 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 3. 
68 Asım Us, Asım Us’un Hatıra Notları, 1930’dan 1950’ye Kadar Atatürk ve İnönü Devirlerine Ait Seçme Fıkralar, Vakit Matbaası, İstanbul, 1966, s. 358; Çetin Yetkin, Karşı Devrim 1945-1950, Otopsi Yayınevi, İstanbul, 3. Basım Aralık 2003, s. 51. 
69 Cemil, Koçak, Türkiye’de Millî Şef Dönemi (1938-1945) C: 2, İletişim Yayınları, İstanbul, 2003, s. 41. 
70 Ulus Gazetesi, 25 Mayıs 1939, s. 5. 
71 Ulus Gazetesi, 25-26-27, 28, 29, 30 Mayıs 1939, Yeni Sabah Gazetesi, 30 Mayıs 1939. 
72 V. CHP Büyük Kurultay Delege ve Milletvekili tam listesi için Bkz. CHP V. Büyük Kurultay Zabıtları 29 Mayıs 1939- 3 Haziran 1939, 1939 
Ankara Ulus Basımevi, s. 10-18. 
73 CHP’nin Tek Parti döneminde Doğu Örgütlenmesi için Bkz., Murat Turan, CHP’nin Doğu’da Teşkilatlanması (1923-1950), Libra Kitap, 2011, İstanbul. 
74 Umumi Müfettişler hakkında detaylı bilgi için Bkz., Cemil Koçak, Umumi Müfettişlikler (1927-1952), İletişim Yayınları, 2010, İstanbul. 
75 Ulus Gazetesi, 30 Mayıs 1939, s. 6. 
76 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 11. 
77 a.g.e, s. 11. 
78 Yaşar Semiz, “1923–1950 döneminde Türkiye’de Nüfusu Arttırma Gayretleri ve Mecburi Evlendirme Kanunu (Bekârlık Vergisi), 
Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 27 (2010): 423-469, s. 430. 
79 a.g.e. 
80 Ulus Gazetesi, 30 Mayıs 1939, s. 6. 
81 CHP Beşinci Büyük Kurultay Dilek Encümeni Raporu, s. 8. 
82 Özgür Gökmen, “Tek Parti Dönemi Cumhuriyet Halk Partisinde Muhafazakâr Yönelimler”, Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce: Muhafazakârlık (iç), 
C: 5 İletişim Yayınları, 2005, S: 132-153, s. 133. 
83 a.g.e., s. 132-133. 
84 Ulus Gazetesi, 1 Haziran 1939, s. 4. 

4. BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR..,,

***