KEMAL DERVİŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KEMAL DERVİŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2015 Cumartesi

AKP-CHP KOALİSYONUNUN CAN SİMİDİ: 'KEMAL DERVİŞ'






AKP-CHP KOALİSYONUNUN CAN SİMİDİ: 'KEMAL DERVİŞ'




Daha, “Büyük Atak: AKP-CHP Koalisyonu” başlıklı yazımın mürekkebi kurumadan...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş ile parti genel merkezinde buluştu. Derviş’e önce milletvekilliği teklifi yaptı. Derviş, milletvekili değil, bakan olmak istediğini söyleyince, “Ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı” görevini teklif etti. Derviş de bu görevi üstlenmeyi kabul etti!..

Şimdi, filmi biraz geriye saralım; Diyarbakır’daki meşhur Nevruz kutlaması öncesinde, “ortada fol yok, yumurta yok” iken ortalığa dökülen Kemal Derviş, CNN Türk televizyonunda katıldığı programda ne dedi biliyor musunuz?.

-AKP - CHP koalisyonunun çözüm sürecini yürütebileceğini, kendisinin de böyle bir hükümet içinde yer alabileceğini söyledi!..

Ben o yazımda işin “Derviş ayağını” özellikle eksik bırakmış, “Üst Akıl” tarafından görevlendirilen AKP cephesinin bakış açısını yansıtmaya çalışmıştım... Ve yazımın sonunda, CHP tabanının ezici çoğunluğunun böyle bir senaryoya karşı infial içinde olduğunu, ancak YCHP yönetimi konusunda büyük kaygılarım olduğunu belirtmiştim.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu sağ olsun, beni yalancı çıkarmadı ve “AKP ile koalisyon” seçeneğini ne denli ciddiye aldıklarını kamuoyuna ilan etmiş oldu... Haa, arkadaşlar ne denli büyük infial yaratacağı bilindiklerinden, son bir kaç gündür AKP-CHP koalisyonunun adını “Geniş Tabanlı Koalisyon” olarak lanse etmeye başladılar. Ancak bu durumu herhalde Derviş’e anlatmayı unutmuş olsalar gerek ki, o bu itirafı hem de ekranda yaptı!..

-Yazımın ardından beni hayalci olmakla, CHP’yi bölmeye çalışmakla suçlayan, iyi niyetlerinden asla şüphe etmediğim partili yurtseverlerin dikkatine sunarım!..

* * *

Pekii, Kemal Derviş kim?..

DSP-MHP-ANAP koalisyonun “ekonomiden sorumlu devlet bakanı” olarak Dünya Bankası’ndan paraşütle Ankara’ya indirilen Derviş için, Başbakan Ecevit, “biz getirdik” derken, Dünya Bankası Başkanı Wolfovitz gayet pervasızca, “biz gönderdik” demişti!..

Derviş, “15 günde 115 yasa” sloganıyla, ABD ve AB’nin dayattığı tüm yasaları Meclis’ten geçirdi. Yıllar sonra 2004 AB raporunda ifadesini bulacağı gibi, Türkiye’yi “kalın zincirlerle” Batı’ya bağladı. Halka tüm acı reçeteler dayatıldıktan sonra, “ Türkiye’ye yeni bir senaryo lazım” diyerek, daha 2,5 yıl zamanı olan koalisyonun sona ermesinde ve AKP’nin iktidara gelmesinde başrolü üstlendikten sonra Birleşmiş Milletler’in 2. adamlığına terfi ederek çekti gitti... Giderken de ülkenin birinci partisi DSP’nin, MHP’nin, ANAP’ın hatta DYP’nin silinip gitmesini, yalnızca 14 ay önce kurulan AKP’nin iktidar olmasını garantiye alarak gitti!..

