23 Aralık 2019 Pazartesi

3 Yıl Sonra Açıklanan o Rapor Skandalı ortaya çıkardı

3 Yıl Sonra Açıklanan o Rapor Skandalı ortaya çıkardı


06.09.2014 00:00 


Taraf Gazetesi’nin sözde Balyoz Darbe Planını yayınlamasından kısa bir süre sonra internete bir ses kaydı düştü. 
İddialara göre, bu ses kaydı 1. Ordu Komutanlığı’ndaki bazı hâkim ile savcılara aitti ve “Askeri savcılar da Balyoz’u doğruluyor”du. 
Yine iddialara göre, konuşanlardan birisi Balyoz soruşturmasını yapan dönemin 1. Ordu Savcısı Bülent Münger’di. 
Milli Savunma Bakanlığı, o tarihte sözkonusu ses kaydıyla ilgili bir inceleme başlattı, ancak sonucu öğrenilemedi.

Biliyorsunuz Balyoz sanıklarının Münger hakkında, “görevi kötüye kullanma, gerçeğe aykırı bilirkişi raporu hazırlatma ve soruşturmanın gizliliğini ihlal” 
iddiasıyla açtığı dava Askeri Yargıtay’da devam ediyor. Davanın bugünkü duruşmasında, işte o ses kayıtlarıyla ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı’nın 
yaptırdığı, 29 Haziran 2011 tarihli inceleme raporu ortaya çıktı.

Duruşmaya Silivri'deki tek tutuklu Cemal Temizöz'ün yanısıra Özden Örnek, Ali Deniz Kutluk, Abdullah Can Erenoğlu, Feyyaz Öğütçü, Hasan-Hüseyin 
Hoşgit'in de aralarında bulunduğu çok sayıda Balyoz sanığı katıldı.

O raporun MSB’den istenmesini sanıklar talep etmişti. Mahkeme Başkanı Hakim Albay Semih Palavaroğlu, MSB’den cevabı yazının geldiğini söyleyip, geçti. 
Bunun üzerine duruşma Savcısı Hakim Albay Veli Çalışkan, “Davacılar MSB’den gelen cevabı merak ederler. Okunmasında fayda var” diyerek, raporun okunmasını istedi. Bunun üzerine yazı özetlenerek okundu ve “Bakanlık askeri adalet müfettişlerinin, ses kayıtlarının hukuk dışı yollardan elde edildiği, kimlerce kaydedildiğinin belirlenemediği, ortada fail bulunmadığı, tamamen hukuka aykırı olan ses kayıtlarıyla hakim ve savcılar hakkında soruşturma açılamayacağı” gerekçesiyle evrakın işlemden kaldırılması yönünde görüş bildirdiği, MSB’nin de evrakı işlemden kaldırdığı görüldü.

Yüzlerce askerin yıllarca hapiste yatmasına yol açan Balyoz davasının, 1. Ordu’dan yasa dışı yollardan elde edilmiş seminer planlarıyla açıldığı 
gerçeğini bir yana bırakalım. Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, MSB müfetişlerinin “hukuk dışı” dediği o ses kayıtlarının, Balyoz iddianamesinde delil 
olarak kullanıldığını haykırarak, bir anlamda aynı ses kayıtlarıyla ilgili olarak Silivri’de başka, Ankara’da başka hukukun geçerli olmasına isyan etti.




9 NO’LU CD’Yİ BARANSU DEĞİŞTİRDİ

Askeri Yargıtay’daki duruşmada söz alan ve Münger’den şikâyetçi olan Balyoz sanıklarından bazıları şu görüş ve talepleri dile getirdi:

Namık Koç: Bir asker ve yargı mensubunun bu kumpasın içinde yer almasından hicap duyuyorum. Bu kumpas sadece 365 kişiye telafisi mümkün olmayan 
acılar çektirmedi. Aynı zamanda TSK’ya da kamuoyu nezdinde ve vicdanında itibar kaybettirdi. Bu itibarın kazanılması, mahkemenize ve kendisini Türk addeden herkese düşmektedir.

Kemal Dinçer: Savcı Bülent Münger ile Mehmet Baransu’nun ilişkisi fikir alış verişinden öte, örgütsel faaliyettir.

Ali Deniz Kutluk: Taleplerimizi toptan reddediyorsunuz. Sanığı buraya getirtemiyoruz. Hiç olmazsa tanık olarak dinlenmesini istiyorum.

Feyyaz Öğütçü : Sanığın çapraz sorguya tabi tutulmasından imtina ediyorsunuz. Eğer çapraz sorgu yapılmazsa, maddi gerçeğe ulaşılamayacaktır. 
Münger sadece Baransu’ya raporu sızdırmaktan yargılanıyor, diğer suçlardan da yargılanmasını talep ediyorum.

Dursun Çiçek : Bilirkişi Ahmet Erdoğan hakkında açılacak olan dava da bu davayla birleştirilmelidir.

Mustafa Çalış : Dönemin 1. Ordu Savcısı Bülent Münger basın yoluyla yargısız infaz yapılmasına neden olmuştur. 
Münger bir ifadesinde, “Bu tarihteki ortam çok karışıktı. Komutanlık da bir an önce bunun çözülmesini istiyordu. 
Onun için bilirkişiye 20 gün verildi” dedi. Münger, komutanlarla ne görüştü, ona ne talimat verildi? 
Dönemin 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız mutlaka dinlenmeli. Baransu, “Çok gizli belgeleri sorumluluk getireceği için imha ettik... CD’lerin nerede yazıldığı belliydi” dedi. Münger, Baransu’nun suç işlediğini itiraf etmesine rağmen işlem yapmadı. Baransu’nun bu sözlerinin araştırılması gerekmez miydi? 

Baransu da duruşmaya gelmeli. Hakkında Çağlayan Adliyesi’nde açılmış Devlet Sırrı Mahiyetindeki Bilgilerin Temini ve İfşası suçu kapsamında yürütülmekte 
olan bir soruşturma var. Bu dosyanın getirlitilmesini istiyorum. Baransu dışında dönemin 3. Kolordu Komutanı Hulusi Akar (şimdiki Kara Kuvvetleri Komutanı) 
ve 2. Kolordu Kurmay Başkanı Serdar Savaş’ın da dinlenmesini istiyorum.

Ahmet Yavuz : Dava, gizli belgeleri basına sızdırmaktan ibaret kalacaksa davadan çekilelim. Suç örgütü var, TSK’ya komplo kuruldu. Askeri Yargıtay bunu ortaya çıkarmayacaksa, biz çıkıp, gidelim siz kararınızı verin. Olayın TSK’ya yönelik bir tertibin açığa çıkarılması açısından ele alınmasını, bunun için en uygun zeminin bu dava olduğunu düşünüyorum. Eğer bu açıklığa kavuşturulmaz ise Yargıtay TSK’ya kurulan bu kumpasın açığa çıkarılmasını engellemiş veya geciktirmiş olacaktır. Siz sayın yargıçların bu tarihi sorumululuğu üstlenmenizi talep ediyorum.

Özden Örnek : Savcı Münger başından itibaren davayı kaçırmak istemiştir. 9 no’lu CD’yi Baransu’nun değiştirdiğine inanıyorum. Kaynağını açıklamasa da 
Baransu’ya bu DVD’leri ne zaman aldığı, nerede teslim aldığı sorulmalı, o haberin altında imzası olan Yasemin Çongar, Yıldıray Oğur’un da ifadeleri alınmalıydı. 

Münger başından sonuna Baransu’yu korumuştur.

Can Erenoğlu : Sanık burada yok. Avukatı bile yok. Israrlı taleplerimize rağmen talep ettiğimiz tanıklar buraya gelmediler. Taleplerimiz heyetinizce duruşma 
savcısının da olumlu görüşüne rağmen reddedildi. Son duruşmada taleplerimizle ilgili 11 red, 2 adet yer olmadığı, 2 adet istenmesi şeklinde karar verdiniz. 
Bu gösteriyor ki, taleplerimiz yüzde 98 oranında reddediliyor. Bu şartlarda adil yargılamadan ve maddi gerçeği ortaya çıkarmaktan söz edilebilir mi? 
Ne söylersek, “davayla ilgilisi, bağlantısı yok” deniyor. Aslında hepsi birbiriyle direkt bağlantılı. Biz asrın iftirasına uğradık. Sadece kişisel olarak bizler değil, 
Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yapılan bir saldırı ve bunun faillerinden, işbirlikçilerinden biri de sanık Bülent Münger, onun görevlendirdiği bilirkişi Ahmet Erdoğan, bizzat ilişkide bulunduğu Mehmet Baransu ve Beşiktaş’taki savcılardır. Askeri Yargıtay 4. Daire’nin haklı ve hukuki taleplerimizi hukukun üstünlüğü ve adil yargılama hakkı ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından ve daha tarafsız, bağımsız ve işlevli bir yargılama yapılması için bir kez daha değerlendirmesini talep ediyorum.

BARANSU HAKKINDAKİ SORUŞTURMA İÇİN MÜZEKKERE

Duruşma sonunda Askeri Savcı Veli Çalışkan, şikayetçilerin çapraz sorgu yapılması hakkının engellenmemesi için Bülent Münger’in duruşmaya getirtilmesi talebinin kabul edilmesi yönünde görüş bildirdi. İddianame kapsamının genişletilmesinin mümkün olmadığını belirtip, bilirkişi Ahmet Erdoğan davasının Münger davasıyla birleştirilmesi ve Baransu’nun yeniden dinlenmesi yönündeki taleplerle ilgili kararı mahkemenin takdirine bırakan Savcı Çalışkan, Hasan Iğsız, Hulusi Akar ve Serdar Savaş’ın tanık olarak dinlenmesi talebinin ise reddini istedi.

Mahkeme heyeti de tüm talepleri reddederken, sadece Mehmet Baransu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yürütülen soruşturmalarda, davayla ilgili herhangi bir delil bulunup, bulunmadığının ve varsa belgelerin gönderilmesi için müzekkere yazılmasına karar verdi.

Duruşma 5 Aralık 2014 tarihine ertelendi.

Müyesser Yıldız

Odatv.com

https://odatv.com/3-yil-sonra-aciklanan-o-rapor-skandali-ortaya-cikti-0609141200.html


***


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder