Kuruluşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuruluşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2017 Salı

İYİ PARTİ’NİN KURULUŞU


İYİ PARTİ’NİN KURULUŞU,









Bir milletin siyasi alın yazısında mevki sahibi olabilmek için onun ihtiyacını görebilmek ve onun kudretini takdirde ehliyet sahibi olmak birinci şarttır. 
Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1927)
Siyasi Partiler Demokrasilerin temel direğidir.
PARTİLER BÜTÜN UNSURLARI İLE DEVLETİN YÖNETİMİNE TALİPTİR.
Devlet yönetimi ise çok ciddi, çok karmaşık , üstün bilgi, beceri ve büyük özveri isteyen bir kutsal bir iştir. Gerek muhalefette ve gerekse iktidarda olsun bütün partilerin merkezi ve yerel yönetimlerde önemli işlevleri vardır. Demokrasilerde halkın doğrudan yönetime katılması ancak partiler vasıtası ile olur.
İktidar olmak ne kadar önemli ise, onu denetleyen ve her zaman iktidarın alternatifi olduğunu göstermek durumunda bulunan muhalefet partileri de en az iktidar kadar önemlidir.
Türkiye’nin 87 nci siyasi partisi olarak 25 Ekim 2017’de kuruluşunu ilan eden İYİ PARTİ’nin Türk siyasi yaşamına yeni ve olumlu gelişmeler getireceğine ve 15 yıldır seçim kaybetmeyen Ak Parti için ciddi bir rakip olacağına inanıyorum.
Birçoğunu yakından tanıma fırsatını bulduğum her biri kendi alanlarında isim yapmış uzman kişilerden oluşan Kurucular Kuruluna devletimiz ve milletimizi yönetmek uğruna çıktıkları zorlu ve kutsal yolda üstün başarılar diliyorum.
Tarihi motiflerden esinlenerek kabul ettikleri İYİ ismi ve GÜNEŞ simgesinin etrafında bölünmüş ve parçalanmış Türk milletinin yumruk gibi bir araya gelerek yeniden güçlü bir devlet oluşturmasını umut ediyorum.
Yolları hayırlı ve açık olsun…

***

9 Mart 2017 Perşembe

Bu Nasıl ' İnsani yardım ' Kuruluşu?


Bu Nasıl ' İnsani yardım ' Kuruluşu?



Mustafa Mutlu


Hatay İl Jandarma Komutanlığı'na gelen ihbarı değerlendiren jandarma ekiplerinin durdurduğu yardım TIR'ında silah ve mühimmat bulunmuş... İşin ilginci MİT, bu aracı jandarmaya arattırmamak için saatlerce direnmiş!
Peki; bu TIR, hangi yardım örgütüne aitmiş dersiniz?

İHH'ye...
Bu İHH'yi çok duyuyorsunuz ama çoğunuz ne olduğunu, kimler tarafından neden kurulduğunu bilmiyorsunuz...

***
Türkiye'deki ayağının açık adı, İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı. Ancak bu dernek sadece Türkiye'de örgütlü bir dernek değil...
IHH'nın uluslararası arenadaki açılımı da Internationale Humanitaere Hilfsorganisation...

1995'de, Müslüman Bosnalılar'a yardım amacıyla kurulmuş...
Almanya'daki ve Avrupa'daki IHH'leyle Türkiye'deki İHH İnsani Yardım Vakfı her ne kadar aynı kuruluş gibi algılansa da aslında her biri ayrı tüzel kişiliklere sahip...

Yani; Tıpkı Deniz Feneri Derneği ve Almanya'daki Deniz Feneri e.V gibi...

***
Peki; İHH'nin amacı ne?

Bu sorunun yanıtı kuruluşun internet sitesinde şöyle verilmiş: "Yeryüzünde adaletin hâkim olması, iyiliğin her yere yayılması ve tüm mazlumlara ihtiyaç duydukları insani yardımı ulaştırarak onurlu bir yaşam sunmak."
Ama yardımlar nedense sadece İslamcı mazlumlar için yapılıyor.

***
İHH'nin Türkiye'de etkin bir kuruluş haline gelmesinde Deniz Feneri'ne yapılan yardımların azalmasının çok büyük rolü var...
Çünkü bu kuruluş da tıpkı Deniz Feneri e.V ve Deniz Feneri dernekleri gibi Almanya'da ve Türkiye'de İslami duyarlılıkları yüksek vatandaşlarımızın yardımlarıyla ayakta duruyor. Deniz Feneri'nin yolsuzluk iddialarıyla yıpranmasının ardından, yardım toplama faaliyetinin ağırlıklı olarak İHH'ye kaydığı biliniyor.

***
İHH ile AKP arasında görünürde hiçbir ilişki bulunmuyor.
Ancak AKP yöneticilerinin çoğu Deniz Feneri Derneği yöneticileriyle nasıl yakın arkadaşlık içindeyse, bu kuruluşa da o kadar yakınlar.
Hatırlarsınız; 2010 yılında Gazze'ye insani yardım götüren İHH gemisine İsrail'in düzenlediği kalleş saldırıda çok sayıda vatandaşımız ölmüştü.
İşte; o vatandaşlarımızın önemli bir bölümü o gemiye AKP iktidarının talimatıyla "vizesiz" binmişti.

Ayrıca İHH gemilerinin Türk limanlarından usulsüz bir şekilde çıkış yapmalarına izin veren liman görevlileri hakkında da işlem yapılmamıştı.
İHH, son yıllarda ise tüm enerjisini Suriyeli muhalif gruplara yaptığı yardımlara harcamaya başladı.

***
İşte; şimdi bu İHH'nin yardım TIR'ında silah ve mühimmat bulundu...
Siz şaşırdınız mı bilmem ama...

Nedense benim içimden " Şaşırmak " falan gelmiyor.

GÜNÜN SORUSU

Üç kamuoyu araştırma şirketinin ayrı ayrı yaptığı anketlere göre yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, AKP'nin oyunda en az iki, en çok beş puanlık düşmeye neden olacakmış! Sorum bu araştırma şirketlerinin yetkililerine:
Bu sonuçla "Onlar için rüşvet de yolsuzluk da fazla önemli değil" diyerek, AKP seçmenine hakaret etmiş olmuyor musunuz?

Beş Yıldızlı Metris!

Beş yıldızlı Metris! Metris, Türkiye'nin kızaran yüzüydü.
Bugüne kadar binlerce hukuk cinayeti işlenmişti bu dört duvar arasında; işkencenin en gaddarı yapılmıştı.

Analar çocuklarının yüzlerini bir saniye olsun görebilmek için aylarca kapı önlerinde bekletilmişti.
Ancak şimdi bakan çocukları, zengin işadamları, banka genel müdürleri falan konuk oldu ya...

Kurallar da değişti!

Yıllardır devrimcilere her türlü insanlık dışı muameleyi yapan cezaevi yönetimi ve savcılar; birden bire "beş yıldızlı otel yöneticisi" havasına girdiler.

***
Cezaevinin kapısından lüks makam arabaları giriyor; içinden bakanlar, bakan hanımları, milletvekilleri, sosyete mensupları çıkıyor... Getirdikleri paketler aranmıyor, içeride saatlerce kalıyorlar, oğullarıyla, eşleriyle çay kahve içip yemek yiyorlar!

Yani tüm kuralları alt üst oldu, zulmüyle bilinen Metris Cezaevi'nin!

***
Cezaevi Müdürü'ne, Cezaevi Savcısı'na soruyorum:
Bakan Çocukları hani koğuşlarda ve hangi olanaklarla kalıyorlar? Örneğin Masanızı, Telefonunuzu kullanıyorlar mı?
İnfaz koruma memurlarına ofis boy muamelesi yapıyorlar mı?
Nasıl oluyor da onların ziyaretçilerine istedikleri zaman izin verilebiliyor?
Ve son soru:

Böyle davranmanızı sizden kim istedi? Adalet Bakanı mı?

Günün İsyanı!

Vatan Gazetesi'nde Erdoğan Demirören'in son kurbanı, beş aydır zatürre tedavisi gören usta röportajcı kardeşim Mine Şenocaklı olmuş... Mine de " Dön kardeşim" çağrılarına uymamış olacak ki işten çıkarılmış... İsyanım, emekle ve ekmekle oyuncak gibi oynayan bütün işverenlere:

Aldığınız Ahlar Çıkmaz mı Sanıyorsunuz?


***


***