27 Ocak 2018 Cumartesi

PTT ÖZELLEŞTİRMESİ VE KAYBEDİLEN DEĞERLERİMİZ BİR TALANIN HİKAYESİ, BÖLÜM 2

PTT ÖZELLEŞTİRMESİ VE KAYBEDİLEN DEĞERLERİMİZ BİR TALANIN HİKAYESİ, BÖLÜM 2


SORUN 2: TÜRK TELEKOMDAKİ KAMU HİSSELERİNİN HALKA ARZI ve TÜRK TELEKOMDAN AYRILANLARIN DURUMU

12/5/2001 gün ve 4673 sayılı kanunun 3 md. İle değişik 406 Sayılı Kanunun Ek 17. maddesinde; “Türk Telekom hisselerinin satışında Türk Telekom ile T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü çalışanları ve küçük tasarruf sahiplerine %5 pay ayrılır. Bu payın satışı halka arz yöntemiyle ve sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilir. Değer tespiti sonuçları ile satışa sunulacak hisselerin ne kadarının ve hangi satış yöntemiyle satılacağına, çalışanlar ve küçük tasarruf sahiplerine ayrılan % 5’lik payın ne oranda satılacağına, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının görüşü ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir.” Hükmü yer almaktadır.
Yasa koyucu, bu hükmü kanunlaştırırken 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Kanunun ilgili hükümlerini esas almış ve Türk Telekom ve PTT personelinin, telekomünikasyon hizmetlerine yaptığı katkıyı dikkate alarak ve özelleşme sonrası hak kaybına uğrayabileceğini gözeterek, Halka arzda PTT ve Türk Telekom Personeline ayrıcalık tanımıştır. Bu husus 4000 sayılı Kanun’un gerekçesinde açıkça vurgulanmıştır.
Gerek 4000 sayılı gerekse 4673 sayılı Kanunlar çıkarılırken, Kanun koyucu özelleştirme yöntemi olarak blok satışı öngörmediği, halka arzı hedef aldığı ve bu durumda da özelleştirme sırasında Türk Telekom Personelinin tamamının Türk Telekomda çalışmaya devam edeceğini öngördüğü için yasaya “Türk Telekom’dan ayrılanlar da dahil” gibi gereksiz bir hüküm koymaya gerek duymamıştır. Söz konusu yasa hükmünden, “Yasanın yayınlandığı tarihte (12.05.2001) Türk Telekom ve PTT Personeli olanların” anlaşılması gerektiği gayet açıktır.
Türk Telekom hisseleri halka arz edilirken; halka arzda Türk Telekom ve PTT çalışanları en fazla 20 bin pay, küçük tasarruf sahipleri en fazla 2 bin paya kadar talepte bulunabilmelerine ve bunların satış fiyatının da %7 ucuz olmasına karar verildi. Türk Telekom’dan ayrılan personelin talepleri, Türk Telekom personeli olarak değerlendirilmeye alınmadı.
Türk Telekom’a yıllarca hizmet edip terini akıttıktan sonra Türk Telekom’dan ayrılmak zorunda bırakılanlara, emekli olanlara TT’un hisseleri halka arz edilirken bir ayrıcalık tanımayacaksınız, buna karşılık, 1995’den sonra PTT’de göreve başlayan, telekomünikasyonun T’sinden haberdar olmayan kişilere veya Türk Telekom özelleştikten sonra Türk Telekom’da göreve başlayan bir gün kamu adına hizmet yapmamış kişilere ayrıcalık tanıyacaksınız. Bu kişilerin herhangi bir kamu çalışanından ne farkı vardır ki böyle bir ayrıcalıktan yararlandırılmıştırlar.
Kanaatimce 12/5/2001 gün ve 4673 sayılı kanunun 3 md. İle değişik 406 Sayılı Kanunun Ek 17. maddesi hatalı yorumlanmış ve hatalı uygulanmıştır.
Bu konuda da, halka arzların devam da edeceği gözetilerek hukuki girişimler başlatılabileceğini düşünüyorum.