AKP iktidarı, kurallarını onun çizdiği, çokuluslu şirketlere teslim anlamına gelen ekonomi politikasından bir milim dahi sapmadı. “Derviş Ekonomisi” diyebileceğimiz bu sistemin uygulanması sonucu Türkiye bugün 800 milyar doları bulan iç ve dış borcu, akıl almaz bütçe açıkları ile, üretimden tamamen kopmuş, milli varlıklarını, bankalarını yabancılara peşkeş çekmiş bir ülke konumuna mahkum olmuş durumda... Bugün AKP’nin 2007’ye kadar başarılı ekonomi politikası sürdürdüğünü söyleyen, söyleyebilen CHP gömlekli kimi politikacı ya da ekonomistler, eğer bu sözleri cehalet neticesinde söylemiyorlarsa, halka ve ideolojilerine ağır bir ihanet içindedirler

Vee, 13 yıl sonra, Kemal Derviş, bir kez daha ve terfi etmiş olarak, yani “Ekonomiden Sorumlu Başbakan yardımcısı” olarak dönüyor... Nereye dönüyor?.. Kendisi açıkça itiraf ediyor zaten:

-AKP-CHP koalisyonunda kendisine ayrılan koltuğa oturmaya!..

CHP milletvekilinin gazetesi Yurt’un bugünkü (Cuma) sürmanşeti de kanıttır buna.

* * *

Ancak bu defa görevi yalnızca ekonomiyle sınırlı değil...

Hatta ekonomi ikinci sırada!.. Bu kez öncelik, “çözüm süreci” denilen kumpanyanın CHP’yi de işin içine iyice çekerek başarıya ulaştırılması görevinde!.. Ancak böyle yapılırsa, “çözüm” adı verilen “Büyük Kürdistan” planının başarıya ulaşabileceği öngörülüyor... İkinci görev ise çok açık olarak AKP’yi işlediği büyük günahlardan kurtarma, yapılanların yanına kar kalmasını sağlama görevidir...

Bu planın senaryosunun taa 2009’lara dayandığı, Baykal komplosunun öncelikle bu nedenle kotarıldığı, her atılan adımın öngörülen “proje” uyarınca atıldığı da tabak gibi ortaya çıkıyor, doğal olarak!..

Bu arada, gazete köşelerinde “Kemal Derviş” güzellemeleri yazan, yıkım tüccarını “kurtarıcı” olarak lanse etmeye çalışanların geçmişi ve kimlikleri, ülkenin başına geçirilecek çuvalın ebadı ve derinliği konusunda gayet açık fikir veriyor!..

Şimdi yurtseverlere, özellikle CHP’nin tabanını oluşturan ezici çoğunluğa, Cumhuriyetçilere sesleniyorum:

CHP yönetiminin başarıyı getireceği görünen “Cumhuriyetçi Cephe” ittifakına niçin sırt çevirdiğini, partiden ulusalcı, cumhuriyetçi kişilerin nasıl ayıklandığını daha net görebiliyor musunuz?. Kontenjan ve merkez yoklaması aldatmacası ile listelere kimlerin alındığını gördüğünüz zaman oynanan oyunu çok daha iyi kavrayacağınıza inanıyorum...

Ama bilinsin ki, bu büyük kumpası da geldiği yere iade edecek olan yine bu ülkenin millici, devrimci, ilerici yurtseverleri olacaktır. Türkiye, bu denli ucuz ve alçakça komplolarla köleleştirilebilecek bir ülke değildir...

-Geldikleri gibi gideceklerdir...
https://twitter.com/umit_zileli


ÖZEL  NOTUMDUR;

ECEVİT DÖNEMİ GÖRDÜK ÜLKEYİDE KOALİSYONUNDA ÇATIRDAT TI GİTTİ.. DERS ALAMAYANLARA CAN SİMİDİ OLABİLİR..?

..

13 Şubat 2015 Cuma

AYNI İSİM,




AYNI  İSİM,


Herkes şaşıracak!


Aynı isim


12 Nisan 2014,

Aynı isim

Bugün isterseniz değişiklik yapıp kısa kısa gidelim.
Önemli noktaların altını çizelim. Bazı konuların TAMAMLANMAYA ihtiyacı var çünkü...

Dünkü SABAH gazetesinin manşetinde, Prof. Ahmet Keleş vardı! a HABER'de Mehmet Ali Önel'in DEŞİFRE'sine konuk olan KELEŞ, daha önce çok az kişi tarafından bilinen cemaatin parti kurma projesinden söz etti! Neler söyledi neler...

"Sayın Fethullah Gülen arka planda kalarak partiyi AYDIN MENDERES üzerinden yönetecekti!
Zaman Gazetesi'nin büroları seçim ofisi olarak kullanılacaktı!
Menderes, Gülen'den İKTİDAR garantisi istedi! Ancak cemaat kesin söz verebilecek durumda değildi!
Menderes vazgeçti!
Gülen de ardından talimatı verdi: Bu mesele ne konuşuldu, ne söylendi! Unutulup gitti!"

Evet, Keleş haklıydı! Söyledikleri de doğruydu! Ama çok önemli bir konu atlanmıştı!
Galiba Keleş bilmiyordu!

Parti kurma işi çok ciddiydi! Önü de açıktı! Gerekli insanlar bir araya gelmiş, bir ufuk çizilmişti! Rota ile ilgili hiçbir sıkıntı yoktu! Menderes'in vazgeçmesi de İKTİDAR GARANTİSİNİN verilmemesinden değildi!

Parti kendi içinde çok sıkı bir şekilde ORGANİZE olurken, hatta olmuşken, DIŞI TÜRK İÇİ YABANCI biri çıkıp geldi! Gelen kişi Amerika'dandı! Daha çok MUSEVİ sermayesine bağlı bir isimdi!

Daha sonra ülkeye kurtarıcı olarak gelecek ve BAŞBAKANI tanımadan sahip olduğu ÖZEL İLİŞKİLERİ sürdürecekti! Kendisine kefil olan BAŞBAKANI dinlemeyip ortadan kaybolacak, günlerce bulunamayacaktı! Amerikan Büyükelçiliği'nde özel toplantılara katılıp kimseye bilgi vermeyecekti!

Yıllar önce Prof. Keleş'in sözünü ettiği parti projesi bu isim ortaya çıktığı için iptal edilmişti! Rahmetli Menderes, bu yüzden çekilmişti!

Çekilmek için de KABUL EDİLMESİ zor şartları öne sürmüştü!

Çünkü menderes bu şahısın özel rolünü görünce partinin MİLLİ ve BAĞIMSIZ olamayacağını hissetmişti! Kimdi bu isim?
Evet! Bildiniz! KEMAL DERVİŞ!

Daha Türkiye'de onu kimse tanımıyorken CEMAATLE el eleydi! CHP'lilere duyurulur!

Kimin kiminle olduğunun çok güzel bir kanıtı!
Madem Prof. Keleş anlattı, ben de tamamlayayım istedim!

Madem Amerika'dan yola çıktık, oradan devam edelim... Çok etkili bir çevrenin içinde yaşayıp çok etkili dostları olan Amerikalı MİSAFİRİMİZİ tekrar ağırlayalım!

Neden Türkiye kendi haline bırakılmıyor?
Dünyada söz sahibi olan bütün ülkeler öncelikle kendi içinde güçlüdür! İngiltere, ABD ve Rusya'ya bak! İçeride, dışarıda güçlüdürler! Eğer süper güç olmak istiyorsanız içerisinin düzenlenmesi şart! Yaygara yapanlara bakmayın!
Ciddiye de almayın!

Paralel Yapı saldırısı da böyle mi değerlendirilmeli!
Gülen'e en büyük bağışı yapan Neo-Conlar... ABD devletinin önemli bir kanadı Neo-Conlar'ın elindedir. Çok önemli kara paralar, Gülen'in okullarına aktarılır. Çok önemli işadamları bazı işlerinin gelirlerini doğrudan bu yapıya akıtır!

Rockefeller da işin içinde var mı?
Sadece o değil ki! Daha neleri var!
-Mesela?

Türkiye'nin haritada yerini bilmeyen, Müslümanlık'tan bihaber olan çok ama çok önemli insanlar buraya para akıtır! Bunu yanlış anlama! Bu destek Gülen'e değil Amerikaya'dır! Çünkü bu yardımla Amerika'nın dünya üzerindeki etkisi artırılıyor! NEO-CONLAR içinde destek fazla bilgine... Amerika bu okullar sayesinde dünyanın her noktasına girebildi! Büyük bir proje!

Bu nedenle verilen paralar Gülen'e değil! Orada görev yapan öğretmenlere değil! Amerika'nın ulusal çıkarlarına!

17 Aralık'tan sonra cemaat kan kaybetmedi mi?
Başbakan Erdoğan Gülen'e "DUR" diyerek aslında Neo-
Conlar'a "Yeter!" dedi! Bu gruba savaş açtı! Twitter yasağı da Neo-
Conlar'a en büyük darbeydi!

Nasıl yani?

Twitter'ın sahiplerinin, Jack Dorsey, Biz Stone, Noah Glass ve Evan Williams olduğunu sanıyorsan yanılıyorsun. Yahudi aileler tarafından kurdurulan Twitter'la dünyada daha etkin oldular. Medya gücüyle de istediklerini elde ettiler.

Oyunculara değil arkalarındaki güce bak! Twitter sadece twitter değil!
Erdoğan bunu bildiği için üzerlerine gitti! Vurduğu sosyal medyanın bir aracı değil, arkadaki gizli patronlardı!

Neden Ankara'yı karşılarına aldılar?
Twitter, Türkiye'nin taleplerini birkaç saniye içinde yerine getirebilirdi. Ancak getirmemesi, Türkiye'nin olumlu algısına bir derece darbe vurmaktı.

Bu da hesaba dahildi! Bu nedenle kavgayı körüklediler! Bir çeşit ALGI operasyonuydu! Ki sizin içinizde de bu yönde düşünen çok insan vardı!

Oyunu okuyamadan kabaca tepki gösterildi hükümete! Çok önemli bir şey söyleyeyim mi!

Lütfen!

Twitter'ın kapatıldığını öğrendiğim anda, Türkiye'nin gerçekten büyük devlet olmak istediğini düşündüm. Bu güç gösterisi, tahmin edemediğin kadar önemliydi. Mesaj gerekli yere gitti!

Beyaz Saray da tepki gösterdi ama?

Beyaz Saray, Obama'dan habersiz bu yasağa tepki gösterdi.
Obama istese de buna engele olamazdı! Daha önce istemediği birçok konu için Obama'ya haber verildi. Ama Twitter yasağı için yapılacak çıkıştan haberi yoktu! Belki Obama, Erdoğan'a bunu iletmiştir bile!

Peki bir süre önce Türk donanması ile ilgili özel bir duyumunuzu aktaracağınızı söylemiştiniz! Hatırlıyor musunuz?
Evet! Elbette! İstersen şimdi paylaşabilirim!
Çok
sevinirim!
Türk donanmasındaki çok kritik bir görevde olan dostum, hala işinin başında...

Yani kaynak bizim donanmanın içinden!
Tabii ki!

Evet!
Savaş Gemisi işinin arkasındaki isim de o! Yani etkili biri!

Duyumunuza gelsek!
Operasyonlarla zayıflatıldığını düşündüğüm Türk donanması, kısa sürede eski kimliğine kavuşacak.

Casusluk operasyonlarıyla ilgili alınan kişiler suçlu değildi. Türk donanmasında bir casusluk durumu yaşandı. Ancak o isimler hala görevde. Onlar kendilerinden kimsenin haberi olmadığını sanıyor!
Oysa durum çok farklı! O isimler en kısa sürede donanmadan gönderilecek.

Bir takım gelişmelere imza atmaları bekleniyor! Belki de suçüstü yapılacak! Kıskaçta oldukları net ve kesin! Masum askerler yargılanırken bunlar keyifle gülüyorlar! Göreceksin uzun sürmeyecek! Ortaya çıkarılacak!
Herkes şaşıracak!

Bir de son iki üç gündür peşinden gittiğimiz CHP ve yumruk olayına bir parantez açalım!

Dikkat ediyor musunuz bilmiyorum ama çirkin saldırıyı gerçekleştiren kişi için CHP oldukça sessiz! Genelde saldırıya uğrayan SİYASİLER ya ülke dışında ya da gittikleri bir yerde bu tarz çirkinliklere maruz kalırdı!

Meclis içinde bir LİDERE böyle saldırı düzenlenmesi çok ilginçti! Daha da ilginç olan CHP'nin bu saldırıyı kaşımaması! Neden acaba? Kemal Bey, neden saldırganın annesine uzanan bir hatta duyarlı davrandı!
Merak ediyorum! Bizim bilmediğimiz ama CHP'nin bildiği başka bir şey mi var? Kemal Bey'den saklanan bir bağlantı olabilir mi? Burası Türkiye! "Olamaz!" diyemiyorum! Ya siz


Ergün Diler

http://www.dunyavegercekler.com/haber/14-ayni-isim.html

..