dış aktörlerin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dış aktörlerin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2018 Cuma

HDP " Çözüm süreci artık hükmünü yitirmiştir " dedi ve dış aktörlerin devreye girmelerini istedi!

  HDP " Çözüm süreci artık hükmünü yitirmiştir " dedi ve dış aktörlerin devreye girmelerini istedi! 

Cahit Armağan DİLEK 
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü                        
01 Mayıs 2015 Cuma  
FİKİR TANKI

HDP "çözüm süreci artık hükmünü yitirmiştir" dedi ve dış aktörlerin devreye girmelerini istedi!

İmralı'da teröristbaşıyla görüşen HDP heyeti iktidarın ve özellikle 
Cumhurbaşkanının son açıklamalarından sonra çözüm süreciyle ilgili olarak kendi değerlendirmelerini ve taleplerini açıkladı. HDP'li Önder “Gerek ciddiyet 
anlamında gerekse de Sayın Cumhurbaşkanı'nın yürüttüğü itibarsızlaştırma 
anlamında hükümetin de buna sahip çıkmamasıyla SÜREÇ AN İTİBARİYLE HÜKMÜNÜ YİTİRMİŞTİR" dedi. “Masa var, o masada hükümet ile biz birçok mutabakat gerçekleştirdik ve ülke çökmedi, çökmez de. Şimdi siz bu masayı 
itibarsızlaştırırsanız ya da Cumhurbaşkanının yaptığı gibi tekmelerseniz, 
devirirseniz, başka bir masa devreye girer" diyen HDP'li Önder "Öcalan ile 
yeniden görüşecekseniz ve biz de gideceksek, Öcalan’ın statüsünün, 
fonksiyonunun, sizin belirlediğiniz anlamda bir yasal çerçeveye ya da hükümet 
tarafından kamuoyuna deklare edilmesine ihtiyaç var..... 

BİZİM AÇIMIZDAN YOLUN SONUNA GELDİK artık bunu toparlama görevi hükümetindir. 

O da ne şarta olur, hükümet ne yapabilir, bize verdiği sözlere ve mutabakatlara sahip çıkacağını deklare etmesiyle olur. Hükümetin “Evet, böyle bir masa var, bunun tarafları var” demesi gerektiğini kaydetti. Önder "HDP'nin müzakere heyeti olarak 

ULUSLARARASI GÖZLEMCİLERİ, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, AVRUPA PARLAMENTOSU, ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ, İŞKENCEYİ İZLEME ÖNLEME KOMİTESİ BAŞTA OLMAK ÜZERE ARTIK BU MESELEDE DEVREYE GİRMELERİ ÇAĞRISINI YAPIYORUZ" dedi. 

(Kaynak: http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/hdpden-flas-surec-aciklamasi-819270/


Görünen o ki gerçekte olmayan ama sanal olarak yürütülen çözüm süreci aslında başladığı gün bitmişti ama şimdi sürecin tarafları bunun bittiğini resmen kim açıklayacak kavgası yaparak topu birbirlerine atıyor. Aslında bu gerilim ve 
kavga siyaseti seçime gidilen bu dönemde çözüm sürecinin her iki tarafının da 
işine geliyor. İktidar partisi AKP kendisine oy kaybettirdiğini gördüğü çözüm 
sürecini dışlayan açıklamalarıyla milliyetçi oyları hedefine alırken, HDP de 
çözüm süreciyle zaten fedakarlık yaptıklarını ama şimdi hükümetin süreci sona 
erdirdiğini, üstüne düşen görevleri yapmadığını ileri sürüp kendi seçmen 
kitlesine mağduriyet hissiyle seslenip barajı geçecek oy toplamanın hesabını 
yapıyor. PKK terör örgütü de 30 yıldır elde edemediklerini 2 yıllık çözüm süreci 
döneminde kazanmış, doğu ve güneydoğuda kendi hakimiyetini ve kamu düzenini kurmuş, asker ve polisin kışla/karargahının dışına çıkmamasını sağlamış, istediği anda büyük çaplı bir ayaklanma başlatabilecek şekilde şehir merkezleri dahil bölge genelinde eleman ve silahlarla gerekli konuşlanmasını yapmıştır. 
Kısa dönemde anayasal açıdan istediklerini alamayacak olsa da mevcut de facto 
durumun bir süre daha devam etmesi bölgede kendi düzeninin iyice 
sağlamlaştırılması bağlamında terör örgütünün işine gelmektedir. Dolayısıyla 
süreç biter, bittecek, bitiyor, bitti gibi, yolun sonunda gibi açıklamalar seçim 
arifesinde sürecin taraflarının (AKP-HDP-PKK) işine yaramaktadır ve danışıklı 
dövüş olarak yapılmaktadır. PKK'nın şehir merkezlerinde silahlarıyla dolaştığı 
hatta kamplarının olduğunu bilen hükümetin buna hiçbir karşılık vermemesi süreç kapsamındaki gelişmelerin bir senaryodan ibaret olduğunun en önemli 
kanıtlarından biridir. 

Bu arada HDP'li ÖNDER'İN AÇIKLAMASINDA SÜREÇ KAPSAMINDA YENİ BİR SAFHAYA GEÇİLMEKTE OLDUĞUNUN DA İŞARETLERİ VAR. O da HDP/PKK'nın 
sürdürmek (!) istediği sürecin hükümet tarafından bozulmak istendiği gerkçesiyle uluslararası aktörlerin duruma müdahil olmasıdır ki bölgede PKK'nın fiili kontrolü yani PKK devletçiğinin oluştuğu gerçeğiyle birlikte ele alındığında 
Türkiye'de adı üzerinde bile mutabık olunmamış bu soruna 
(Kürt sorunu? terör sorunu? güneydoğu sorunu? demokrasi sorunu? Özgürlükler sorunu? Etnik sorun?) 
Dış müdahalenin yaklaşmakta olduğunu söyleyebiliriz.

Cahit Armağan DİLEK 
30 Nisan 2015 Perşembe 21:44'


***