SORUN 3: SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEREK DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA BİLDİRİLEN 2.TİPLERİN GASPEDİLEN İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI HAKKI
Bilindiği üzere, uygulamada Türk Telekom Genel Müdürlüğü 2. Tip sözleşme imzalayan personeli istediği zaman Devlet Personel Başkanlığına Bildirmekte ve bu personele ne ihbar ne de kıdem tazminatı ödememektedir.
Oysa Türk Telekom Yönetiminin istediği zaman 2. tip personeli Devlet Personel Başkanlığına bildirme hakkı yoktur. İş Kanununda belirtilen haklı fesh nedenleri dışında, 2. Tip Personelin Sözleşmesini feshederek Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi durumunda ihbar ve kıdem tazminatı ödemek durumundadır.
Şöyle ki;
5398 Sayılı Yasayla Değişik 406 Sayılı Kanunun 29. Maddesi aynen aşağıdaki gibidir.
“(1)“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakil için Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali ve özlük hakları Türk Telekom tarafından karşılanır. Bu fıkrada belirtilen süre içinde nakle tabi personelden Türk Telekom tarafından hizmetine ihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan (yüzseksen günlük aylıksız izin süresi aşılmamak kaydıyla ve 15 Ocak 2006 tarihindeki üçüncü fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle) gün içinde Türk Telekom tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir ve bunların aylıksız izinleri bu tarih itibarıyla sona erer. Hizmetine ihtiyaç duyulmayan personelin tespiti ve kendi isteği ile nakil talebinde bulunma süresi, hisse devir tarihinden itibaren yüzelli günü aşamaz. Bu fıkrada belirtilen personelin aylıksız izinli sayıldıkları süre içerisinde bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumları ile ilgileri devir tarihindeki kadro, görev veya pozisyonları esas alınmak suretiyle devam ettirilir ve bu şekilde geçirilen süreler hisse devir tarihindeki statülerinde geçmiş sayılır. Bu fıkranın birinci cümlesinde sayılanlardan aylıksız iznin bitiminden sonra Türk Telekomun tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkraya istinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmaya devam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erenler, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmak üzere iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihindeki üçüncü fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle Devlet Personel Başkanlığına bildirilir ve bunların bildirim tarihine kadar geçen süre içindeki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali ve özlük hakları Türk Telekom tarafından karşılanır. Söz konusu personel hakkında üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasında hisse devir tarihindeki kadro ve pozisyon unvanları esas alınır. Bu fıkra hükümleri gereğince azami olarak yüzseksen gün süreyle kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılarak Türk Telekomda çalıştırılmaya devam olunanlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklen geçiş hakkını kullanmayarak İş Kanunu hükümlerine tabi olarak yeni bir sözleşme yapmak suretiyle Türk Telekomda çalışmaya devam edenlerin aksine bir talepte bulunmamaları halinde kesenekleri kendileri, kurum karşılıkları ise Türk Telekom tarafından karşılanmak suretiyle bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumları ile ilgileri devam ettirilir ve kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkından vazgeçmiş olan personele ilişkin karşılıklılık esasına dayalı bir müşterek bildirim Devlet Personel Başkanlığına sunulur. Önceden bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumu ile ilgileri devam ettirileceklerin emeklilik hak ve yükümlülüklerinin tespitinde, devir tarihi itibariyle emeklilik hak ve yükümlülüklerine esas alınmakta olan kadro, görev veya pozisyonlarının dikkate alınmasına devam olunur. Önceden bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumu ile ilgileri yukarıda belirtilen şartlar dahilinde devam ettirileceklerin nakil talebinde bulunabilecekleri veya nakil işlemlerinin devam ettiği dönem içerisinde geçecek hizmet süreleri; hisse devir tarihindeki statülerinde geçmiş sayılarak bu süreleri kıdem aylıklarının hesabında dikkate alınır ve bunların kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri genel hükümler çerçevesinde yükseltilmeye devam olunur. Bunlardan bu fıkrada belirtilen beş yıllık süre içerisinde iş sözleşmesi fesholunanların kıdem tazminatları bu Kanunun ek 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası dikkate alınarak ödenir. Bu fıkra gereğince bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumları ile ilgilerinin devam ettirilmesi talebinde bulunanların beş yıllık sürenin bitiminden sonra da Türk Telekomda çalışmaya devam etmeleri durumunda, beş yıllık sürenin bitiminden sonraki emeklilik hak ve yükümlülükleri hakkında yukarıda belirtilen usul ve esaslara göre işlem yapılmaya devam olunur.
(2) ………………….
(3)…………………..
(4) Başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen 4857 sayılı İş Kanununa tabi kapsam dışı personele ve hisse devir tarihinden itibaren en geç beş yıl içerisinde iş sözleşmesi sona eren ve Devlet Personel Başkanlığına bildirimi yapılan personele, iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Nakledilen personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç kıdem tazminatına esas olan geçmiş hizmet süreleri 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyelerinin hesabında dikkate alınır.
(5) ,…………..”
Yasanın istihdam fazlası personeli Devlet Personel Başkanlığına bildirmek için Türk Telekom’a verdiği yetki yalnızca devir tarihini takip eden 150 günlük süre içindir. Bu süre içersinde hizmetine ihtiyaç bulunmayan personeli Devlet Personel Başkanlığına bildirebilecektir. Bu sürenin geçmesi ile birlikte bu imkandan istifade hakkı bulunmamaktadır. 150 günden sonra, İş Kanununda sayılan haklı nedenler dışında Türk Telekom’un İş akdini tek taraflı feshetme hakkı yoktur.
Yasanın 29/4. maddesinde belirtilen durum ise çalışanlara tanınan bir haktır. 5 yıllık düşünme süresi içersinde ilgili personel her istediği zaman kamuya geçebilecektir. Kendi isteği ile kamuya geçtiğinde elbetteki kıdem tazminatı alamayacaktır.
Bu konu Anayasa Mahkemesinin 21.Şubat 2008 Tarihli Resmi Gazetede Yayınlanan 2006/52 Esas, 2007/27 Karar Sayılı 15.3.2007 tarihli kararında da; “Dava konusu kural ile nakle tabi personele tanınan karar verme süresi, önceki yasal düzenlemelerde öngörülen tüm güvenceler saklı kalmak kaydıyla beş yıla yayılmaktadır. Beş yıl içinde hiçbir sınırlama koşulu getirilmeksizin, herhangi bir nedenle iş sözleşmesi sona eren kişilerin aynı koşullar altında kamuya geçmelerine imkân verilmektedir.” Denilerek bu fıkrada belirtilen 5 yıllık sürenin personele verilen karar verme süresi olduğu vurgulanmaktadır.
Keza Kanun koyucunun niyetinin de bu yönde olduğunu, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım TBMM’nin 22.dönem 4. yasama yılı 61. birleşiminde 09.02.2006 günü yaptığı konuşmada şu şekilde ifade etmiştir: “Ancak, yıllarca Telekomda hizmet görmüş, Telekomda tecrübe kazanmış nakle tabi yaklaşık 23 500 civarındaki personel ki, bunlar 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre çalışan, özlük hakları buna göre düzenlenmiş; ancak, Emekli Sandığıyla emeklilik bakımından ilişkilendirilmiş personeldir. Dolayısıyla bu personelin, getirilecek bu teşvik tedbirleriyle Türk Telekomda kalarak bilgisini, birikimini, çalışmasını burada kullanması, kamuya geçmemesini özendiren bir düzenlemedir. Bunu, bu 1 maddeyle, geçiş süresini altı aydan beş yıla çıkarıyoruz. Beş yıl daha düşünme, karar verme hakkı tanıyoruz personele. İster bugün geçebilir ister beş yıl sonra geçebilir ister beş yıl sonra da geçmez, devam eder.”
İşverenin iş aktini haksız olarak feshettiğinde, ihbar ve kıdem tazminatını ödeyecektir.
Türk Telekom personeli Devlet Personel Başkanlığına bildirilirken öncelikle 406 sayılı yasanın 29. maddesine uyulması gerekir.

Yani
1.Ya bildirimin hisse devrini takibeden 150 gün içerisinde gerçekleşmesi,
2.Ya 2. Tip Personelin başka kuruma naklini kendisinin talep etmesi,
3.Ya sözleşmenin iş kanunda belirtilen haklı nedenlere uygun olarak feshedilmesi,
4.Ya da 5 yıllık geçiş döneminin sona ermesi
Gerekir.
Bunlara riayet edilmeksizin yapılan tüm işlemlerde, Sözleşmesi feshedilen kişiye kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Nitekim; Türk Telekom emekliliğini isteyen 2. tipler ile sözleşmeleri sona eren 1. tiplere kıdem tazminatının ödemektedir. İşveren için işçinin sözleşmesinin 1. tip veya 2.tip olması, emekli olması veya başka kuruma gitmesi değil iş akdinin feshedilmesidir.
Türk Telekom ödemesi gereken kıdem tazminatlarını ödemeyip, kendi yükümlülüğünü hazineye devretmektedir.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırımın TBMM’nin 22.dönem 4. yasama yılı 61. birleşiminde 09.02.2006 günü yaptığı konuşmada; “Şimdi, bu personel orada kalırsa kamuya zararı olacak gibi bir yaklaşımı kabul etmek mümkün değildir; çünkü, bu personel orada kaldığı sürece primleri, her türlü yasal yükümlülükleri Türk Telekom tarafından karşılanacak ve süre sonunda ayrılırlarsa kıdem tazminatını da yine şirket ödeyecek. Şimdi, bunun neresi kamuya zarar !” diyerek, bu yasa değişikliğinden yararlanan personelin, 5 yıldan önce sözleşmesinin feshedilemeyeceğini ve ayrıldıklarında kıdem tazminatı alacaklarını taahhüt etmiştir.
Bugüne kadar, Türk Telekom tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilen 2. Tip personelden kıdem tazminatı almak için dava açanlardan bazıları, açtıkları davaları kaybetmişlerdir. Ancak, kaybedenlerin dava dilekçeleri incelendiğinde,yukarıdaki hususların dava dilekçelerinde belirtmediği görülmektedir.
Ayrıca, bunların önemli bölümü de Devlet Personel Başkanlığına muhatap, yer tercihlerini belirten form dilekçeleri vermişlerdir. Bu konudaki Yargıtay Kararlarında, yer tercihi belirten dilekçelerin verilmesi “Personelin başka kuruma nakil isteği” olarak kabul edilmiştir.
Ayrıca, Bu Şekilde Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personel, bildirimi takip eden 30 gün içerisinde İş Kanununa göre İşe İade davası açmaları halinde bu davayı kazanarak işlerine iade edilmeleri de kuvvetle muhtemeldir.
Türk Telekom tarafından, isteği dışında sözleşmesi feshedilerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin, ihbar ve kıdem tazminatı davalarını kazanabileceklerini düşünüyorum. Ancak şurası unutulmamalıdır ki, Türk Telekom, bu davaları kaybettiği takdirde ödeyeceği kıdem ve ihbar tazminatı tutarı 600.000.000-700.000.000 YTL’dir ki Türk Telekom’un bu meblağı ödememek için elinden geleni yapacağı açıktır.
Türk Telekom ile bu konuda baş edebilmek için çok güçlü, iş hukuku dalında uzman hukuk büroları ile birlikte hareket edilmelidir. Sizlerin bu konudaki önderliği, organizasyonu çok önem kazanmaktadır. Yoksa bireysel hukuki mücadelelerle bu konuda sonuç alınması zor görülmektedir.

SORUN 4 SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEN 1. TİPLERİN BAŞKA KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA NAKİL HAKKI

406 sayılı yasanın hiçbir maddesinde 1. veya 2. tip personel diye bir tanımlama bulunmamaktadır. Bu tanımlama Türk Telekom özelleştikten sonra Türk Telekom Genel Müdürlüğünce personeli Türk Telekom’da kalmaya ikna etmek için oluşturulmuş bir sınıflamadır. Bu uygulamanın yasal bir dayanağı yoktur.
Türk Telekom personelinin Devlet Personel Başkanlığına nasıl bildirileceğini açıklayan 5398 Sayılı Yasayla Değişik 406 Sayılı Kanunun 29. Maddesinde; “….Türk Telekomun tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkraya istinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmaya devam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erenler, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmak üzere iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihindeki üçüncü fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle Devlet Personel Başkanlığına bildirilir…..” hükmü yeralmaktadır. Bu maddede 1. tip 2.tip ayırımı yoktur. Dolayısıyla 1. tip sözleşme imzalayanların istekleri halinde kamuya geçmelerinin önünde bir engel yoktur.
Anayasa Mahkemesinin 21.Şubat 2008 Tarihli Resmi Gazetede Yayınlanan 2006/52 Esas, 2007/27 Karar Sayılı 15.3.2007 tarihli kararında da; “Dava konusu kural ile nakle tabi personele tanınan karar verme süresi, önceki yasal düzenlemelerde öngörülen tüm güvenceler saklı kalmak kaydıyla beş yıla yayılmaktadır. Beş yıl içinde hiçbir sınırlama koşulu getirilmeksizin, herhangi bir nedenle iş sözleşmesi sona eren kişilerin aynı koşullar altında kamuya geçmelerine imkân verilmektedir.” Yolundaki görüşü ile,
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın TBMM’nin 22.dönem 4. yasama yılı 61. birleşiminde 09.02.2006 günü yaptığı konuşmadaki, “Ancak, yıllarca Telekomda hizmet görmüş, Telekomda tecrübe kazanmış nakle tabi yaklaşık 23 500 civarındaki personel ki, bunlar 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre çalışan, özlük hakları buna göre düzenlenmiş; ancak, Emekli Sandığıyla emeklilik bakımından ilişkilendirilmiş personeldir. Dolayısıyla bu personelin, getirilecek bu teşvik tedbirleriyle Türk Telekomda kalarak bilgisini, birikimini, çalışmasını burada kullanması, kamuya geçmemesini özendiren bir düzenlemedir. Bunu, bu 1 maddeyle, geçiş süresini altı aydan beş yıla çıkarıyoruz. Beş yıl daha düşünme, karar verme hakkı tanıyoruz personele. İster bugün geçebilir ister beş yıl sonra geçebilir ister beş yıl sonra da geçmez, devam eder.” Şeklindeki ifadeleri,
De bu görüşü teyid etmektedir.
Bu konuda 1.tip personelin sözleşmelerindeki “nakil hakkından vazgeçtiği” yolundaki hüküm bağlayıcı gibi gözükmekte ise de, Kamudan ücretsiz izinli sayılan bir personelin kamuya geçip geçemiyeceğini bir özel sektör firmasının dayatamayacağı, emekli sandığı ile ilişkisi süren Türk Telekom çalışanının kamuda çalışıp çalışmayacağını tespit edecek merci şüphesiz Türk Telekom değildir. Eğer 1. tipi imzalayan kişi bu taahhütnameyi, özelleştirme idaresine veya hazineye tevdi etseydi ancak o zaman bu taahhüdün bir geçerliliği olabilirdi.
Belirtilen bu nedenlerle, Türk Telekom ile süreli sözleşme akdeden personelin, devir tarihini takip eden beş yıl içerisinde sözleşmelerinin feshedilmesi halinde, idari yargı merciine açacakları davaları kazanabileceklerine inanıyorum.
Bunun için, Türk Telekomla imzaladığı 1. tip süreli sözleşmesi feshedilen personelin;
a)Başka kamu kuruluşuna nakledilmek için isminin Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesini teminen Türk Telekom’a başvurması,
b)Türk Telekoma yaptığı başvurunun reddedilmesi halinde, Devlet Personel Başkanlığına dilekçe vermesi,
c)Devlet Personel Başkanlığınca nakil talebinin reddedilmesi halinde, İlgili İdare Mahkemesine Devlet Personel Başkanlığı aleyhine dava açması,
d)Hak kaybına uğramamak için, Emekli olmak için Emekli Sandığına başvurmaması,
Gerekmektedir.
Burada, sivil toplum örgütlerine düşen, durumu 1. tip sözleşme imzalayan personele duyurmak ve onlara gerekli hukuki desteği sağlamaktır.

SORUN 5 BAŞKA KAMU KURUMLARINA GEÇEN PERSONELİN SORUNLARI


Başka kurumlara geçen Türk Telekom Personelinin de onlarca sorunu vardır. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz.
a)Uzmanlığı dışındaki görevlerde çalıştırılmak,
b)Unvanı ile eşdeğer olmayan işlerde çalıştırılmak,
c)Ücretlerinin yüksek olması nedeni ile dışlanmak,
d)Ücretlerinin dondurulması,
e)Türk Telekom’dan başka kurumlara geçen diğer çalışma arkadaşlarıyla bağlarının kopması,
f)Bilgi birikimlerini değerlendirememek,
g)Sektörden ve sektörel gelişmelerden kopmak,
Bunlar, kağıt üzerinde birkaç kelimeden ibaret cümleler gibi görünmekle birlikte, uygulamada bunlardan her biri arkadaşlarımızın uykularını kaçırmakta, sinirlerini bozmakta, hayatlarını olumsuz yönde etkilemektedir.
Bu ve benzeri sorunların kısmen düzelmesi için, Sivil Toplum Örgütlerinin;
Konuyu toplumun gündemine taşımaları, siyasi partiler nezdinde girişimde bulunmaları,
İlgili Bakanlıklar ve Devlet Personel Başkanlığı ile irtibata geçilerek, bundan sonra başka kurumlara nakledilecek personelin, PTT, Telekomünikasyon Kurumu, Ulaştırma Bakanlığı, Türksat vb. Türk Telekom’un çalışma sahası ile ilgili kurumlara veya ilerde Telekomünikasyon Altyapısı kurması muhtemel kurumlara (TCDD, Botaş, Karayolları) nakledilmeleri için girişimde bulunulması,
Telekom’dan naklen gelen personeli, uzmanlıkları ve görev unvanları ile ilgili işlerde çalıştırmayan kurumlar tespit edilerek, onların üst yönetimi ile irtibata geçilmesi,
Her yıl Kamu Personeline uygulanan ücret artışlarının, kendilerine de uygulanması yolunda dava açan personele hukuki destek verilmesi,
Türk Telekom’da çalışmaya devam eden ve Türk Telekom’dan ayrılan personelle ilişkin bilgilerin (doğum, ölüm,emeklilik, kurum değiştirme ve haberleşme adresleri vb) yer alacağı bir haberleşme sitesi kurulması, özellikle vefat haberlerinin SMS veya e-posta ile bildirilmesinin sağlanması,
Gibi girişimlerde bulunabileceklerini düşünüyorum.

DİĞER SORUNLAR


Gerek Türk Telekom’da çalışmaya devam eden, gerekse Türk Telekom’dan ayrılan personelin Telekomcu olmaktan kaynaklanan belki yüzlerce sorunu vardır.
Ayrıca, bu ülkenin yurttaşı olmanın, özelleştirmenin mağduriyetini yaşamanın, ülke kaynaklarının peşkeşine şahit olmanın bizlere yüklediği sorumluluklarımız da var.
Sivil toplum örgütlerimiz bu konularda da üstüne düşeni yapmalıdır.
Benim aklıma ilk etapta gelenler;
a)Telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesinin ve tam rekabete açılmasının mücadelesi verilmelidir.
b)Şebeke tesis, arıza-bakım ihalelerine ilişkin şartnamelere, müteahhit firmaların daha önce Türk Telekom’da çalışmış belirli sayıda personel istihdam etmelerini zorunlu kılan hükümler konulması yolunda girişimlerde bulunulmalıdır.
c)A-B sınıfı lisans alan Telekomünikasyon firmaları nezdinde girişimde bulunularak, bu firmaların eski Türk Telekom çalışanlarına ve onların kurdukları şirketlere bayilikte öncelik vermeleri sağlanmalıdır. Emekliye ayrılan ve ayrılmak niyetinde olan personelin bu iş sahasında faaliyet göstermek üzere şirketleşmesi teşvik edilmelidir.
d)Sektördeki gelişmelerle ilgili eğitim programları düzenlenmeli, panel sempozyum, konferans vb etkinlikler artırılmalı, her dernekte çok güçlü are ve hukuk birimleri oluşturulmalı, sivil toplum örgütlerinin bu birimlerinin ortak çalışması sağlanmalıdır.
e)Özelleşen hiçbir kuruluşta görülmeyecek olan hatalı uygulamalar kamuoyu gündemine getirilmelidir. (Yapı denetim izni sorunu- Soruşturma raporlarının gereğinin yerine getirilmemesi sonucu yemekhanelerde tekrarlana gelen zehirlenmeler- Kamu kuruluşlarında geçici görevli çalıştırılan personel vb.)
f)Özelleşen, Özelleşme kapsamına alınan kurumların personeli ile dayanışma platformu oluşturulmalı, bu konularda birlikte hareket edilmelidir.
g)Bankaların yabancılaşmasına, tarım arazilerinin yabancılara satışına karşı çıkılmalıdır.

Telekom’dan bir türlü kopamayan, her telekomcuyu kardeşi olarak gören, Telekom sevdalısı bu ağabeyinizin dilek ve temennilerini, umarım ukâlâlık olarak değerlendirmezsiniz.
Bu konularda çaba göstereceğiniz inancıyla selam ve saygılarımı sunarım.



Fazlı KÖKSAL
Türk Telekom Eski Başmüfettişi
Türk Telekom Pazarlama Dairesi Eski Başkanı

http://telekom-yazilari.blogspot.com.tr/2009/03/sayn-ali-akcan-turkiye-haber-is.html

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder